Bilmek istediğin her şeye ulaş

Son dönemde insanların iş hayatında mutsuz ve tatminden yoksun olmasının sebepleri nelerdir?

Aslında bu konu temel olarak insanların isteği işi yapamıyor olmasına dayanıyor bence. Ancak bundan şu anlam çıkarılmamalı; herkes istediği yapma şansını yakalayamaz elbette. Bence doğru bir sistemde 2 farklı grup olmalıdır ve bu gruplar toplam iş hayatında faaliyet gösteren insanlar içinde yüksek orana sahip olmalıdır:
  1. İstediği işi yapan kişiler
  2. Yaptığı işten ve halinden memnun olanlar

Bu iki grubun miktarı ne kadar yüksek ise bence iş verimi ve refah seviyesi o kadar artacaktır. Buraya kadar zaten bilinen şeylerden bahsettim, biraz da daha spesifik detaylardan bahsedeyim.

Bir insanın yaptığı işten memnun olabilmesi, tatmin olabilmesi ve daha mutlu hissedebilmesi için şunlardan en az birinin eksiksiz gerçekleşmesi gerekir:

  1. Yaptığı iş ona başka bir yerde öğrenmesi kolay olmayan ve gelecekte çok daha fayda sağlayacak tecrübeler vermelidir.
  2. Yaptığı iş ona normalde elde edemeyeceği imkanlar sağlıyordur. Bu genelde para olarak değerlendirilir. Sadece öyle değildir, para dışında iş ilişkileri kurabileceği yeni insanlar, ya da kendine yer edinebileceği bir kitle diyelim.
  3. Yaptığı işi çok seviyordur. Yani o işi çok iyi biliyordur ve bir tatmin söz konusudur, ya da işi çok iyi bilmese de tatmin olabileceği bir ortam vardır.
  4. Geleceğine yatırım yapıyordur, yani yükselme şansı vardır.
  5. Devlet memurudur ya da onun gibi kadroludur ve yerinden kıpırdamak istemiyordur.

Bu liste biraz daha uzatılabilir, ama ben bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Tüm bu maddelerin hepsi için de geçerli bir kural vardır, o da şudur ki kişinin her durumda katlanacağı ve tatmin olamayacağı veya göze alacağı durumlar, riskler olacaktır. Çünkü yaşadığımız çağda bunların çoğunu sağlayacak şirket ve kaynak çok azdır. Dolayısıyla herkes mutlu olamaz. Hatta çoğu insanın memnun olamamasının sebebi de bunlardır.

Tüm bunların arkasında sadece alınan eğitim değil, genel olarak ülkede henüz gelişmemiş bazı sistemler ve bakış açıları dışında kişilerin iş hayatına ve yaptığı işe bakışı tüm bunlar üzerinde çok etkilidir.

Şirketler açısından durum biraz daha karışık, çünkü ortada anlaşılabilir ve net bir sorun vardır. Ancak şirketin yapması gereken bir şey vardır; o da hedeflerine ulaşmak. Kriz döneminde işten çıkarma yapıp, kalan kaynaklarla devam eden ve kriz dönemi geçtikten sonra da eldeki kaynakları krizi öne sürerek devam ettiren şirketler de vardır, kriz döneminde iş gücünü kaybetmemeye çalışan ve bunun üstüne koyan şirketler de. Şirket açısından hedefe ulaşmak için 2 kural vardır; para ve ekip. İkisi ne kadar yüksek oranda bir araya gelirse şirketin hedeflerine ulaşma olasılığı o kadar yüksek olacaktır. Ülkemizde şirket kuranlar bilirler, şahıs şirketi de kursanız bir ortağınız daha vardır ve o ortak her hal ve şartta (kar etmeseniz dahi) sizden payını alır, alamaz ise sonsuza kadar bekler ve yine alır :) Bu yüzden şirketler kaynaklarını hep verimli kullanmak zorundadır. Tabi bunlar bazı hatalar için sebep olmamalıdır.

Sonuçta yaptığınız işten mutlu olmak istiyorsanız, size tavsiyem, ne yapmak istediğinize net karar vermenizdir. Çünkü ne yapmak istediğini bilen biri, elbet bir yolunu bulur ve hedefine ulaşır.
  • Paylaş
1

Hakan Köse, Ek olarak bir not düşmekte fayda var; bu yanıtta girişimci olmayı tercih edenler için durum biraz daha farklıdır, onların göze aldığı şeyler çok farklıdır.

İş hayatı, adı üstünde iş içinde hayatı barındırır, bu yüzden hayatta mutlu olmanın yolunu bulmuşsan eğer, işinde mutlu olmanın yolunu da bulursun kanaatimce...

Kurallarını, değerlerin ile süsleyip, mutlu olmaya bakacaksın. Hiçbiri yoksa eğer, aylaksan :) iş de yakana yapışır, hayat da, o zaman sonucuna katlanırsın...

Çalışmayı seviyorsan, hırsını kontrolsüz bırakıp, kibre kapılmayacaksın, işinde kararlı olup, sabredecek, Bismillah ile başlayıp, Elhamdülillah ile bitireceksin.
Gerisi gelir hayırlısıyla :)
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

515 Görüntülenme2 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları