Bilmek istediğin her şeye ulaş

Nisa suresi 34. ayet bunu der gibi tefsir ediliyor: Size karşı gelmelerinden korktuğunuz kadınlara nasihat edin. Yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse aleyhlerine başka bir yol aramayın. Şüphesiz ki Allah, yücedir, büyüktür. Bunun gerçek tefsiri nasıldır?

Herşeyin yaratıcısı olan yüce Allah gerçekten bir kulunun diğer bir kulu tarafından dövülmesini emretmiş midir?Düzenle
izlemeniz faydalı olacaktır
  • Paylaş
3

Solsoledo, Bunun gerçek tefsir olmadığını sana düşündüren şey nedir ki? Köleliğe karşı hiçbir şey demeyen, karşı çıkmayan, olmaz demeyen Kur'an "bir kulunun diğer bir kulu tarafından dövülmesini" nden emretmemiş olsun?

Serkan Aydın, Önce köleliğin ne olduğunu doğru bilelim. Köle, savaş esiri demektir. Hizmetçi ise maaşlı olarak ev işlerini yapan hür kişi demektir. İslam hukuku köleliği kaldırmamıştır, bunun yerine köle almayı zorlaştırmıştır. İslam hukukunda köleleri çalıştırmak kuranda yasaklanmıştır. Köle yani savaş esiri alan kişi aldığı köleye kendi yediğinden yerdirmek ve kendi giyindiğinden giyindirmek zorundadır. Onu çalıştıramaz, ve kendisi para kazanmak için çalışmak istiyorsa onu engelleyemez. O halde böyle bir durumda köle almanın ne mantığı kalıyor sorusu gelebilir akla... Başta söylediğim gibi köle savaş esiri demektir, hizmetçi değil. Savaşan taraflardan her hangi biri eğer köle almaz, yani savaşta köşeye sıkıştırdığı birini esir almaz ise bu sefer karşı tarafın aldığı kölelere karşılık takas yapma gibi bir kozu kaybedecektir. Eğer köle almaz isen, senin tarafından köle alan karşı taraf, senin üzerinde bir koz bulundurmuş olur buna karşılık senin onun alyhinde bir kozun bulunmayacaktır. Kısaca islamın köleliği kaldırmamasının nedeni, düşman ordularının müslümanlardan aldıkları esirleri/köleleri taka etme şansını ellerinde bulundurmaktır. Savaşın temel kuralıdır, "esir almazsan düşman senden esir aldığında kozu ona kaptırırsın". Tekrar söyleyelim, islam köleliği kaldırmamıştır, zorlaştırmıştır. Peki böyle ikili bir durum nasıl olur? Köleleri çalıştırmak yasak iken, kendimize harcadığımızdan ona da harcamak zorunda isek o halde ne diye köle alalım, astarı yüzünden pahalı... İşte islam bir taraftan köle almayı kaldırmayıp diğer taraftan da alınan kölenin/ esirin geçimini köleyi alan kişinin üzerine yıkması, orta yolu gösterip haddi aşmayı engellemektedir. Eğer islam köle almayı yasaklasaydı, savaşta karşı tarafın aldığı köelelere karşılık bir kozu engellemiş olurdu. Diğer taraftan da kölelinin masrafını köleyi alan kişinin üzerine yıkmasaydı yada onu çalıştırmayı engellememiş olsaydı bu seferde her önüne gelen savaştan esir alır ve bedava iş gücü olarak onu çalıştırırdı. Yani bu durumda savaşta esir almak, adeta ucuz işçi almak niyeti taşıyacaktı. İşte islam bu her iki durumu da engellemek için böyle bir kural koymuş. Zaten müslümanların yaptığı savaşlarda, düşmandan esir alan müslümanlar hep zengin müslümanlardı. Herkes kesesine göre bakabilecek bir esir alıyordu. İslam karşı taraftan esir alınan insanı da muhterem görür ve onun hakkını da gözetir. Zaten islam orta yol demektir. Kuranda Bakara suresinin 190. ayeti şöyle der; "Sizinle savaşıp vuruşanlarla Allah yolunda siz de savaşın, vuruşun, fakat haddi aşmayın, zulmetmeyin. Şüphe yok ki Allah, haddini aşanları ve zulmedenleri sevmez"

Sevgiseli, Mustafa İslamoğlu'nun sohbetleri muazzam!

Diyanet'in sitesinden:
Erkeklerin maddi ve manevi özellikleri ile ekonomik rolleri onların aile reisi olmalarını tabiî kılmıştır. Aile küçük bir toplumdur. Toplum düzenle yaşar. Düzen ise bir reisi, bir idareciyi zaruri kılar. İslâm’da devlet başkanından aile reisine kadar her idareci ilâhî talimata göre hareket etmek, yönetmek mecburiyetindedir; şu halde onlara itaat bu talimata itaat demektir. İdare eden veya edilen bu talîmatın dışına çıkar, itaatsizlik ederse müeyyide uygulanır. Burada bahis mevzuu olan zevcenin itaatsizliğidir. Çare olarak önce öğüt vermek, sonra yatak boykotu ve daha sonra da dövme tavsiye edilmiştir. Kur’an’ı bize tebliğ eden Hz. Peygamber (s. A.) hiçbir zaman kadın dövmediği gibi, «Kadını eşek döver gibi dövüp de günün sonunda onu koynunuza alıp yatmanız olacak şey midir? » buyurarak ümmetini uyarmıştır. Dövme müeyyidesi kullanıldığı takdirde kadının canını yakmayacak ve vücudunda iz bırakmayacak şekilde uygulanması gerektiğini de ifade buyurmuştur. Şu halde dayağı İslâm getirmemiş, aksine onu hafifleterek ortadan kaldırmaya yönelmiştir. Ayrıca kadına da, kocasından şikâyetçi olması halinde hakem ve hakime başvurma, hakkını arama imkânı vermiştir.
Yaşar Nuri Öztürk:
Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

331 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt

Eş Anlamlı Soru Ekle

  • Dinimizde kadınları dövmek caiz midir?

  • Dinimize göre kadınlar mutlaka erkeğin sözünü mü dinlemelidir?

  • Kadın İslamiyet'de ikinci sınıf insan mıdır?

  • Kadın dövmek surede yazdığına göre farzken Hz. Muhammet neden tersini buyurmuştur?

  • Hadislere inanmama kaidesi Nisa suresinin karşısında iptal olabilir mi?

  • Kuran'ın kadınları itaat etmeye zorlaması onları ikinci sınıf insan olarak gördüğünü kanıtlamaz mı?