Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ne yüzde 50 oy,ne 3 kere iktidarlık ne de dış etkenlerin desteği bir hükümetin demokrasisinin olduğunu göstermez. Çünkü dünyada hiçbir iktidarın bu kadar taraflı bir medya grubu olmamıştır!

Demokrasinin tanımının ne olduğunu bilmenize rağmen iktidardaki kişilerin şu veya bu şekilde başa gelmelerini sindirememeniz bence sizi illaki bir suçlu bulmaya yöneltiyor... Günah keçisi olarak medyayı buluyorsunuz. Sizin istediğiniz kişiler,her kimse,onlar iktidara gelinceye kadar da günah keçileri aramaya devam edeceksiniz. Profilinizde 'Sadece anlamaya çalış' demişsiniz. Anlaşılan başkalarının düşüncelerinide pek önemsemiyorsunuz. Ne diyebilirim ki...size iktidar yolunda iyi şanslar...
  • Paylaş
6

Cem Deyupoğulları, Bence bunları söylerken, sizin söylemeye çalıştığınızşeyleri bir daha incelemenizi isterim! Zira benim mutlak surette iktidar karşıtı olduğumu düşündüğünüzü anlıyorum.bunu kesin olarak söylemek istemiyorum.Çünkü önyargılı olmamak, en önem verdiğim şeydir. Günah keçisi konusuna gelince...Neden böyle bir amacım olsun ki? yoksa aynı sebepten mi böyle bir izlenim taşıdığımı düşünüyorsunuz? Galiba genel çizgileriyle ben bir iktidar karşıtıyım ve bundan rahtsızlık duyuyorum.. Zaten sadece bunu düzeltmek için vermezdim! Siz dahil insanların çoğu maalesef kutuplaşma ya da kutuplaştırma çarkına girmişsiniz bile.. Sanki objektif olmak suçmuş gibi ya taraf ya da bertaraf olma zorunluluğumuz varmış gibi davranıyoruz.Çünkğü öyle olmamız isteniyor!! Mesela ya liberal ya da devletçi ; ya dindar ya da laik , ya gelenekçi ya da yenilikçi, ya solcu ya da sağcı, ya ülkücü yada terörist bu örnekler yüzlerce çoğaltılaiblir..İŞte burada objektiflik devreye giriyor.Emin olun bir maçın rakip oyuncuları olduğu kadar hakemi de vardır tarafsız gözlemcileri de hatta tarafsız izleyicileri de..Maçta oynamayan biri varsayarsanız beni , galiba tarafsız olma ihtimalin bira zyüksek olması gerekir! Düşünceleriniz bu yönde paylaşırsanız daha da mutlu olurum.
Ama hangi sebeple olursa olsun , medyanın yani gözelmci olması gereken ya da hakem olması gerekn ya da tarafsız seyirci olması gereken organların tarafsız olduğunu (chp li olsam bile !) inkar edebileceğinizi sanmıyorum! Benim için de önemli olan bu!. Bunu iktidar sahipleri bile reddetmiyor! Bir de bir yanlışı , karşıt bir yanlışla eşleştirmek de pek işe yaramıyor artık bu devirde..Zararı sadece halk goruyor..halbuki Wikileaks gibi seffaflığı aramaya koyulsak (hangi taratfa olsak da) emin olun mutluluk huzur o kadar çabuk gelecektir... Bu arada benim iktidara gelmesini istediğim bir parti yok gleemez de zaten.. Çünkü Şu an ABD nin emellerine hizmet edecek bir parti gerekiyor;emin olun ki o parti benim destekleyeceğim bir parti olamaz!

