Bilmek istediğin her şeye ulaş

Siyasetle ilgilenmiyorum diyen insanların seçme hakkının olması sizce tehlikeli değil mi?

Tehlikeli tabi ki. Herkes siyasetle çok ilgili olmak, siyasi tartışmalar yapmak zorunda değil fakat keşke biraz bilinç olsa diyorum. Kendi fikirleriyle hareket edebilseler, oradan buradan duydukları cümleleri söylemeden cevap verebilseler karşıt görüşlere. Yada ailesi o partiye oy atıyor diye onlar da atmasalar, benim görüşümden farklı bir görüşte de olsalar yine de bir kere sorgulasalar. . .
  • Paylaş
Tehlikelidir. Ama kime? Siyasetle ilgilenmeyerek tepkisini gösteremeyen kişi için tehlikelidir. Var olan sistemin aksine işine gelir, kararsızlığın içinde yer bulur kendine. Böylesi bir özgürlükte o şahsa verilemez çünkü o sosyal haklardan da mahrum bırakılması gerekir. Yani özgür irade diye bir şey yalandır.
  • Paylaş
Son zamanlarda totaliter akp suç örgütü rejimince dayatılan tarafsızlık kavramı iyice rahatsızlık vermeye başladı. Kendilerinin bir tarafı var, nalıncı keseri gibi hep kendi tarafları. Diğer, taraf tutanların hepsini suçlu ilan ediyorlar. Zaten tutturdular bir paralel yapı diye bir şey, ileri demokrasi lafı kadar saçma sapan, dünyada olmayan, eşi benzeri görülmemiş bir kavram. Artık akp'li olmayan herkes paralelci ilan edildi. Hiçbir paralel eş paraleli olmadan var olamaz. Bir paralel varsa ona o paralelliği sağlayan diğer paralel de vardır. Bu şekilde başta aynı çizgide olduklarını düşünerek ki aynı çizgidelerdi (taa Pensilvanya'lara etek öpmeye biz gitmedik sonuçta) beraberce soygun çetesini kurdular, şimdi parsadan pay vermeme derdine düştü akape, çizgiden uzaklaştı eşit çizgiler olduklarından bir anda birbirlerine paralel oldular. Paralel yapı lafı sadece diğer paralel olan akape suç örgütünün de diğerinden hiçbir farkı olmadığını gösterir. Vaziyet böyle akape tarafını tutmayan herkes suçlu bu ülkede. Muhalefet partisini bile suçlu ilan eden bir iktidar partisinden bahsediyoruz. Neyse sonuçta akape suç örgütü bir tarafsızlık furyası başlattı. Dolayısıyla taraflı olup da akapeli olanla tarafsızlığını ilan edip de biat eden arasında hiçbir fark kalmadı. Ben kaypak, cahil ve ülkemizin IQ ortalamasını 87'lere çeken halkın oy vermesine taraftar değilim. Aç ve cahil bırakılıp çok kolay manipule edilebiliyorlar. Devletin tüm imkanlarını arsızca kullanan iktidar partisinin o makinalarına dönüştürülmeleri çok kolay oluyor.

Demokrasi karşıtı kesinlikle değilim, temsili demokrasi bugüne kadar icat edilmiş ve Avrupa örneklerinde gördüğümüz gibi istismar edilmeyince herkese yarar sağlayan en iyi sistem. Tamam yalnız uygar ülkelerde hem eğitim var hem de zeka ortalamaları 100 ya da üstünde. Her şey IQ değildir diyen geri zekalılar lütfen kibarca beğenmedim'e tıklayıp sessizce uzaklaşsınlar, tam da onları eleştiriyorum. Bence bizimki gibi ortalaması geri zekalı olan ülkelerde eliter demokrasi çok daha verimli olabilir. Eliter demokrasi de aslında aynı işler tek farkı belli bir eğitim seviyesinin üstündekilerin seçme hakkı olmasıdır. Cahil halk kömürün nereden geldiğine bakarken okumuş adam halkın neden o kömüre muhtaç bırakıldığını sorgular. Cahil adam gider kendisini muhtaç bırakıp yaşamak için çok az ölmek için çok fazla olan kömürünü veren partiyi seçer, yurdumuzda görüldüğü gibi. Eliter demokrasi ülkemizdeki totaliter rejimin oluşmasını da engelleyebilir. Sizler, herkesin bir oy hakkı olsun diyenler. Bakınız sonuca, ülkemiz demokrasi kisvesi altında totaliter rejimle yönetiliyor... Bu ülkede savunduğunuz demokrasi tipi sadece totaliter rejime çıkıyor yani aslında kutsallaştırarak demokrasiyi savunurken demagoji yapmış oluyor ve aslında totaliter rejimi savunuyorsunuz...
  • Paylaş
4

Uğur Çakmak, Akedemisyen bir başbakanı var Türkiye'nin. Koskoca iki kitabını karıştırdım ben diğerlerini bilmiyorum. Bu adam da elit sınıfına girer :)

Şaman, Hani lise mezunları belki kabul edilebilir ama o adamın lise diploması olduğu bile şüpheli.

Şaman, O pardon başbakan değişti sahi ☺

Şaman, Aslında diploma falan da şart değil, ALES gibi bir seçmen yeterlilik sınavı yapılabilir.

Bu günkü durumumuzun nedeni budur
  • Paylaş
1

Halil Ipci, aslinda tam tersi ... hangi acidan bakarsan bak, bu durumda olmamiz siyaset ile cok fazla ilgilenenlerin eseri degil mi?

Ben bu sözü kullanan bir insanım.Ama kullanma nedenimi şöyle açıklayayım.Siyasetle ilgileniyorum diyen veya böyle bir söze ihtiyaç duymadan her ortamda lafı siyasete getiren kişilerde gözlemlediğim durumları size aktarayım.
Eğer konuşan muhalefet partilerinden biri ise iktidar partisine giydirilir, giydirilir, giydirilir. Tuttuğu parti iktidar olsa ülke rahatlayacaktır, muhteşem bir yer olacaktır, ya da sadece iktidar batsa da yeter.
Eğer konuşan iktidar partisini destekleyen biriyse şu an Tüykiye'nin durumu zaten muhteşemdir, ülke bu zamana kadar hiç bu kadar refah içerisinde olmamıştır, yöneticiler melektir, hiç bir yanlışları yoktur, hiç hata yapmamışlardır, yapmazlar, eksikleri yanlışları yoktur. Ekstra paralele giydirilir, giydirilir, ...
Şimdi bir masada bu ikisinden birer tane olduğu zaman bilirsiniz kapışma başlar.Laflar havada uçuşur, belki küfürlere filan varır. Çünkü o kadar bir benimseme var ki tuttuğu parti başkanı sanki babası aynı sarayda, aynı villada yaşıyorlar! 1 saat-2 saat konuşulur konuşan taraflar asla birbirlerini dinlemez, birbirlerinin hiç bir fikrine değer vermezler. Konuşma biter herkes kendi fikrini dinlemiş ve 1-2 saat sadece zaman israfı olmuştur.

Bu anlattığım olaya bir kere bile rast gelmeyen insan varsa Türkiye'de yaşamıyordur. Açık net.Şimdi bu karmaşa içerisinde hangi partiyi tutarsam tutayım, hangi görüşü desteklersem destekleyeyim karşı tarafta bir saygı, dinleme doğruysa doğru yanlışsa neden yanlış mantıklı açıklamalarla veren insan yok denecek kadar azdır.Vardır yoktur demiyorum.Ama ne kadar az olduğunu biliyorum. O yüzden kalitesini anladığım bir kişi olmadıkça siyasetle ilgilenmiyorum.Laf açılır da sen hangi partidensin bir şey söyle, destekle beni dediklerinde ilgilenmiyorum, sevmiyorum derim.
Sizce şimdi benim seçme hakkımın olması çok mu tehlikeli? Evet, bencede tehlikeli çünkü ölümüne bağlı değilim, düşünürüm, doğru mu yanlış mı karar veririm. Bu gün a partisine verirken yarın yanlışını görüp b partisine veririm. Döneklik, kalleşlik demem :) çünkü öyle derler bilirsiniz, ölümüne...belki hiç birine oy vermem. Ortada doğru düzgün siyasetçi olmadığı zamanlar da olur.
Neyse sözü fazla uzattım ama siyasetle ilgilenmiyorum!
  • Paylaş
1

Emre Terzi, Ilgilendigi halde yalnis bir partiye oy atmalarinin tehlimeli oldugu kadar

