Bilmek istediğin her şeye ulaş

Müzikteki nota dizilimlerindeki frekansların belirlenmesinde (minor, major, vb...) bilimsel bir etken referans alınmış mıdır?

Örneğin, normal bir minor veya major dizilimdeki tam ve yarım aralıklar neye göre ortaya çıkmış? Neden bir oktavlık ses aralığında 7 nota ile müzik yapılıyor da; 12 nota ile veya 20 nota ile yapılmıyor? Beynin güzel melodileri, güzel harmonileri algılamasında bu frekanslara özel bir seçiciliği var da bu mu referans alınmıştır? Yoksa şans eseri bu freakanslar kullanılmış ve yıllar geçtikçe standartlaşmış, dayanağı olmayan bir kalıp mıdır?Düzenle
Aslında durum tam tersidir. Önce gamlar oluşmuş sonradan bilimsel yani fiziksel açıklamaları bulunmuştur. Bu konuda çok yazdım ama titreşen bir tel tek bir modda yani frekansta titreşmez.

Müzik

Öncelikle tel kendisi tam boy olarak titreşir, buna 1. Armonik deriz ki telin ana ve en kuvvetli sesi odur. Telin ikinci modu aynı zamanda ortasından bölünmüş gibi titreşimidir. Bu titreşim daha az duyulsa da oluşur, gitarda 12. Perdenin üstündeki flageolet notaya tekabül eder. Bu durumda frekans iki katına çıkmış, titreşen tel boyutu da yarıya inmiştir. Bu oktav dediğimiz gamın 8. Sesini verir. Aynı tonun bir oktav yükseğidir. Tel aynı zamanda 3'e bölünmüş olarak da titreşir, bu da oktav + beşlidir. Yani eğer La'dan yola çıkarsak akorun ikinci sesi olarak Mi'yi verir. Tel bu durmaz dörde bölünmüş olarak da titreşir, bu durum da ikinci oktavı verir. Aynı tel aynı anda beşe bölünmüş olarak da titreşir ki bu da 2. Oktav + majör 3'lüyü verir. Yani La'dan yola çıkarak önce 5. Ton Mi'yi elde ettik, şimdi de La majörün 3. Tonu Do diyezi elde etmiş oluruz. Telin 6'ya bölünmüş hali ikinci oktav + 5'liyi verir ki bu daha önce elde ettiğimiz Mi sesidir. 7'ye bölünmüş hali akorun küçük yedilisini verir ki bu da La majör akoruna ekleyeceğimiz Sol sesidir. Buraya kadar majör gamlardı. Minör gamlarda olan olay gamın üçlüsünün modüle edilmesi yani diyatonal sistemde yarım ton pesleştirilmesidir ki bu da naturel minörü oluşturur. Bu işlemi 17. Ve 18. Yüzyıllarda kilise resmileştirmiştir. Yine de akraba majör gamlarla minör gamlar da aslında aynı gamlardan çıkarlar. Yani minör gamların tümü de bir telin armoniklerinde mevcuttur. Örnek verecek olursak. Bir Do majör gamı;
Do Re Mi Fa Sol La Si Do'dur.

Bu gamı La'dan başlayarak çalarsak tamamen aynı seslerle La minör gamına ulaşırız.

Do Re Mi Fa Sol La Si Do Re Mi Fa Sol La şeklinde. Aynı seslerden oluşan majör ve minör gamlara akraba gamlar deriz.
Müzik
Bunlar piyanoda çok daha iyi duyulabilir hatta Bach'ın başlattığı Wohltemperierter Klavier akort şekli piyanolarda akordun tam tonlara değil de çıkrattıkları armonik yoğunluğuna göre yapılmasına neden olur. Diğer tür akort etme düz akorttur ve her tel matematiksel olarak tam olması gereken frekansa akort edilir. Bach'ın sisteminde ise Her tuşun üçlüsü en yoğun armoniği çıkartacak şekilde yani hafifçe kaydırılmış şekilde akort edilir. Sonraları üçlü yerine beşliyle tuşları eşleştiren akort teknikleri de gelişmiştir.

