Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sosyal medya platformlarındaki hesaplarında sürekli yediği, içtiği, gezdiği anların fotoğraflarını paylaşıp mutluyum pazarlaması yapmak neyin eksikliğinden kaynaklanır?

Bence bunu paylaşan kişinin kim olduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz, genelleme yapmak doğru olmaz, çok farklı sebepleri olabilir.

  • Beğenilmek herkesin hoşuna gider. Bu amaçla birçok insan özellikle güzel/genç göründüğü yada bir şeyi başardığı paylaşımlarda bulunuyor.
  • İlgi görmek isteyenler fazla, artık herkes o kadar yalnız ki, dikkat çekebilmek için gereksiz abartılı, vurgulu paylaşımlarda bulunuyorlar.
  • Mutluluk oyunu oynayanlar var haklısınız. Bu biraz mesaj amaçlı olabilir, mesela eşinin ailesine karşı 'bakın biz mutluyuz', sevgilisinin arkadaşlarına karşı 'o bana aşık', küstüğü arkadaşlarına karşı 'sana kalmadım bir sürü arkadaşım var', işten çıkarıldıysa eski patron yada iş arkadaşlarına karşı 'siz kaybettiniz'... gibi gibi.
  • Mutsuzluğunu, üzüntüsünü paylaşanlar da var ama bu da bence ilgi ihtiyacından kaynaklanıyor.
  • Ticari amaçlı paylaşım yapanlar her geçen gün artıyor.
  • Siyasi amaçlarla sesini duyurabileceği tek platform olması nedeniyle paylaşımda bulunanlar var yada bunu da bir gelir elde etmek amacı ile yapanlar var.
  • Mutsuz insanlar var, hayatları boş olduğu için oradan sürekli başkalarına laf atan, her şeyden şikayet edenler var. Ör. 'bu güzel havada bu AVM niye dolu bu kadar', 'parkur yine çok kalabalık hatunlar bikiniye sığma peşinde demek ki', 'bıktım bu trafikten'.
Gördüğünüz gibi örnekler çoğaltılabilir, ama bir insanın profil sayfasına baktığınızda zaten anlarsınız neyi ne amaçla yaptığını, bu yüzden konuyu adamına göre değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
  • Paylaş
3

Elif Tunç, başarılı bir yazı olmuş. Ama genellikle hepsi 3. kaynaktaki maddeden besleniyor

Clint Eastwood, Kisiye gore degerlendirmek degil mesele. Burada bahsedilen bir kitle. Bu kitledeki insanlar siraladigin maddelerin hangisini yapiyorsa yapsin kendi benligi disinda yaptigi seyler. Butun bunlari bu kisiler sokakta, yaninda anlatarak ya da uygulayarak yapsaydi, kisi ayirma diyerek davranislarindan somut olarak ayirip analiz edebilirdin fakat bu sosyal medya kitlesi icinde isyan eden adam sokakta aynisini yapamiyorsa, yemeklerini paylasan dallama sokakta bundan surekli bahsetmiyorsa bu o kisinin gercekligi disinda hayal urunu bir kisiliktir. Ve sokaktaki bilinen gercek kisiligiyle celisir. Yani sosyal medyadaki kisiler bir kitledir, genellenebilir ve asla gercek degillerdir.

Mine, sosyal medyada gerçek kişiliğini paylaşmamak da bir tercihtir ve bu da grupladiğim kişilerden herhangi bir gruba girebilir, neden degil ? mutluluk oyunu mu oynuyor, pazarlama mı yapıyor ? Yoksa tamamı gerçek değil diyemessiniz, ben de uzun yıllardır facebook kullanıyorum hic gercekten olmadigim, gercekten hissetmedigim, inanmadigim birsey paylasmadim. Bu bir kisilik meselesi. Ve ben birisi bisey paylastiginda once 'lafa bakarim laf mi diye, sonra soyleyene bakarim adam mi diye' ne yazikki bazi kisilerin paylasimlarini daha dikkate alip okurken, bazilarinin bildirimlerini bile gizlemek zorunda kaliyorum.

Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisiyle tamamen paralel bir durum var sosyal medyada.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.
  1. Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
  2. Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
  4. Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, ön yargısız olma, gerçeklerin kabulü)
  • Paylaş
Cevap olarak şu videoyu vermem yeterli olacaktır sanırım.
  • Paylaş
Tüketici toplumlarının en belirgin özelliği tükettiği nesnelerin bağımlısı olmalarıdır. Şarj kabloları kadar özgür, sinyal seviyesi kadar mutluyuzdur hayatta. Gün be gün değişen hayat şartları, teknolojik gelişmeler vs. insanları bir çıkmazın içine sokar. Üretim aşamasından tüketim aşamasına kadar olan bir çıkmaz. Üretim için en çok çaba/emek sarf edenler tüketim aşamasında en çok mağdur olanlar olur çoğu kez ve bu o kadar içselleştirilir ki bu toplumlarda kimse çıkıp "Durun! Biz napıyoruz! " diyemez. Çünkü sarjı bitmiştir. Tweet atamamıştır. Arkadaşlarını foursquare'de etiketliyememiştir, facebooktan etkinlik oluşturamamıştır. Daha da kötüsü hayatını anlamlı kılan manevi duygu ve düşüncelerden o kadar soyutlanmıştır ki üzülme, sevinme smileyleri olmasa hatırlamayacak haldedir. :( yaptığımız zaman üzülüyor, :) yaptığımız zaman seviniyoruz şu kısa hayatta. Zzzz yazınca uyuyor oluyor, asdasfgh yazınca kahkaha atmış oluyoruz. Döngü o kadar kısır ki! Sabah kalkıyoruz, kendi evimizdeki insanlara günaydın demeden "günaydın millet bugün nasılsınız bakalım" gibi tweet atıyoruz. Öğlene doğru arkadaşlarımızla geçtiğimiz/uğradığımız her kafeyi, restaurantı, parkı foursquareda puanlıyor, yer bildirimi yapıyoruz. Bunu yaparken parkı görmeden geçenler bile oluyor aramızda. Akşama doğru eve geliyor "ayaklarıma kara sular indi, ama güzel bir yorgunluktu" tweeti atıyoruz. Döngü içerisinde kalmış bireyler ister istemez bir zaman sonra bunalım yaşamaya başlıyorlar. Bireyden topluma doğru giden süreçte bu sancılı süreç çok büyük problemlere yol açıyor. Örneğin toplumsal olayları sosyal medya aracılığı ile yaymaya başlıyor, düğün kartlarımızı bile vermeye ihtiyaç duymuyoruz. Toplumda infial uyandıran olayları bile buralardan lanetliyoruz.

