Bilmek istediğin her şeye ulaş

Paylaşma güdüsünün kökeni nedir?

İnsan neden yaptığı bir çalışmayı, yazdığı bir metni, çektiği bir fotoğrafı paylaşmak ister. Paylaşmaya iten, psikolojik ve diğer tetkikler nelerdir? Evrimsel süreçte 'paylaşma'nın insan üzerindeki değişiklikleri nelerdir?Düzenle
Güdü kelimesinin anlamı, organizmanın istemli veya istemsiz olarak davranışlarda bulunmasına neden olan uyarıcılardır. Organizmayı bir amaca yönelik davranı­şa iter. Organizmayı amaca yönel­ten sebep, ihtiyaçlarını karşılamaktan doğar. Güdü ve dürtü kavramları arasında bir karışıklık olabilir. Dürtü; açlık, susuzluk, cinsel­lik, ağrıdan kaçma gibi kalıtımla ilgili, bi­yolojik amaçlı davranışlara yönelten güç­tür. Güdü ise, psikolojik ve sosyal amaçlı davranışları da kapsar ve dürtüden daha geniş bir anlama sahiptir. Güdüler çeşitli sınıflara ayrılır. Fizyolojik ve sosyal güdü olmak üzere iki adet güdü vardır. Paylaşma güdüsü sosyal bir güdüdür.


Fizyolojik Güdüler

Bu güdüler; açlık, dinlenme, boşaltım ihtiyacı, susuzluk, annelik duygusu, soğuk ve sıcaktan uzaklaşma gibi güdülerdir. Bu ihtiyaçların karşılanması için, güdüler organizmaya baskı yapar. Bu sayede organizma bu doğrultuda hareket eder. Bu tür güdüler doğuştan gelir, zamanla kazanılan güdüler değildir. Herkeste bulunur.

Sosyal Güdüler

Bu güdüler; daha çok toplumda yaşam sürdürebilmek için gerekli olan güdülerdir. Sonradan kazanılırlar. Bunlar, saygı görme, alçak gönüllü olma, başarılı olma, güven duygusu, paylaşma duygusu gibi duygulardır. Bu duyguların çoğu her insanda var olan duygulardır. Doğuştan sonra kazandırıldığı için paylaşmanın ne olduğunu hiç bir şekilde öğrenmemiş bir çocuk bu güdüyü geliştiremez. Ailede öğretilen ve oluşmaya başlayan güdülerdir.

İnsanlar güdüleri sayesinde yaşamını yönlendirip, bu doğrultuda hareket ederler. Hangi güdünün daha öncelikli olduğu hakkında Maslow bir piramit hazırlamıştır.

Paylaşım
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

667 Görüntülenme4 Takipçi1 Yanıt