Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yakın bir gelecekte yaşlanmanın önüne geçilebilecek mi?

Entropi ile yaşlanma arasında bir bağlantı olabilir. En iyi bilinen fizik kurallarından biri entropinin genelde arttığıdır (bazı özel durumlarda sabit de kalabilir). Bilim geliştikçe insan ömrü uzuyor fakat yaşlanmanın duracağını düşünmüyorum ama yavaşlatılabilir.
  • Paylaş
Harvard Tıp Fakültesi’nden David Sinclair ve ekibi mayalarda yaşlanmaya sebep olan bir proteinin farelerde de yaşlanmayı başlattığını, aynı durum insanda da görülürse yaşlanma mekanizmasının tam tersine çevrilebileceğini söylemiş...

Ayrıca ABD'de yapılan bir araştırmada klinikte farelere verilen ilaçla yaşlanmanın belirtilerinin durdurulduğu ve bu konudaki araştırmaların sürdüğü açıklandı.

  • Paylaş
Geçilebilecektir ve büyük oranda durdurulacaktır da. Çalışmalar da yapılmakta.
Ancak bunun etik, ekonomik, toplumsal ve bireysel sonuçları neler olabilir şimdiden tartışılmaktadır, zaten tartışılması gerekir de.
Ortada inanılmaz büyük bir adaletsizliğe yol açabilecek bir sorun beliriyor gibi önümüzdeki on yıllarda.
Burada Mart 2014'ten kısa bir haberi de mevcut. Altında Guardian'dan alınan kaynak da bulunuyor.
lojiloji.com/farelerde-yaslanma-durdurul... .
  • Paylaş
Aslında durum biraz daha karışık.
Şöyle ki; eğer yaşlanmanın önüne geçilse bile, bundan bizim haberimizin olma ihtimali çok düşük. Yani alzheimer tedavisi veya bazı kanser hastalıklarının tedavisi bulunmuşken paylaşılmadığı gibi, bazı çok akla mantığa uygun, komplo teorisi denilen, ancak kanımca da gerçek olduğuna inandığım olaylar mevcut. Yani, dünya nüfusunun fazla olduğunu ve azalması gerektiğini düşünen ve bunun için çalışan bir takım insanların, etrafa savaş, aids, ebola gibi hastalıklarla ve kargaşalarla, dünya nüfusunu veya kendilerince alt sınıf sayılabilecek bazı ırkları yok etmeye çalıştığı düşünüldüğünde; yaşlılığın önüne geçildiğinde bile bunun insanlarla paylaşılması biraz ütopik...

Bir başka bakış açısıyla, bunu yaşayan birine yapma sıkıntısı.. Yani hiç doğmamış birini ölümsüz yapmak (herhangi bir dış tehdit olmadan ölümsüz), teoride mümkün... Ancak bunu yaşayan birine yapmak ne yazık ki hayallerde bile çok zor.

Şöyle ki; bir insanın ortalama ne kadar yaşayacağı zaten doğumunda bellidir ve DNA'sına işlenmiştir. Bu da bir hücrenin maksimum bölünme sayısıyla alakalıdır. Yani siz doğduğunuzda, DNA'nızda hücrelerinizin en fazla kaç defa bölünebileceği, buna bağlı olarak da en fazla ne kadar yaşayabileceğiniz bilgisi işlenmiştir, yani mevcuttur.

Bu konuyu daha iyi anlatmak gerekirse; bir koyun ortalama 7 sene yaşar. Eğer elimizde 3 yaşında bir koyun varsa ve bunu kopyalarsak, kopyalanan kısmı 7 yıl değil 4 yıl yaşar. Vermiş olduğum örnek Dolly'dir. Zaten böyle bir şeyin de ortaya çıkması, canlılar kopyalanmaya başladığında görüldü.