Zkyi,  İlk olarak haklısınız yazdığınız yazıdan dolayı sizi iktidar karşıtı olarak algıladım. Ama bu benim için bir önem teşkil etmez ister iktidar partisini tutun ister başka bir partiyi destekleyin veyahut hiç birisini desteklemeyin bu kişisel tercih meselesidir ve son derece saygı duyarım. Benim asıl anlatmak istediğim yiğidi öldür hakkını yeme mantığı. Burada bence hakkı yenen iktidarın başarısının yanı sıra halkın feraseti,gün görmüşlüğü,hayat tecrübesi... Sizin yazdığınız başlık 'Bir partinin 3 keredir iktidara gelmesinin en büyük sebebi medyanın desteklemesi sayesindedir.' şeklinde bir düşünceye sahip olduğunuz gibi bir intiba bıraktı bende ve açıkçası en üzüldüğüm nokta budur. Zira sizin mantığınıza göre halk adeta medyanın gütdüğü bir koyun sürüsüdür. İşte ben bunu kabullenemem çünkü ben halkın aslında çok feraset sahibi olduğunu düşünüyorum.Halk bakıyor,kıyaslıyor ve karar veriyor...Profilinize göre matematik öğretmeniymişsiniz şimdi size soruyorum reel bilimin temeli olan matematikte de gerçeklikler kabuller ve kıyaslamalar üzerine kurulmuyor mu? Kuruluyor. Peki neye göre kıyaslama yapacağız? Halk bu kıyaslamayı gelecek isteğine ve geçmiş tecrübelerine göre yapıyor ve sonuçta karar veriyor o veya bu parti şeklinde... Ve başka bir başlıkta dediğiniz gibi bunun bedelini iyi veya kötü şekilde ödüyor... Bilimde bu kıyaslamalar sonucu çıkan kavramlara kanun denilip bütün bilim adamları tarafından kabul görürken Türk halkı gibi ferasetli bir halkın yaptığı çıkarımlar sonucu seçtikleri hükümetin 3 kere iktidara gelmesi de kabullenilip taktir edilmesi gerekir. Bu bence tam olarak da demokrasinin sonucudur medyanın poh pohlaması değil diye düşünüyorum...





Cem Deyupoğulları, Peki şayet öyle olsaydı ,yani halk ölçüp tartıp biçerek hareket ettiğini kabul etseydik,iktidar neden kendisini destekleme ihtiyacı gütsün ki? Neden 7-8 kanal ve bir o kadar gazete- internet sitesi iktidar yanlı yayınlar yapsın ki? Sizce halkın objektif bakış açısına göre mi yorum yapıyor medya, yoksa halk mı medyanın sunduğu şeylerle yetiniyor? İkinci olarak matematikle ilgili konuşayım.Evet matematikte ya da beşeri bilimlerde cevaplar biraz daha net olur sosyal bilimlere göre...Şayet halk, kendisi seçmişse sizce 2002 de neden seçmiştir akp yi? Halbuki başka yeni partiler de vardı.Zira Akp elemanlarının kökeni olan saadet , Bizzat Necmettin Erbakan ın düşünceleriyle kurlmuş bir partiydi! Bakın burada hep bir ironi var..Tekrar seçilme sebebi ,alternatifinin olmaması olarak gorulen Akp nin 6 ayda kurulup iktidar olmasını nasıl açıklayacaksınız? Halk 6 ayda neyi ölçüp biçmiştir? Peki geri kalan 49 parti, medyada neden hiç bulmadı? Anımsayınız 2002 ' de sadece 3 partiyi gösteriyordu medya bunlardan biri de Akp idi! Bu bir tesadüf mü? Lütfen istatistiklere bakınız.İnsanların yüzde 35i hangi partiye oy vereceğini bilmiyor!Ama neden Akp yi seçiyor? çünkü 'nasıl olsa' 1. çıkacak imajı medya tarafından verildiği için , fakirleştirilen halka tutunacak bir dal olarak baktırılıyor.. Eğer formasyon eğitimiyle biraz ilgiliyseniz buna 'kendini gerçekleştiren kehanet' ya da ' öğrenilmiş çaresizlik' kavramlarına bakmanızı diliyorum...Evet ısrarla soyluyorum ki halkı en çok etkileyen faktor, medyanın ta kendisidir.Ve emin olun ki halkmıız zaten okumayı sevmeyen bir halk.Okusa da geenlde spor okuyor.Hadi medyayı takip etse de aten kendi düşüncesine yakın olan azeteleri okuyor.E zaten ironi buradan başlıyor! 'Kendi düşüncesine yakın gazete' kavramı bile başlı başına bir çelişkidir! Sizlerin ve diğer tüm halkın aslında (düşünceniz ne oluras olsun) birincil amacımızın bu olması gerekir!Çok basit!: Haberi 'olduğu gibi verme' isteği.! Bunda ne bir iktidar destekçiliği var ne de karşıtlığı! yani OLAYLARI HEP KUTUPLAŞTIRMA YERİNE BARİ HALK OLARAK BELLİ KONULARDA UZLAŞMA! Hepsi bu!

