Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öğrenilmiş çaresizliğinin farkında olan ve buna dair bir şey yapmamanın daha iyi olduğunu düşünen birine yardım etmek mümkün müdür?

Psikolog değilim ancak okuduğum bazı kitaplardan yola çıkarak kendi yorumumu yapmak isterim. Öğrenilmiş çaresizlik denilen durum aslında kişinin direk olarak kendi kontrolü altından çıkmış biçimde gelişen ve otomatize edilmiş bir durumdur, aynen alışkanlıklarımız gibi. Bu durumu değiştirmek çok kolay değildir çünkü öğrenilmiş çaresizliğin ortaya çıktığı anlar beynin otomatik tepki ve kararları ile yönetildiği için kişi çoğu zaman bunu fark etmez. Zaten fark edebilirse ve bundan rahatsız olmaya başlarsa bununla ilgili bir strateji geliştirmeye başlayabilir.

Benim kişisel görüşüme göre (bildiğim kadarı ile bilimsel olarak da bu böyle) insan beyni her zaman daha az enerji harcayacağı, en optimum ve kısaca daha kolay olan tercihleri yapar. Buradaki kritik nokta şudur; "hangi seçimin daha optimum olduğuna nasıl karar verilir?". İşte bu sorunun cevabı çok daha derindir ve çocukluğumuz, ailemiz, arkadaşlarımız, içinde bulunduğumuz toplumun yapısı ve buna benzer bir çok parametre devreye girer. Tüm bunların sonucunda ortaya çıkan kişiliğimiz bizim kararlarımızda etkili olur.

İnsan beyni her zaman daha az enerji harcayacağı yolu seçmeye programlı ise bizim bu kararları şekillendirmemiz çok kolay değildir. Bu programlı durumu yönlendirmek için yeni kararın daha verimli olduğuna ikna olmak gerekir. Örneğin; işini sevmeyen biri "öğrenilmiş bir şekilde" başka bir işi olamayacağına inanıyorsa, bunun anlamı şudur. Başka bir iş bulmanın veya başka bir işi başarmanın çok daha zor olacağı ve bu sebeple mevcut durumu ne olursa olsun korumanın daha optimum olduğu düşüncesidir. Dolayısıyla, kişinin öncelikle bu işten ayrılma kararını aldıktan sonra yaşama olasılığı olan şeylerin onun için düşündüğünden daha kolay olabileceğine ikna olması gerekir.

Tıpkı bu sebeplerle ilintili biçimde bazı insanlar yıllarca kiloludurlar ve bir gün bir anda karar verip inanılmaz biçimde zayıflayıp sağlıklı bir hayata başlayabilirler. Çünkü, onlar için kiloları ile yaşamak daha optimum ve daha az yorucu iken gün gelir sağlıksız bir yaşamın daha zor olacağı kanısı oluşur ve bu kanı ağır basar. Yani kişi bir anda durumunun farkına varır, farkındalık oluşur. Ardından o güne kadarki durumun tam tersi bir mücadele başlar çünkü bu mücadelenin sonuçlarında elde edilecek yaşam tarzı artık daha optimum hale gelmiştir. Beyin artık harcayacağı enerjiyi hesaplamıştır ve sonuç değişmiştir.

Tüm bunları alt alta koyunca, süreci hızlandırmanın en önemli noktası bence farkındalığın oluşmasıdır. Farkındalık oluşunca durumdan rahatsız olma ve değiştirme arayışı başlar. Değişim arayışı ise kişiyi yönlendirilmelere ve alternatif çözümlere daha açık hale getirir. Bu aşamada doğru adımlar atılabilirse kişi değişmeye başlar ve sonunda problem tamamen ortadan kalkmasa bile minimum sorun teşkil edecek hale gelebilir. Kısaca kişi değişir.

Bu konuda uzman kişiler daha doğru yanıtlar vereceklerdir eminim ama umarım bu bilgilerin de faydası olur.
  • Paylaş
Yazacağım tecrübe bir çeşit öğrenilmiş çaresizlik mi aslında bunu bile bilmiyorum ama yıllarca önce içinde bulunduğum bir ruh halini kendi kendime öğrenilmiş çaresiz olarak isimlendirmiştim.

