Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sonsuzluğu anlamak, hissetmek mümkün müdür? Sonsuzluğu tanımlar mısınız?

Sonsuzluğu anlamak, hissetmek, tanımlamaksa mesele, bazı düşünce teknikleri, yaklaşımları var, onlar kullanılabilir.

Bu sitede de verildi, bir yaklaşım var, -adını unuttum, boyutları anlamak için bir yaklaşım, oradaki bir yaklaşımdan kesit alırsak;

Şayet iki boyutlu bir dünyada yaşıyor olsaydık, yani iki boyutlu bir kağıt üzerinde, mürekkeple çizilmiş bir insan şekli, dört yöne gider ama, derinlikte hareket edemez. Buna bakan ve üç boyutlu dünyada yaşayan insan, iki boyutluda yaşayanı nereye giderse gitsin tam olarak görür, diğeri ise ne görür, ne de üçüncü boyuta açılabilir.

Şimdi iki boyutlu dünyada yaşayan insana bir sonsuzluk verelim.

Kağıdı rulo yapıp, üst üste yapıştırdığınızda, iki boyutlu dünyadaki insan, ne kadar yürürse yürüsün, yürüyüşü bitmez, onun için ileri ya da geri giden yol sonsuzdur.

İyi de ya yukarı-aşağıya giderse, şimdi ruloyu çözelim ve kağıdı küre haline getirelim. Artık bütün yönler iki boyutlu insan için sonsuzdur, son yoktur, ancak üç boyutlu insana göre, bu sonsuzluğun boyutları bellidir, sonsuzluğu büyüklükle alakası yoktur bir üst boyut için.

Bu yaklaşımla, zaman boyutu ile beraber şu an yaşadığımız boyut bizim için sonsuzdur. Zira zaman boyutu bizim bu boyuttan çıkmamızı engeller ve sonsuz kılar. Evrenin henüz genişlemekte olan en dış kısmına ulaşsak ve daha da hızla dışına doğru taşsak, en geride tüm evrenin bir nokta haline geldiğini ve kaybolduğunu, buna karşın önümüzde var olduğunu görürüz. Aynen rulo yapılan kağıttaki, ek yerinden tekrar aynı yere dönmek gibi.

Evrenin bir büyüklüğü var, ancak sonsuz, ya da sınırsız. Ancak büyüklüğünü ancak bir üst boyutta yaşayan görebilir.

Nasıl biz iki boyuttaki bir insan ne yaparsa yapsın görebiliyorsak, bizim bir üst boyutumuzda da bakan birisi, bütün zaman scalasında tüm zamanı eş zamanlı görebilir. Geçmişi de, geleceği de görebilmek, dinde de var bu yaklaşım, olacağı gaybı bilmek bağlamında.

dolayısıyla bu tür teknik bakışlar, yaklaşımlar bu tür konuları düşünmeye yardımcı olur.
  • Paylaş
Ben bu nokta da biraz kuşkucu yaklaşıp herşeyin sonu vardır eğer bir şeyin sonunu tespit edemiyorsak sadece o şey hakkında yeterince bilgi sahibi değilizdir derim
  • Paylaş
Varlığına inandığım, ama bizim dünyamızda (boyutumuzda vs ne denirse) tanımlanamayacağını veya anlaşılamayacağını düşündüğüm bir kavram... Hissetmeye gelince, neden olmasın ? dünya üzerinde insanoğlunun kurduğu düzen herşeyi kalıplara sokma çabasına girdi, hissettiklerimiz dahil. En başta 'dil' kavramı buna sebep oldu. Kalıplara girebilen duygular ciddi bir miktar özlerini kaybetseler de hayatımızda bir şekilde varoldu, giremeyecek kadar saf ve güzel olanları ise geçmişte biryerlere gömdük. Kimbilir, belki de gömdüklerimiz arasında biryerlerdedir sonsuzluk da...
  • Paylaş

Eğer sonu tanımlarsak, işimiz kolay olur son dediğimiz ne ki ölüm mü? Şahsen bu kadar üstün niteliklerde olan insanın, ölerek çürümesi bütün üstün özelliklerin kaybolması, çok saçma. Çok eski tarihlerdeki yapılan mezarlar da dahi ölen kişi dirilince kullansın diye şahsi eşyaları vardı.


Tanımını aradığımız şey galiba biziz, yani insan. Hiçbir insan birbirine benzemez, bunun sebebi ruh suretimizin şeklidir. Beden ruhun etrafını sarmış, bir streç film gibidir, ruh ise milyonlarca hissiyattan duygudan oluşur, bu duygular akli-vicdani-hevesi'dir. Bizlerin bu bağlamlarda yaptığımız seçimlere göre ruhumuzun şekli belli olur. Beden çürüse de ruh çürümez.


Ruhun bir kanıtı da, evrenin enerji döngüsüne baktığımızda, enerji dönüşür, konvert olur (dönüşür), yani çevremizdeki her şey bir konverterdir (dönüştürücüdür). Peki bu kadar malzeme iç içe iken neden rastgele her yerden insan veya hayvan bedenleri çıkmıyor. "Son" ya da "Sonsuzluk" zamani bir kavramdır. Zaman yoksa son ya da sonsuzluk olmaz.

  • Paylaş
Sonsuz olsun olmasın da Yaradansız olmasın!
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR