Bilmek istediğin her şeye ulaş

Paranın esiri miyiz? Para olmadan yaşayamaz mıyız?

Paranın esiri değiliz. Ama para olmadan yaşayamayacağımız doğru ne yazık ki. Belki de eskiden olduğu gibi takas yöntemi ile hayatımızı idame ettirmek daha kolay olabilirdi. Lakin o zaman da çalışmamız gerekir, belki de o zaman da bugünkü zorluklarla savaşmamız gerekecekti. Günümüzde herşeyin anahtarı, karşılığı neredeyse para olmuşken, yeri geliyor ailemiz bile bize maddi açıdan muhtaç olabiliyorken, hayır; para olmadan yaşayamayız.
  • Paylaş
Ekonomi artık tüm bilimlerin içerisine girmiş her bilimin altında o bilimle ilgili bir ekonomi terimi oluşmuştur. Örneğin Turizmin, Tarımın, Sanayinin, Hayvancılığın. Zaruri hizmetlerin bile artık bir ekonomisi oluşmuş bulunmaktadır. Para esiri olmaktan ziyade paranın tüm yaşam alanımıza artık iyice yerleşmesinden dolayı ondan bağımsız hareket edemez hale gelmiş durumdayız. İnsanların temel ihtiyaçları, gıda, giyecek, su ve elektrik gibi yaşamımızı artık onların işleyen akışına bıraktığımız ürünlerin hepsinin ücretli olması nedeni ile bu ürünlere ulaşmak için de paraya ihtiyacımız vardır. Belki içlerinden pek aşırı zaruri olmayanları çıkartarak bir nebze de olsa bağımlılık oranını azaltabiliriz. Ancak sağlık gibi konularda ekstradan çıkabilecek olan daha zaruri ihtiyaçları da kendi yaşamımızın devamını getirebilmek için de yine harcama yapmak durumunda kalabiliriz. Biz her ne kadar para ile içli dışlı olmak istemesek bile yaşam şartları bizi paraya muhtaç hale getirerek esiri olmasak bile en temel ihtiyaç şekline dönüştürmüştür.
  • Paylaş
Ekmek elden su gölden kaldı mı hiç herşey parayla dönüyor artık insanın temel ihtiyaçlarından biri haline geldiği için olmadan yaşayamayız ama bu esiri olduğumuz anlamına gelmez. Mesela yemek yemek de temel ihtiyaçlarımızdan biri ve ona hiç yemeğin esiriyiz diye bakıyor muyuz?
  • Paylaş
Topraktan geçinmeye yönelirsek mümkündür bence. Bitki bedava büyüyor su bedava çıkıyor yerden. Bence yaşanılabilir. Eskiden yaşanılabiliyordu şimdi bunu çılgınlık gibi görmemizin belli başlı sebepleri var önce tespitlerimi yazayım en sona çözümleri yazayım.

Topraktan geçinilecek Arazilerin azlığı
Nüfus arttıkça topraktan geçinilecek araziler işgal olmaya başladı , örneğin istanbul gibi bir yerde arazi bulamazsın 1940 lardan sonra yerini yapılaşmaya bıraktı artık iş işten geçti. Türkiyeye dağılmış olan nüfus bir noktaya birikti. Türkiye bütününde ise hâlen yeterince arazi var (topraktan geçinebilmek için) fakat bu arazilerde kısmen para avcısı işçi tarımına bürünmüş. Gerçi hâlen şans var benim gözlemlediğim kadarıyla. Topraktan geçinebiliriz yani.

Paraya bağlı sistemler örümcek ağı gibi
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysan muhakkak bir yerden para alıyorlar senden. Hemen hemen herşeyden vergiler alınmaya başladı üstüne bir de sigorta şartları koyulmaya başlanıldı. Bişeylere para ödemek zorunda kalıyorsun. Yani "paran yoksa yerin veya seçeneğin yok" gibi bişey oldu bu duruma çözüm olarak bir alternatif sunması lazım devletin.

Ulaşımda doğal ve ücretsiz yöntemler yerini yapay ve ücretli yöntemlere bıraktı
Millet doğayla beslenerek çoğalan binek hayvanları bıraktı, petrolle çalışan araçlara yöneldi. Böyle bir atmosferde yine eskisi gibi olmayı tercih etsen çılgınlık olarak kabul edilir. Asıl çılgınlık şuanki yapay tercihlerimiz fakat kendimizden haberimiz yok.

Zehirli Medya;
Eskiden toprakla geçinen milletin medya yoluyla nasıl etkilendiğini anlatayım bak; geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında kovboy filmleri füryası vardı ki o filmlerde öyle sahneler dönüyorduki ancak dikkatlice izlendiğinde farkedilebilir.

Örneğin atlarla işlerini gören bir millet içerisinden bir tane lider tipli kişi sürekli arabaların değerinden bahsediyor öğütler veriyordu yani çakal herif; "siz bırakın doğayı binek hayvanları, arabaları seçin ve petrole bağımlı yaşayın para babalarımız ve rockafeller ailemiz üzülür sonra bak" demiyorda başka bişey diyor rol icabı, film icabı. Bizde bunları bir güzel yutuyoruz ve hoop arabaların koltuklarına atlayan ispanyol paça gençlik oluyor babalarımız. Sonra arabayı binek hayvandan değerli gören masum çocuklar olarak bizde yetişkin oluyoruz dikkat etmemiz lazım.

başka bir filmde paranın herşeyi kontrol ettiğini ve bunu kabul etmeyi meşru gösterecek şekilde mesajlar veren sahneler vardı. Bu amerika az çakal değil.
dahada enteresanı sürekli dini referans gösteren insanların arasında dolaşan karizmatik bir adam verdiği materyalist öğütlerle dinin her konuda yeterli olamayacağını konusunda öyle sinsi ve güzelinden yutturmalık cümleler kuruyor ki tabi bizim millet uyuyor yani her düşman yakalanışında oley diyip alkışlayan sinemadaki ispanyol paça gençlikten bahsediyorum. Bir anlasalardı bu medya oyunlarını iyi olurdu. Nerden bilsinler onlarda masum. Film diye gidip izlediler.

zamanın hollywood filmlerini anlat anlat bitmez o kadar çok sinsi mesaj veriyorduki zannediyorum bir dönem bu filmler sayesinde eski insanlar toprağı unuttu, binek hayvanlardan, parasız yaşamdan soğudular ve bize bu soruyu sorduttular; "Paranın esiri miyiz ? Para olmadan yaşayamaz mıyız? "

Çözümler
En başta dediğim gibi tekrar
topraktan geçime yönelirsek mümkündür bence. Bitki bedava büyüyor su bedava çıkıyor yerden. Bi kere de musluk yerine şöyle bir dağın yamacından su taşımayı denemek lazım. Ben sürekli yapıyorum bunu. Bedava kaynak suyu örneğin;

Para

Mısırda ektim ben mesela, temmuzda çıkacak merakla bekliyorum beleş mısırlarımı. Saksıda nane yetiştirdim nane çayı içiyorum bedava. Bisikletim var benzine para vermiyorum. Bazı şeyleri de güneş enerjisine çevirmek lazım, ilk başta yatırım gerektiriyor lakin zaman sonra epey işe yarayacağını düşünüyorum, elektiriksiz kalmak istemiyorsak. Hobi gibi olsa da bişeyler denemek güzel, şu aralar tam da zamanı, öneririm.
  • Paylaş
2

Goul Chakir Katsapoulos, o zaman da toprak almak, su ihtiyacını karşılamak. haşere gibi bilimum zararlarla savaşmak için ilaçlar edinmek gerekmeyecek mi?

Balık, işte yaşadığımız yerlerin şehirleşmesi yüzünden bu gibi olasılıklar imkansız gibi görüyoruz. Halbuki şehrin uzaklarında bu saydıkların hâlen bedava. Benimde zihnim alışmıştı para verip hazırını almaya lakin bu durumumu farkettiğim andan itibaren dâha mânalı düşünmeyi tercih ettim, vallahi daha güzel oldu. Hatta tv programı bile yapılmış bu durum trthaber.tv/p/dogadaki_insan
Yani önce anlayış tercihi yapmak, sonra bu anlayışı bir zemine yerleştirmek gerek. Örneğin. "Ben çileğe para vermiyecem kardeşim" dersin sonra bedava toprak ve su arayışına girersin toprakları kaplara doldurursun ekersin çilekleri denersin hakkını. Onları yetiştirmeyi bir hobi edinirsin mesela (bence facebooktaki farmville oyununun popüler olmasının sebebi insanların içindeki bu doğal hobi ihtiyacından kaynaklı). Bu böyledir başka bir yöntem varsa o da denenebilir. Kendimden örnek verdim mesela ben nane çayını marketten alırdım poşet halinde. Sonra ona vereceğim parayı saksıya verdim. İçine toprak doldurdum. Bahçenin birinden nane söküp toprağa ektim bir yığın bedava naneye dönüştü, bi naneler içtim taze taze artık marketteki kutulara daha bi itici daha bir yapay hale gelmeye başladı gözümde. Yani bu böyledir başka bir yöntem varsa öğreniriz tabi.

Tam olark öyle diyemem ama genel anlamda bu evet alan bir soru ve bunun sebebi de biz insanlar
  • Paylaş
Maddi herşey para olduğu için tabi ki yaşayamayız. Pek de paranın esiri sayılmayız bazı kişiler dışında.
  • Paylaş
Paranın esiri olmuş durumdayız, kabul etmek istemiyoruz belki ama bu kısa, öz, net, bir gerçek
  • Paylaş
Kapitalist bir sistemde yaşıyorsanız paranın esirisinizdir !
  • Paylaş
1

jennywilly, Paranın esareti aslında kişinin nefsinin esaretidir. Paranın önemsizliği için daima düşkünler düşünülmeli ve ziyaret edilmeli... Hak dostları dünya nimetlerini çöplük başarıyla bakar. Evet inanmasanız da böyle insanlar var. Hem de coklar...

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

706 Görüntülenme13 Takipçi8 Yanıt

Konu Başlıkları