Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öğretmenlerimize küçük bir sürpriz yapmak istiyorum. Lütfen isteyenler öğretmenleriyle ilgili güzel ve küçük bir hikayesini yazabilir mi?

İlk hikayecik benden.

Şimdi ne alaka diyeceksiniz, ilk ve orta öğrenimimde beni en etkileyen öğretmenim bir din dersi öğretmenim olmuştu.
Günlerden bir gün, lise 1'deyim yaş 14, okulun ilk haftası, derslerden din dersi. Sempatik, ufak tefek, güler yüzlü, yüzünden çocuk sevgisi akan erkek bir din öğretmeni girdi sınıfa. O zamanlar din öğretmenlerimizin sınıfa girer girmez sordukları beylik bir soru vardı. Sordu "Kim Allah'a inanmıyor? " Tek salak benim ya, kaldırdım elimi ama bir yandan da bakıyorum var mı başkası diye. Yoktu, zaten olsa da korkardı elini kaldırmaya. Hocamız şöyle bir baktı, "Sen ayağa kalk" dedi, beni göstererek. Ben içimden düşünüyorum "Eyvaah şimdi beni soytarı yapacak, yerden yere vuracak. " Ya da daha beteri; o zamanlar din hocalarının arasında boks yapmak modaydı, az yumruk yememiştim din hocalarından, "bu da beni döver şimdi" diye bekliyorum... "İsmini söyle" dedi, ürkerek söyledim. Hocam açtı güller dökülen ağzını; "Bakın arkadaşlar ben sizlerin Allah'ı hissedecek bilince de bilgiye de sahip olduğunuza inanmıyorum, ezberden inanıyorum diyorsunuz. Halbuki bakın Şaman'a korkmadan, çekinmeden, dürüstçe söylüyor inanmadığını. Bu adamın içi dışı bir. Sınıfta bir kişi müminse o da Şaman'dır. Sizlere münafık demiyorum ama ne yazık mümin de diyemiyorum. " Nasıl gururlanmıştım, anlatamam. O gün o hocamla dostluğumuz başlamıştı. Problemli, asi bir öğrenciydim, ne zaman hocalarla bir problemim olsa din hocam araya girdi ve beni cendereden kurtardı. Aslında bir önyargım da yoktu ama o gün görmüştüm ki ülkemizdeki bir çok kötü insan Müslüman olsa da sorun Müslümanlıkta değil ona sarılan insanlarda... Sonuçta Müslüman bir ülkede yaşıyoruz, iyi insan, kötü insan burada da var. İyisi de kötüsü de büyük ihtimalle Müslüman olmak zorunda oluyor.
Böyle de bir Türkiye/hayat dersi vermiş bana sevgili hocam...
  • Paylaş
Eğitim hayatıma küçük bir şehrin sıradan bir devlet okulunda başladım ve hep çok sevdim okulu. Hiç ders çalışmamama rağmen ilkokulda derslerim hep çok iyi oldu çünkü çok iyi bir öğretmenim vardı. Öğretmenimin ders anlatırken gözlerimin taa içine bakışını şu an bile anımsarım. Cumartesi günleri bize okulda kurs verirdi. Açıkçası biz pek kurstan falan anlamazdık ama okul bahçesinde sabahtan akşama kadar top oynarken arada bir "hadi derse" dediğinde girerdik sınıfa, yapardık bir şeyler.

Yeni bir yıla başladığımızda ben nedense kursu bırakmıştım. Bir gün sınıfta birkaç soruyu çözdükten sonra beni sınıfın dışına çağırdı, neden kursa gelmediğimi sordu ve daha cevabı beklemeden "mutlaka gel cumartesi, ben ailenle görüşeceğim" dedi. Aileme "bu çocuğa özen gösterin başarılı olabilecek biri" demiş. O gün gururumun okşandığını hatırlıyorum. Kursa da geri döndüm tabii. Sonraki yıllarda dershaneler beni bedava aldığında, büyük büyük okullara gittiğimde ve birileri beni takdir ettiğinde hep ilkokul öğretmenimi hatırladım.

Küçük yerde oturunca reklam panolarında isminizin çıkması kolay oluyor tabii, ben de üniversite sınavını kazanınca, biraz da gururla, kendisini ziyaret etmiştim. Daha doğrusu arkadaşlarımla beraber ziyaret etmiştik. Bana özel bir muamele yapacağını bekliyordum halbuki beni hiç sallamadı. Sonradan anladım ki, adamın benimle bir ilgisi yoktu, o sadece işini düzgün yapmaya çalışıyordu.. Teşekkür ederim sevgili öğretmenim. İyi ki senin sınıfıına düşmüşüm..

Hoş babama sorarsak onun sayesinde o öğretmen beni sınıfına almış ya neyse ona şimdi burada girmeyeyim :)
  • Paylaş
9

Ece Naz Sonat, İşte bu :) Çocuklarda kişisel ilgi ve samimiyetin açamayacağı kapı nadirdir... :)

Bazarov, Sen öyle diyorsan öyledir öğretmenim, ben bilmiyorum :)

Şaman, Bazarov kusura bakma çok cici yazmışsın, mecburen beğendim, hem sorunun da gayet detaylı bir yanıtı olmuş ☺

Bazarov, 'cici' üslubumla pek gurur duyasım gelmedi ama neyse :)

Şaman, Cici konusunu kaçırmışsın, kimseyi takip etmezsen olacağı budur ☺

Bazarov, Hicbir bos muhabbeti kacirmayayim diye bir endisem olsaydi butun bos insanlari takip ederdim zaten :)

Şaman, Pek cici iltifatın için teşekkürler. Boş bir gün dilerim Bazarov kardeşim.

Bazarov, Şaman abi sen yasin ve hayat tecruben geregi benm gibi herifleri sallamaman gerektigini ogrenmissindir de ben bu cirkin uslubu bazen kirilgan insanlara da kullanmak gafletinde bulunuyorum iste o zaman yasadigim hayal kirikligini ve pismanligi sozcuklere dokebilecek bir yetenege sahip degilim. Az ve dusunerek konusmayi ogrenmem lazim :(

Şaman, Bana da oluyor Bazarov merak etme, hiçbir zaman her insana uygun bir dil bulamayacaksın. Bütün insanlar özgün oluyor bir yerlerinde ☺

Ortaokuldayım, hem yetenekli hem başarılı hem de olgun bir çocuğum. Tüm yazılı ve sözlülerden 5 alıyorum, tüm yarışmalarda 1. Oluyorum, tüm öğretmenler ve öğrenciler beni seviyor, 23 Nisan'da bile beni okul müdürü yapıyorlar, e bir de sınıf başkanıyım, öz güven tavan :) Derken sınıfta 3-5 kişinin hakkımda dedikodu yaptıklarını duyuyorum "Bu da kendini beğenmeye başladı, kendini bir şey sanıyor" Bir üzülüyorum, bir üzülüyorum, bir süre elimi eteğimi çekiyorum her şeyden. O zamanlar muhteşem bir Türkçe Öğretmenim var, hayranım kendisine, fark ediyor durumu, çekiyor beni kenara "Bir sorun mu var" diyor. Ben de üzülerek anlatıyorum durumu. O sevgi dolu babacan gözleriyle bana bakıp diyor ki "Tabii ki kendini beğeneceksin, kendini sevmeyen beğenmeyen insan çatlar :) Hem dünyada o kadar beceriksiz, tembel, kötü insan kendini bir şey sanıyor ki, asıl sen ve senin gibiler bir şey sanmaktan öte "çok şey" olduklarını bilmeliler ve dimdik durmalılar" (Belki sözleri tam olarak böyle değildi, ben biraz kurgulamış da olabilirim :) ama benim anladığım buydu)

İşte o zaman bana bu güzel insan, meyve versem de taşlanabileceğimi ama meyve vermekten vazgeçmemem gerektiğini öğretmiştir. Olsa da o güzel ellerinden öpsem.
  • Paylaş
Dershanedeyim. Rehber öğretmenime, yıllar önce yazmış olduğum denemelerden birkaçını verdim. Okudu ve kitap yazmayı düşünüp düşünmediğimi sordu. Ben de hem buna cevap veriyor hem de yazılarımdaki kaynaktan söz ediyordum ki temel kaynak, çekmekte olduğum acılardı. Bunun üzerine öğretmenim şöyle dedi: "Umarım bir daha yazı yazamazsın. " :)
  • Paylaş
4

Şaman, Beğendim ama hırsızın düşüncesini, aslında bu güzel değil acı bir hikayecik...

Düşünce Hırsızı, Aslinda guzeldi. Cunku bana yazilarim icin baska bir temel bulmam gerektigini anlatiyor onun verdigi cevap. Bi bakima gercekligin manipulasyonu kacinilmaz oluyor diyebilirim. :)

Şaman, Doğru şimdi tekrar okuyunca anladım. Muhtemelen "Umarım acıların son bulur ve yazamazsın" demişti ☺

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

63 Görüntülenme5 Takipçi4 Yanıt