Bilmek istediğin her şeye ulaş

Socrates'in mantıksal düşüncenin gelişimine hizmet eden adımları nelerdir?

Sokrates. Efsane Filozof. Çok şeyler söylendi ona dair; ama O'nun yazdığı bir metin yok elimizde. Daha çok Platon'dan öğreniyoruz O'nu.
Bir Mantıkçı olmaktan çok bir Ahlakçı Sokrates. Ama Mantıksal düşünceye katkıları en az bir Mantıkçı kadar. Öncelikle kavramları araştırması ve onları tanımlama gayreti çok önemli. Kavramların içlemlerini çözümleme gayreti çok önemli. Kavramları tanımlamadan doğru akıl yürütmek olanaksızlığının farkında O. Kavramların içlemleri ile uğraşırken doğal olarak kaplamları da Sokartesi'n üzerinde durduğu önemli bir mesele oluyor.
İkinci ve en önemli katkısı -ki sonra biz bunu sistematik biçimde Descartes'te göreceğiz- bildiklerini yok sayıp, akıl yürütmeye sıfırdan başlaması. Ne diyor; "Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir. " Bu yargı doğrudan Mantıksal bir ilkedir. Akıl yürütmelerinde çoğu kez tez-antitez ikilemini kullanır. O kadar ki diyaloglar genellikle tartışan iki tarafın birbirinin yerine geçmesi ile biter!

Bir başka katkısı da sonradan başına iş açacak olan kendine özgü İronik tavrıdır. Bugün hala keyifle okuduğumuz diyaloglarının tadı buradan gelir.

Not: Bugünlük bu kadar yeter. Zaten fazla uzun yazıların bu platformlarda okunmadığı kanısını da taşımaktayım.
  • Paylaş
Sokrates'in en büyük katkısı sanıyorumki bildiğimizi sandığımız kavramları aslında tam olarak bilmediğimizi, bildiklerimizin bize empoze edilmiş(toplum yaşamda, çocukluktan başlayan şartlanmalar) olduğunu göstermesidir. Burdan hareketle kavramlar tam olarak bilindiğinde mantıksal tartışmaların çoğuna gerek kalmayacağı sonucu çıkıyor çünkü çoğu tartışma anlamı bulanık kavramlar yüzünden oluyor. Sokrates'in "En iyi bildiğim şey, hiçbirşey bilmediğimdir" sözü yine onun kavramların anlamlarının tam olarak bilinebilmesinin çok zor olduğu düşüncesini gösteriyor.
  • Paylaş