Zkyi, Neden kafanızda bu kadar halkı medyanın kölesi yapıyorsunuz hala anlamış değilim. Siz diyorsunuz ki AKP 6 ayda kuruldu ve başa geldi Evet Doğru. Ama niye herkes Recep Tayip Erdoğana bel bağladı Hiç düşündünüz mü? Bence açıkça görülüyor ki İstanbul belediye başkanlığındaki başarısından dolayı ve halkın RTE ye inanmasından dolayı.Şimdi sizce Melih Gökçeğin 20 senedir belediye başkanı olması da medya sayesinde öyle mi? Medya öle sihirli bir değnek ki halkın gözünü boyuyor ve 20 senedir Melih gökçeği seçtiriyor öle mi? Eğer öyle ise siz büsbütün halkın gerçeklere bakış tarzını anlamamışsınızdır bence... 2002 de Akp iktidara gelirken MHP ve DSP nin Vatanı nasıl bir krize soktuğu ortadadır. Bu Akp için büyük fırsat olmuş ve Akp de bu fırsatı değerlendirebilmiş halk 2002 deki güveninin doğru olduğunu Daha sonra ki seçimlerde AKP yi destekleyerek tasdik etmiştir. Bu başarıdan kasıt... Hastaneler, emin olun akraba çevrem için yılda 2 kere ciddi çaplı durumlardan dolayı hastanelere gidiyorum ve özel hastanelerin SGK ile anlaşmasının yanı sıra devlet hastanelerinin de güzelliği beni 2002 ye göre tatmin ediyor. Ders kitaplarını nasıl aldığımızı unuttunuz mu? Bu realiteyi demi medya poh poh luyor... Bu memlekette bir bayramda trafik kazalarından binlerce kişinin öldüğünü nasılda unutursunuz. Buda mı medya abartmasıydı??? Size soruyorum hiç hızlı Trene bindiniz mi? Medya bunun neresinde ??? Bunların hepsi elle tutulur somut gerçekler ve bence siz hala bu gerçekleri görmek istemiyor ve bu gerçekleri görüp oy kullanan halkı da küçümsüyorsunuz…
Bundan önceki seçimlerde de her zaman onlarca parti olmuştur. Ama sadece bir kaçı öne çıkmıştır.Buda aslında sürdürülebilir bir demokrasi için güzel bir olgudur. Zira şuan Japonyanın durumu ortadadır. Japonlara adeta başbakan dayanmamakta ve ülke pek çok belirsizliklerle boğuşmaktadır. En sonuncu başbakanları da Tsunaminin yaralarını sardıktan sonra istifa edeceğini açıklamıştır. Şimdi birkaç parti öne çıkmasın o zaman yüz parti varsa her birinden 5 kişi girsin meclise girsin sonuçta ne olacak bence bakanlar birbirirleriyle kavga ederler…Ülke yönetilmez bir hal alır…Bunu sizin hayal gücünüze bırakıyorum.