Bu platformda bu konuda bolca yanıtım var, merak eden, arayan bulur. Kısacası sesler aslında doğal, matematik ve fizikle Pisagor'dan beri aralarındaki ilişki inceleniyor. Varılan kanaat gam seslerinin hemen hepsinin temel sesin armonikleri olduğu. Tabii bundan Bach'ın Wohltemperierung akort şeklini ve Pisagor komasını ayrı tutarsak. Pisagor koması hakkında da bir yanıtım olmalı burada.

Müzikle kalın
  • Paylaş
4

Ahmet Avcı, Enteresan, bu konuyu ilk defa duyuyorum.

Şaman, Müzik teorisini Avusturya'da öğrenince böyle oluyor kanka ;)

İbrahim Aydın, detaylı ve güzel anlatım için teşekkürler. takdire şayan bir yazı olmuş. sevindim =)
lakin benim merak ettiğim kısım yine biraz boşta kalıyor. şöyle ki; sizin anlattığınız ve artık batı müziğinde kanun niteliği kazanmış bu teknik konular, belli bir şablonun kabul edilmesi ile ortaya çıkıyor eninde sonunda. Benim takıldığım nokta ise şablon nasıl oldu da bu şekilde oluştu. Yazının ilk başında söylediğiniz gibi gitar telinden çıkan birden fazla armoniler mi referans alındı yani?? Frekans değerlerini göz önüne alırsak, La sesi ile bir sonraki La sesinin dalgalarının üst üste binmesinden dolayı beynin tepkisini anlayabilirim. Hatta La ile Mi seslerinin yarım oktavdan çakıştığı için de kulağa güzel bir armoni verdiğini anlarım. Sonuçta biri 440Mhz ise örneğin, diğeri 440+220=660Mhz değer alıyor. Kulak+beyin dalgalardaki bu çakışmayı seviyor tamam.. Mi'den Si'ye. Si'den Fa Diyez'e. Bi saniye... hmmm... Do-Diyez, Sol-Diyez, Re-Diyez, La Diyez - Fa - Do - Sol - Re - La... E tamam işte. yarım oktav yarım oktav ilerleyince bütün notalar çıkmış oldu ortaya yahu.. Benim bulmaya çalıştığım buydu aslında. Oldu galiba olmadı mı??

Şaman, Oldu :)

Aslında Klasik Türk Müziği'nde koma denilen ara sesler de kullanılıyor. Ud, keman, çello gibi perdesiz enstrumanlar bu sesleri verebiliyor. Ama klasik batı müziğinde bu aralıklar standartlaşmış herhalde. Afaki yazıyorum, alt yapısını çok bilmiyorum ama arıza notalar gibi komalar da kullanılabiliyor.
  • Paylaş
1

İbrahim Aydın, Evet doğrudur. Halk müziği makamlarının çoğunda da bu şekilde. Mesela la minor dizideki si sesi koma olarak kullanılır. Ve düz si ile çaldığınız zaman verdiği duygu ile aynı değildir. Veya bir başka örnek; hicaz makamında bir buçuk ses aralığı kullanımı söz konusu ki; kulağınızda tamamen bambaşka bir müzik algısı yaratıyor. Ama şu var; sorumun asıl çıkış noktası; batı müziği olsun, doğu müziği olsun, makamlar ne kadar birbirinden farklı olsa da, farklılığın nedenleri aralara atılan arıza sesler oluyor sadece.. Makamın geri kalan en az yüzde 50'si, batı müziğinde belirlenmiş tam ve yarım ses aralığındaki frekanslarla örtüşüyor. Yani hiç bir makam yok ki; bir oktav aralığını 30'a bölsün ve 30 notayı da ana ses olarak kullanıp güzel bir müzik ortaya çıkarsın. Beyinde illaki bir yerlerde tam ses veya yarım ses aralığı arama beklentisi var. Bu kişinin hayatı boyunca sürekli aynı kalıpları dinlemesinden gelen bir alışkanlık mı? Yoksa beyinle alakalı, biyolojik kimyasal fiziksel bir açıklaması var mı? Çok mu garip bir merak bilemedim, öylece bir aklıma geldi. Google'a da sormaya çalıştım soramadım =)

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

474 Görüntülenme8 Takipçi2 Yanıt