Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsanlara neden önyargıyla bakarız?

İnsan hayatında yeni bir şey gördüğünde beyini ilk olarak veritabanına gider ve yeni gördüğü şeye en yakın olan imgeyi bulur ve onunla bu yeni şeyi anlamlaştırma yoluna gider. Beynin temel çalışma sistemi budur. Bunun böyle olduğuna dair bir örnekte bir ev hayal edin. Bu ev ya gittiğiniz ya gördüğünüz bir ev olacaktır ya da bir iki evi birleştirerek yeni evmiş gibi beyniniz size gösterecektir çünkü beyin veritabanında olmayan bir bilgiyi işleyemez yok çünkü. Bundan dolayı da ilk defa tanıştığımız insanın davranışları, konuşması, yüz ifadeleri vs. beyin bu davranışlara en yakın bilgileri veritabanından çekip toplayıp bir karara varır. Kaba, kibar, cahil, kendini beğenmiş, mülayim vs işte buna ön yargı diyoruz.
  • Paylaş
Bence öyle bakmayın. Her insan karşınıza boş bir defter gibi çıksın, notlarınızı almanızda bir sakınca yok.
  • Paylaş
Büyük ihtimalle çokça kazık yemişizdir.
  • Paylaş
Bunun en büyük nedeni insanın kendini savunma güdüsü olmalı.
  • Paylaş
Geçmiş yanılgılarımızdan ötürü gerçi bizler buna deneyim diyoruz kısaca yediğimiz kazıkların tümü.
  • Paylaş
Her insan Allah'ın özel tasarımıdır. Bir atımlık menide bulunan en az 60 milyon adet tohumun içinden döllenme anında yalnızca bir tanesi seçilerek dünyaya gelir. Tüm fiziki özellikleri, - parmak izi örneğindeki gibi - ruhi yapısı ve tüm davranışları ile özeldir, diğer insanlardan farklıdır. Tek yumurta ikizleri dahil, bir eşi ve benzeri yoktur.Bu özel fiziki, ruhi, düşünce yapısı ile kişiliği oluşur. Kişilik oluşumunda içinde bulunduğu çevre ve toplumun etkisi şeklindeki dış amiller yanında insanın yapısındaki üç farklı hafıza en önemli rolü oynar:
Bilinç- bilinç altı - bilinç altınında altındaki İNANÇ.
Bilinç, eğitim, zamanla değişen, gelişen olaylar etkisi ile değişebilecek esnekliğe tabidir; değişir.
Bilinç altının, değişmesi çok zordur, ama imkansız değildir,
Bilnç altınının da altında yani çok derinlerde bulunan inanç hafızası ise imkansız denecek ölçüde sabittir.
İşte insanın kişiliği nerede ise % 80 - 90 oranında bu hafızada oluşur. Yani inancı, imanı insanın kişiliğinde en önemli unsurdur. İşte bu yüzden insan, tarafsız olamaz ve tüm dünyaya bakışı yalnızca bu pencereden olur. İşte bu pencereye biz ön yargı diyoruz.
İnsan bu ön yargı etkisi ile çevresini, olayları ve insanları değerlendirir, yargılar. Ön yargı olgusu da değişmez.
  • Paylaş
2

Ahmet Avcı, İnancı nereye koyacağınızı bilemediğinizden bilinç altının da altı gibi zorlama bir yaklaşım getirmişsiniz hocam. Aslında tam tersidir. İnsanı insan yapan inanç değil şüphedir. İlla din açısından ele alacaksak cüz-i irade denen şey insanı insan yapar. İnanç dediğiniz şekilde yer etmişse, -ki birçok dinde bunu sağlamak için çok küçük yaşta din eğitimi başlar ve tabular üzerine oturtulur, yaratılan tabular korkularla sağlamlaştırılır,sorguya şüpheye kapatılmaya çalışılır, cehennem ateşi, kul hakkı yemiş olma ihtimali, sürekli takip altında olunduğu hissi (Münker ve Nekir melekleri gibi) gibi bu körü körüneliği destekleyici argümanları teknik olarak kullanılmasıyla, sadece bir pencereden bakmaya başlar. İnsanoğlu şüphesiyle doğar, bilinç soru sorar, soru soran bilinç eğitilir, eğitildikçe daha çok sormaya başlar. Soru için şüphe gerekir. Bilim şüphedir. İnsan maneviyata ve maddiyata dair düşüncelerini ön yargısından arındırdığı ölçüde vardır. Korkutulan insan korkutur.Tek kutsalı olan insan tüm hayatı buna göre yargılar ve değiştirmeye çalışır. Her inancın sınanacağı bir olay muhakkak vardır. Yeter ki Allah, Yaradan, Tanrı, bu inancı sınamak istesin.

Bilinç altı küçük yaşlarda daha çok oluşur. Bilincin değişik kaygılarla, ya da kabullerle bilinç altına yolladığı şeylerden ibarettir. Bilinç altı çok sonraları da değiştirilebilir, etkilebilir. ABD kaynaklı birçok film ve şarkıda sapkın bazı ideolojilerin profesyonelce bilinç altı yönlendirmesi yaptığı ispat edilmiştir. Bunu genellikle ya görsel hafızayı kullanarak, ya da sadece bilinç altının algılayacağı mesajlarla yapar. Genellendiğinde, seksi, şiddeti öven, şeytanı metheden, dine küfreden sloganları beyinlere yerleştirmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Bunun dışında 28 nci kare tekniği denen, tek karelik bir görüntünün bilinç altına aşılanması gibi yöntemler de vardır. Youtube da birçok örneği bulunmaktadır. Kulaklara pelesenk olmuş çok meşhur şarkıların tersten okunduğunda resmen şeytana methiye olduğu bile açık açık ortaya konmaktadır.

Bilinç altını tam tersi pekala yönlendirmek de mümkündür.

İnsan şüpheleri, sorguları ve tek başına ''ben'' i ile birlikte insandır.

Ekin Ekin, Bizlerin onyargi sahibi olmasi kendimize olan duygularimizla ilgilidir saniyorum...kendini seven herkese sevgiyle yaklasir ilkinde..ozguvensiz kisiler kolay kolay guvenmez kimselere...kendine dusman herkese dusman zannimca....