Halkın %35 şi hangi partiye oy vereceğini bilmiyor demişsiniz. Ben açıkça söyleyeyim İzmir de yaşıyorum ve İzmirde CHP nin dışında birine oy veririrsen adama yobaz gözüyle bakıyorlar. Yani o yüzde 35 in büyük çoğunluğu nereye oy vereceğini biliyor ama mahalle baskısından dolayı bunu açıklamak istemiyor… Ve İzmiri Belediyesinin beceriksizliği ortada iken sadece hükümete muhalefet etmek için insanlar oy veriyor. Her ne kadar verdikleri oyun bitmeyen metro,90 model otobüsler, Çalışmayan teleferik, arsenikli su gibi nedenlerden dolayı cefasını ben çeksemde İzmir halkına sadece saygı duymak zorunda kalıyorum…
Halk olarak sadece sporu takip etmiyoruz ekonomi haberlerini izliyoruz, teknolojik gelişmeleri her ne kadar teknik altyapımız yetersiz olsa da adamlar neler yapmış şeklinde takip ediyoruz. Ve en önemlisi bu teknolojinin her ne kadar üretemesek de günlük hayatımızda kullanılma oranını tartıyoruz. Bu nasıl mı oluyor??? İnternetten uçak bileti alıp Uçağa biniyoruz, Hızlı tren ona keza, İnternet bankacılığı ne kadar gelişmiş farkında değil misiniz. Bu gün avustralyada bir atm nin önünde bir işlem yapmak için 10 dk bekliyor insanlar… TC numarası her kapıyı açan anahtar gibi… PTT ler batmak üzere değil miydi??? Halkbank şimdi türkiyenin en çok kazanan bankalarından… Size daha pek çok sayabileceğim halkın yakından takip ettiği nedenler var ama siz bunların hepsini medyaya yükleyip halkı neredeyse kara cahil yapıyorsunuz ki ben bu düşüncenizi tamamıyla size iade ediyorum…Ve yine söylüyorum tatmadıysanız bilemeyeceğiniz için sizi yadırgamıyorum da ama Anadolu insanının Ferasetini bilseydiniz fikirlerinizin değişeceğini kesin olarak biliyorum. Evet Anadolu insanı saftır Hatta kolay kandırılırlar ama hiç kusura bakmayın aynı hatayı 3 kere yapacak kadar kesinlikle ama kesinlikle salak değildirler… Burada hatalı olan bence sizin düşünce tarzınızdır… Anadolu halkı değil….
OLAYLARI HEP KUTUPLAŞTIRMA YERİNE BARİ HALK OLARAK BELLİ KONULARDA UZLAŞMA! Demişsiniz Bende tamamen bundan yanayım. Şunu bilin ki uzlaşma için en gerekli şey Anlayışlı ve hoş görülü olmaktır… Gel gelelim sizin profilinizde yazan ‘Anlayışlı,Hoşgörülü falan olma!!!’ yazısını okuduktan sonra sizin bu uzlaşmayı nasıl sağlayacağınız konusunda da açıkçası benim önemli şüphelerim var… Ve maalesef bu şüpheler benim sizin tarafsızlık ekseninizi oluşturan doğrular konusunda da kaygılanmama neden oluyor??? Tarafsızlık nedir? Eğer ki tarafsızlık suçlunun hakkından kısmaktan ziyade haklıya hakkını vermek ise bu millet 3 defa bu hükümeti seçerek bence bu tarafsızlığı tam olarak sağlamıştır… HEPSİ BU!!!

Cem Deyupoğulları, Evet şimdi teker teker yanıtlayalım..Öncelikle şunu da bilmenizi istiyorum: Çünkü bu mantık hatası neredeyse tüm ülke yapar. Ben hiçbir kurum ya da kuruluşa yüzde yüz kötüdür demiyorum..Kökeninde çok basit birşey söyledim ve bir mesaj var söylediğimde..O da şu : KEndine ,temiz olduğuna ,demokrasiyi getieceğine inanan bir iktidarın onlarca basın-yayın yandaşı olamaz dedim! Söylediğim şeyi bu eksende değerlendirmenizi rica ediyorum. Ama bu , Akp kurumunu tümden eleştirmek anlamınagelmez ki! Hatta konumuz bu değil ki! Ama madem yazmışsınız, o yapılanlarla ilgili görüşümü söyleyebilirm..Evet sağlık alanında olumlu çalışmalar yapılmıştır.Hızlı trene hiç binmedim ;heleki 2007 de Başbakanın '80 yıldır demir ağlarla ördük bu vatanı diyorlardı, bakın biz ördük' gibi konuşmasının ardından ilk seferde kazayapıp onlarca kişinin ölmesiyle sonuçlanmasıyla binmeyi pek de düşünmyorum;zira bana binebilecek bir yerde de değilim. Eskş koalisyon, krize soktu dediniz.. Ardından akp ile 2 kriz yaşadık ;nedense medya, ses çıkarmadı!Ya da çıkaramadı! Ayrıca eski krizi konuşmak balı başına bir konu, onu başka platformda tartışırız ama kısaca değinirsek ;kriz falan tamamen Amerika nın Akp yi sahneye davet etmesi için bir oyundu. Çünkü Ecevit ,Iraka girmek istemiyordu! Anımsarsanız 1 Mart tezkeresi için başbakan 'seyirdi kalmayın, sahaya inin.' demişti milletvekillerine...Neyseki Ona uymadılar! Ve abd nin tüm hayalleri suya düştü!!!..PArçaları birleştirirseniz, (sözde) krizin neden olduğunu o sralar akp nin neden kurulduğunu 6-7 ay sonra da ırak savaşaının başlmasını, 1 yıl öncesinde ikiz kulelerin bahanesiyle amerikanın zaten ortadoğuya geleceğini vs vs vs bunları birleştirdiğinizde ortada halkın kararı falan olmadığını daha iyi idrak edeceksiniz..Neyse konumuza donersek ,ders kitaplarının ücretsizliğinden bahsetmişsiniz...Şİmdi bakın beyefendi , bir olaya tam olarak objektif bakmak için her detayını irdelemeniz gerekir. Örneğin bunu ücretsiz dağıtıyor olaiblir hükümet. Ama derinine indiğinizde, bunun zararları bir -iki yüz liralık kitap değerinden çok daha vahimdir! Mesela içeriği hiç incelediğiniz mi bilmiyorum , kitaplar sadece talim ve terbiye kurulunun tekelinden çıkıyor ,hatalarla dolu ayrıca da başka yayın kurluşlarını hiçe sayarak, ihaleleri kendi gurubundakilere verme şansı dğouyor! Bu sayede hem reklamını yapmış oluyor hükümet hem de etrafındakileri doyuruyor! Şu an yapılan tüm hizmetlerin özünde bu var beyefendi! Evet türkiyenin birçok şeyi değişiyor ve gelişiyor. ama tüm bunları da siyasete mal etmek biraz ilginç doğrusu!! Örneğin teknolojinin gelişiminin siyasetle pek bir ilgisi olmadıgını düşünyorum!
Gelelim sizin İzmir meselesine..Kesinlikle size katılıyorum bu konuda..Eğer Türkiye nin bir çok yerinde Akpyi destekliyorum demek ne kadar hoş karşılanmasa da , izmirde de chp li dğeilim demek o kadar hoş karşılanmıyor. BUnların ve diğer tüm kombinsyonnların hepsi yanlış ve olmamalı! Herkes bunu özgürce söyleyebilmeli...
Tc kimlik no meselesine de değinelim..Bakın bey efendi, aslında bu da kitap dağıtımı gibi bir avantaj sunar devlete..Bakın söyleyeceklerimi, WİKİLEAKS skandalını gözönüne alarak okuyunuz lütfen.. Bir devlet elbette kendini korumak kollamak ,tehlikelerden uzaklaştırmakister.Bunun için de türlü başvurularda bulunur. Ülkemizde bunalrdan biri de TC Kimlik no dur..Zaten yakında da internet yasağı gelecek ,yoğun tepkiler yüzünden 3 ay ertelendi..Ve siz özgürlükten bahsediyorsunuz...Buna da kılıf bulmuş devlet : Kirli işleri bulmak adına yapıyormuşmuş! E TC kimlik no için de aynı şeyi söylemişti!! Kirli kişiler uğruna tüm temizleri de direk araştırma ve bilgi toplama hakkını kim veriyor? Emin olun hayvanlara yerleri belli olsun diye şifre takarlar ya, tc nin ondan bir farkı yoktur. bAkın bunu hakaret olarak algılamayın,sadece bunun, insanları kontrol etmek amaçlı olduğunu bilin.Ha evet Tc nin avantajı elbette var..Bir kaç dakika kazanırsınız ama asıl amaç herzaman saklanır!!