Bence değil herkes siyasetle ilgilenmek zorunda değil ama doğrular ve yanlışlar haklılık ve haksızlık vardır bence bu ülkede ülkeye yakışır bi yönetici henüz yok
  • Paylaş
Bir toplum "haklar" içeren bir sistemle yönetiliyorsa, sistemin bir numaralı önceliği "hakların korunması"dır.
Tehlikeli olan hakların şu ya da bu tercih yönünde kullanılması değil, kullanılamamasıdır.
"Siyasetle ilgilenmeme"ye gelince... Siyaset, bizdeki politikacı sınıfının telkin ede ede yerleştirdiği yanlış kanaatteki gibi sadece partilerde yürütülecek bir iş değildir. Tersine, hemen hemen bütün karar ve davranışlarımızın siyasi bir niteliği vardır. "Siyasetle ilgilenmiyorum" demek de siyasi bir duruşu yansıtmıyor mu?
Oy verme hakkı bir temeldir. Siyasi düşünceler ve davranışlar ise işin doğası gereği, değişir.
  • Paylaş
Siyasetle ilgilenip de oy kullanmaya gitmeyenler daha tehlikeli bence. Ayrıca herkesin, kendisini yöneteni seçme hakkı olmalıdır. Siyasetle ilgilenenler de ilgilenmeyenlere doğru bilgi aktararak yol göstermelidir.
  • Paylaş
Ufff gem de çok tehlikeli
  • Paylaş
Eğer demokrasinin iyi bir yönetim sistemi olmadığını ya da bize uygun olmadığını iddia ediyorsanız bu tartışılabilir ama eğer böyle düşünmüyorsanız bence tehlikeli olan sizin öneriniz. Daha doğrusu tehlikeli değil de rahatsız edici.

Edit: Böyle bir öneriniz varmış gibi bir anlam çıkartarak cevap verdim yanılıyorsam düzeltin lütfen.
  • Paylaş
Tehlike diye algılanan, her cephe için karşı cephedir. Senin fikrinde değilse, ya "bu adam haberleri dinlemiyor mu? " yada da " kafası çalışmıyor mu? " olur. Bunları es geçersek;
Siyasetle çok sağlam ilgilen ilgilenme, herkesin yakın hissettiği şahıslar, partiler vardır ve gider oyunu atar. Bir diğer grup ta; hiç kimseyi kendine yakın hissetmez, genelde bu sistemin içinde " kendince" yer almamaya çalışıyordur ve oyunu vermiyordur. Her zaman "taraf" olan için idrak etmesi zor ama olan bu. Ama şu da var ki; düşüncesi olmasına ve bazı şeyleri savunmasına rağmen " ben seçmeme hakkımı kullanıyorum" tribinde diğer bir grup vardır. Asıl onlar tehlike arz etmekte. Sayelerinde baya "açık" verilmekte:)
  • Paylaş
"Siyasetle ilgilenmiyorum" lafi, siyaset ile cok fazla ilgili, kendin baskasi salak, cahil, örümcek kafali varsayanlara, kafa ütümelerine karsi bir önlemden ibaret olabilir...
Gercekten syaset ile pek ilgilenmeyenler de var, amma neden secme hakki alinsin?
Ayrica siyaset ile ilgilenmek yada ilgilenmemek ne ile ölcülür?
Ne kadar siyaset ile ilgili olmak yeterli olur?
Dahasi, siyasetsizlik de bir siyaset degil mi ... ?
Neyse ne, böyle bir teklif, öneri, düsünce neyse artik, bence fasist bir yani var . . .
  • Paylaş
2

Şaman, Üstat ben kendi kendine ve diğerlerine ilgilenmiyorum diyenlerden bahsediyorum. Madem ilgilenmiyor, seçimde de ilgilenmemeye devam etmeli diye düşünüyorum.

Şaman, Tabii ki benim ya da başkasının kriterlerine göre bir ilgi seviyesi ölçümünden bahsetmiyorum.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

167 Görüntülenme15 Takipçi12 Yanıt

Eş Anlamlı Soru Ekle

  • Demokrasilerde insanlar siyasetle ilgilenmeli midirler?

  • Bireyler siyasetle ilgilenmezse demokrasi neye benzer?

  • Siyasetle ilgilenmeyen bir halk ülkeyi totaliter rejime sürükler mi?