Yani bir bir insan var ve 70 yaşına kadar yaşayacak. Bu kişi 30 yaşındayken kendisinden bir hücre alıp kopyaladığımızda, kişinin kendisi 70 yaşında, ancak kopyası 40 yaşında ölecektir. Dış görünüşünde yaşları bu ancak hücrelerine bakıldığında, kopyalanan kadın zaten 30 yıl yaşamış ve geriye 40 yılı kalmıştı.

Yani bir insanın ömrü zaten bellidir. Bunu pile benzetebilirsiniz. Pilinizin en fazla bir kullanma süresi var. Bunu hor kullanarak erkene alabilir, tasarruflu kullanarak da en ileriye çekebilirsiniz. Yani sağlıklı yaşayarak uzun yaşamak veya sigara içerek erken ölmek buna ters düşmez.

Sigara içerek veya vücudunuza başka türlü zararlar vererek, vücudunuzu daha fazla yenilenmeye zorlarsınız. Bu da ömrünüzü kısaltır. Eğer yapmazsanız, tam tersi...

Yani aslında denildiği gibi, herkesin ne kadar yaşayacağı taa doğduğumuzda belirlenmiştir.
  • Paylaş
Bir yerlerde şöyle bir iddia okumuştum: 150 yıl yaşayabilecek ilk insan 5-10 sene içinde, 1000 yıl yaşayabilecek ilk insan ise 50-100 sene içinde doğacakmış. Bazen doğmuş bile olabilir diye düşünüyorum...
  • Paylaş
Ömür uzatılabilir, Gen teknolojisiyle ömür belki ileride 2 katına bile çıkabilir. Ama yaşlanmanın önüne geçmek entropi yasasının önüne geçmek olur ki bu imkansız bir şey... Entropi: "Canlılar yaşlanır ve ölür, evrendeki düzenlilik düzensizliğe doğru yol alır" der... Sonuç: Uzatabilirsiniz ama değiştiremezsiniz... .
  • Paylaş
Doğanın en temel kanunudur, herhangi bir şeyin başlangıcı, gelişimi, ve bitişi. İnsanda bunun bir parçasıdır. Belki yaşam süremiz biyolojik açıdan uzatılabilir ama bununla birlikte birçok şeyin kaybını da yaşarız. İnsan varlığının şu anda yaptığı ve geliştirdiği hemen hemen her şeyin bir yan etkisi bulunmakta. Yaşlanmamızın, veya sağlığımızın böyle bir durumda olması tamamen gene bizle alakalı diye düşünüyorum. Beslenme şeklimizden, uyku düzenimize kadar bütün her şey bizim yaşam standartlarımızı ve kalitemizi belirlemekte. Elinde sonunda bir şekilde yaşlanacağız ama bunun nasıl bir sürede olduğu gene insanoğluna bağlıdır. 
  • Paylaş
Geçilecek. Tabi bir 'gelecek' olursa...
  • Paylaş
"Her canlı ölümü tadacaktır. "
Nokta.
  • Paylaş
Eğer böyle bir şey olursa hadi adamlar ölümsüzlüğü buldu diyelim. " Zamana Karşı" filminde olduğu gibi güçlü insanlar sonsuza kadar yaşayabilecek fakirler, evsizler ve yoksullar ölecek. Yani her anlamda biz sıkıntıya düşüyoruz. Allah bizi ölümlü yaratmış. Arkadaşında öğreni gibi "Her canlı ölümü tadacaktır. " yani ölümden kaçış yok. Boş yere vakit kaybı oluyor adamlara hastalıklara karşı bir önlem olarak birşeyler çıkarsalar ya.
  • Paylaş
1

Thecrazyhands, Ölümsüzlük diye birşey olamaz.dini yönünü geçerek bilimsel bir cevap verecek olursak eğer ; her hücre bolundugunde dnasindaki telomerlerde kisalma olur.her bolunme bu kisalmayi artırır. Ve telomer belli bir kisaliga ulastiginda artik bölünme yetenegini kayberder hucre ve ölüm kacinilmaz olur.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1192 Görüntülenme17 Takipçi10 Yanıt