Gelelim uzlaşma konusuna..Bakın beyefendi biliyorsunuzki aslında iletişim temel yapısı 'algı ' ile ilgilidir. İnsanlar ,yaşadıkları şeylere göre algılarlar ve yorumlarlar.. Bir olayı bir futbol sever, defans,kaleci,atak tarzı kelimelerle ifade eder , bir doktor işte neb bileiym hasta ,sağlıklı güçlü ameliyat kelimelerini katar ya da bir siyasetçi farklı yorumlar..Önemli olan mumkun oldugunca objektif olmaktır! Mesela şimdi medyanın bilinçli olarak yaptırdıgı şey kutuplaştırmaktır! Çünkü halkın hiçbir zaman kenetlenmemesi gerekmektedir! Örneğin kulağımla duyuyoru İsrailden gelen yardımları geri çevrilmesi gerektiğini söyleyenleri..NEden? Çünkü tamamen siyasi bir bakış açısı var ortada! HAlbuki savaşı yapan israil devleti ve donanmasıdır. YArdım gönderen ise halktır! DÜnyada hiçbir halk savaşı istemez aslında.Savaşı devletler yapar.. Zaten WİKİLEAKStan da gördüğünüz üzere devletlerin planları mide bulandırıcıdır...Tamamen rant amaççlı kullanılmaktadır.... Benim 'anlayışlı ve hoşgörülü olma, sadece anlamaya çalış' sözümün açıklaması da şudur.. : Bir kişiye karşı anlayışlı olmak ya da hoşgörülü olmak , onu küçük görmektir.. Bir kişiyi sadece ANLAMAYA çalışmalıyız! Öyle olmalıyız ki eşit şartlarda anlaşalım ama anlayışlı olmayalım! AMA tşk ederim bunu sordunuz ve cevabını açıklamış oldum ..İşte bu şekilde birbirimiz söylemeye çalıştığı şeyleri anlamaya çalışırsak, eminim daha da huzurlu bir ortam olacaktır..Emin olun aynı görüşü bile destekliyor olabiliriz...ZAten önemli olan görüşümüzn aynı olması değil, yaptıklarımızın anlaşılması ve ülkeye olumlu etki bırakması....İyi günler..

Zkyi, Evet siyasi görüşünüzü bilemesem ,ki bence pekte önemli değil, de çalışıp gayret edip sonuçta bu vatana bu millete hizmet düncelelerinize, Bu dünyada adeta kaypak bir düzenin olduğuna ve bu düzenin insanların geleceğine yönvermeye çalışması yönündeki düşüncenize tamamen katıldığımı belirtmek isterim.
Ayrıca WİKİLEAKS ın da bu düzende birilerine hizmet ettiğini,sanıldığı kadar masum olmadığını, Basılan ders kitaplarının bir alt dönemlere bırakılmak sureti ile belki devlet kaynaklarının daha iyi kullanıla bilecekken kullanılmadığını, Hızlandırılmış trenin tamamen bir facia olduğunu ama Yüksek Hızlı Trenin Hızlandırılmış Trenle hiç alakasının olmadığını ve son derece güvenli olduğunu, Tc kimlik numarasının kullanışlı bir şey olduğunu zira Amerika istediği platformu denetlerken Türkiye Cumhuriyeti devletinin elinde bu imkanının bulunmasının gerekliliğini, İnternette sansür uygulamasının zannedilen kadar büyütülecek bir şey olmadığını isteyen insanlar kendi tarifeleri üzerinden devam edebilecekken bu sansürün toplum ahlakına katkı sağlayacağını, 1 Mart tezkeresi kabul edilse idi acaba kerkük bizde kalır mıydı(özerkliğini ilan edermiydi manasında) veya bundan daha fazlamı şehit verirdik gibi getirilerini ve götürülerini tam olarak kestiremediğim için bu konuda pek bir şey söylemek istemediği mi, Ekonomik krizin de tek sorumlusunun ABD değil Başımızdaki hükümetlerin de aynı oranda suçlu olduklarını ,zira halk aynı halk, ve bu dünya düzeninde siyasi düşünce tarzı olarak insanların tarafsız davranabileceklerine inanmadığımı ve bu çerçevede medya her ne kadar tarafsız olsa da insanların anlatılanları kendi anlayış tarzına göre değerlendirdikleri için kendi gibi düşünmeyeni karşı taraf olarak yaftaladığını, medyanın ise hükümetin sözcülüğünden daha çok bu milletin bekasını istemeyen diğer güçlerin sözcülüğünü yaptığını ve hükümetin bu güçlerin kölesiymiş gibi hareket etmediğini yanlışlarına rağmen demokrasi yolunda yürüdüğünü düşündüğümü bilmenizi isterim….

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

391 Görüntülenme2 Takipçi1 Yanıt