Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yeni Ticaret Kanunumuzda şirket varlıklarının şirkette değerlendirilmesi ve gerçeği yansıtacak şeffaf finansal tabloların çıkartılması ilkesi gözetilerek ortakların şirkete borçlanması yönünde yasak getirildiğini biliyor muydunuz?

Eski Ticaret Kanunumuzda şirket borçlarından ortakların sorumluluğu sermaye taahhütleri ile sınırlı olmasına nazaran yeni Ticaret Kanunumuzun yürürlüğüne ilişkin kanun ile şirkete borçlu olan ortakların bu borçlarını 3 yıl içinde nakden kapatma yükümlülüğü getirilerek tasfiye süreci olarak tanımlanan bu sürenin geçmesinin ardından şirket alacaklılarına şirkete borçlu olan pay sahibi ile limited şirket ortağını takip yetkisi de tanınmıştır.
  • Paylaş
Türk şirketlerinin büyük bir çoğunluğunun aile şirketi olduğu göz önüne alındığında, aile bireylerince yönetilen bir şirketin kasasının aile bireylerinin şahsi kasası gibi görülmesi ve şirket varlıklarının aile bireylerine veya ortaklara ait olduğunun düşünülmesi, şirketle çıkar ilişkisi olan tarafların haklarının zayi olması sonucunu doğuruyor. Bu büyük haksızlığı sonunda birileri farketti. Yeni kanun bu konuda tutarlı gözüküyor. Uygulamaya bakmak lazım. Kanuna uymayan şirket ortakları dava edilebilecek mi? Mahkeme nasıl karar alacak, borcunu ödemezse ne olacak?
  • Paylaş
Bu konu aslında hukukumuzda yeni yeni tartışılmaya başlayan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisini de ilgilendirebileceği için mahkemelerin de tüzel kişiliklerin amacına aykırı kullanımlarını engellemeye dönük kararlar ortaya koyacaklarını düşünüyorum.
  • Paylaş
1

Redeye, Tüzel kişiliğin borcundan ortakların sorumlu olmaması, kapitalist ekonomik sistemin gelişmesine katkısı çok fazladır. Hatta sınırlı sorumluluk ilkesinin elektrik ve buharın icadından bile daha önemli bir fonksiyon ifa ettiği söylenmektedir. Bu suretle müteşebbislerin kişisel olarak sorumlu olmalarından korkmaları önlenerek riskli büyük yatırımlara girişmeleri sağlanmıştır. Ne var ki, sınırlı sorumluluk ilkesi de her hukuk kuralı gibi kötüye kullanıldığında tüzel kişilik perdesi kaldırılmakta ve ortaklar veya diğer grup şirketler şirketin borcundan sorumlu tutulmaktadırlar. Amerikan hukukunda bu duruma “lifting the veil of incorporation veya piercing the corporate veil” - şirket tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yada “disregarding of legal entity” – tüzel kişiliğin dikkate alınmaması denilmektedir. Tüzel kişilik perdesine müdahale edilerek perdenin arkasına gizlenen kişiyi sorumlu kılmanın Almanca karşılığı ise “Durchgriffshaftung” tür. Türk hukukunda “tülü kaldırma” ifadesi ilk defa Prof.Dr.Reha POROY’un “Holdingler” başlıklı bildirisini takiben yapılan tartışmalarda kullanılmıştır. Daha sonra POROY, 1972 yılında TEKİNALP ve ÇAMOĞLU ile birlikte kaleme aldığı Ortaklıklar Hukuku adlı eserinde, tüzel kişiliğin bazı amaçlar için perde olarak kullanılması halinde bu “perdenin kaldırılacağı” hususuna işaret etmiştir (s.70). Metnin kaynağı için Bkz.:http://www.mizan.org.tr/list/list.asp?ktgr_id=405

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

540 Görüntülenme2 Takipçi3 Yanıt