20'li yaşların henüz başında ve ülke genelinde iyi sayılacak bir işte çalışıyordum, nedense kendime gece de çalışacak bir iş aramaya başladım ve bir Amerikan firmasına finans yöneticisinin gece vardiyasındaki asistanı olarak iş buldum. Normal işimden 19:00 gibi çıkıp gece işime gidiyor ve 02:00'a kadar da orada çalışıyordum oldukça genç bir ekonomi çaylağı olarak. Orada 2 hafta bir eğitim verdiler pazarlama tekniklerini kavramam için olağanüstü tekniklerle ürün satıyorlardı, büyülendim adeta eğitim bitince aslında aynı kişiyi gece vardiyasında 3 farklı kişinin asiste ettiğini fark ettim bir büyülenme daha sonraki 3 ayda olağanüstü primler filan derken o part time iş oldu mu bana birinci iş. Normal işimden çıkıp oraya gitmek için can atıyordum, her hafta farklı seminerler, motivasyon toplantıları derken şok üstüne şok yaşayarak geçiyordu günler. Bir gün gündüz toplantı var denildi ve kodlanmış gibi normal işimden çıkıp gittim neredeyse 100 kişi filan toplanmıştık, havalar bin beş yüz tabii bende patrondan sonraki ikinci kişinin asistanıyım, neyse bir anda finans müdürü ortaya öyle bir satış kotası koydu ki toplantı buz kesti ve o kadın cümleyi "bu satış olmasın hepinizi kovarım" diye bitirdi. Tabi başta ben (:)) o gece eve geldiğimde mahvolmuştum istediği kota imkansızdan bile öteydi kendimi öyle berbat ve çaresiz hissediyordum ki, sanki o şirketten kovulsam açlıktan öleceğim, kariyerim bitecek filan bu kafayla 2 hafta daha çalıştım ama ne huzur kaldı ne kafa baskı o kadar artmıştı ki o şirket yoksa ben bir hiçim diye düşünüyordum, normal işimdeki bir arkadaş durumumu fark etti sorunu o na anlattım, bana "lan SALAK iş part time olm" dedi. İnanın o an fark ettim içinde bulunduğum çaresizliği meğerse o eğitimlerde sürekli bilinçaltı yüklemesi yapılarak şirket yoksa sende yoksun, bir hiçsin mantığı işlenmiş ince ince. Halbuki ben gerçek bir işim olduğunu bile unutmuşum.

Eğer bu uzun ve saçma anı öğrenilmiş çaresizliğe bir örnek ise bazen bize gerçeği gösteren küçücük bir cümle bile bu tür bir bunalımı atlatmamıza fayda olabilir.
  • Paylaş
Tabi ki mümkündür ama yardım edeni çileden çıkarabilir :) Bu yüzden sabır gerekir hem de çok. Birçok arkadaşım için bu uğurda savaş verdim ve kazandım sayılır ama bunun bir reçetesi yok, kişiye özel yollar denenmeli ve profesyonel bir çözümden çok içten, inanarak, o'na değer verdiği için uğraşmalı yardım eden kişi. Çünkü yapılması gereken şey o'na çarenin sadece bakış açısını değiştirmek kadar "kolay" bir şey olduğunu göstermektir. Ancak her şey için bir bahane bulacağından bu kolay şeyi uygulamak çok zordur. Bunun için de bir sürü deneme yapılıp örnek olaylarla ispat edilmelidir, sabırla.

Olayların sonucunu değiştirebilme gücünü gördüğünde kendisi de bu basit gerçeğe inanacak ve bunu bir yaşam tarzı haline getirecektir.
Formülü de basit: sorunu doğru tanımla, çözümleri sırala ve dene.
  • Paylaş
1

Gizem, ne kadar güzel açıklamışsınız, teşekkür ederim :)

Yardım hizmeti bireysel GÖNÜLLÜLÜK gerektirir. İster kişi sorunlarının farkında olsun ister olmasın yardım için istekli olduğu anda sorunlarını çözebilir öğrenilmiş çaresizlik gibi. Eğer yardımı istemiyorsa davranış değişikliği mümkün olmaz. Burada öncelik bireye öğrenilmiş çaresizliğini yenebileceği farkındalığı kazandırmaktır. Bir şey yapmamanın daha iyi olduğunu düşünüyorsa yardım yararlı olmayacaktır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

565 Görüntülenme6 Takipçi4 Yanıt