Şimdi bir düşünün. Ne yapıyoruz? Bu site dahil girdiğimiz onca sosyal paylaşım platformlarında neden bu kadar vakit geçirmeye başladık? Ben dahil bağımlısı olduğumuz bu kablolu/kablosuz garip şeylerin yüz yüze bakarak attığımız bir gülümsemeden, bir omuzda ağlamadan daha mı fazla değeri var? Kendimize soralım şimdi? Gözlerimiz ekrana bakmaktan kızarıyor, boynumuz ekrana bakmaktan tutuluyor, ellerimiz yazmaktan ağrıyor. Neden? Bunalıma girmek zorunda kaldık. Neden?
  • Paylaş
1

Clint Eastwood, Msn iletilerinden, ''ne dinledigimi goster'' durumlarindan facebook, twittera kadar bir surec. Bu iki sosyal medya olmadan bile o kisitli haldeyken bir etiket, kimlik pesinde olanlar, farkli nicklerle, avatarlarla kendilerini tanitiyordu. Facebook ve twitterle kisi kendi ismini kullanarak gunumuzde bunu devam ettiriyor. Olayin igrencligi gunaydin mesajiyla, gorgusuz ve yavsakca yemek paylasmakla, onu yaptim bunu yaptimla devam ediyor. Gercege donup kendine sordugunda kimin umrunda diye dusunuyor mu acaba bu paylasimi yapan insanlar. Ya da gunaydin mesajina cevap verenle girilen diyalogun samimiyetsizligi yapayligi. Fotografini oldugu gibi koymayip bir yerin onunde ya da bir ortamin icinde koyma amaciyla kendine nasil bi anlam yukluyor insan ya da insanlarin gorup bu fotograf hakkinda gercekten olaganustu gizemli bir dusunce olusturduklarina mi inaniyorlar? Sosyal medyada her sey yapay, eylemler, tepkiler, kisiler, karakterler, ruh halleri hepsi sunni ve dayanilmaz boyutta. O yuzden kullanmayin.

Neyin eksikliğidir bilmiorum ama ilgi çekme amacı taşıdığına eminim. .
Benim için ilk zamanlarda uzaktaki akadaşları bulma, herkesle oturduğun yerden iletişime geçme gibi yönleriyle ilgi çekiciydi. Fakat bi süre sonra gerçekten sıkıcı ve yapmacık gelmeğe başladı. Anlık düşündüğün şeyi, tuşlara dokunarak bi çok insana aynı anda ulaştırmak tabiiki harika, fakat odanda tek başına, ağzını açmadan bunu yaptığını görmek bi süre sonra o güzelliği yok edior. Karşındakinin mimiklerini görerek, ya da uzaktaysa sesini duyarak iletişim kurmak gibisi olamaz. Bu sosyal! Siteler bizi sosyal olmaktan çıkardı klavye kahramanı yaptı. Bir de Sürekli fotograf koyan arkadaşlar ve beğenmenin zorunluluk haline geldiği durumların oluşması da cabası. Bazi insanların, en mutlu benim rollerini oynamaları için ayağına gelen fırsat gibi oldu bu siteler. Ben işyerinde bırakın bu sitelere girmeği nefes almağa zaman bulamazken, özellikle memur arkadaşlarımın iş saatinde bütün gün buralarda takıldığını görmekte sektörler arası farkı gösterdiği için ayrıca sinir bozuor! Alışkanlık yaptığı için kapatmakta kolay olmuor tabi, ama zor olsa da kapattım ve hiç bişey kaçırmış hissetmiorum kendimi. Ben işten fırsat buldukça herkesle yüzyüze görüşüorum ve kalan az bi zamanımda da mecburi girme hissi vermeyen stelere bakıorum. Şu anda da inploid keyif verior zorunluluk olmadan sadece kendi İlgimi çeken konularda tanımadığım insanların ne düşündüğünü bilmek güzel. Değerli zamanımı ii geçirdiğimi hissettirior.
  • Paylaş
Ben kısmen gereksiz görüyorum bu tür eylemleri ama eksiklik olduğu kanaatinde de değilim. Arkadaş sohbetinde anlatacaklarını sosyal medya hesaplarından paylaşıyor insanlar. Sonuçta sosyal medyada da sayfamızı takip edenler "arkadaşlarımız" oluyor. Bu tür paylaşımların altında arkadaş sohbetleri, hatır sormalar, selamlaşmalar oluyor. O tür haberler artık sosyal medya hesaplarımızda da sürekli paylaşılan felaket haberlerinin arasında ortamı neşelendiren, acıyı hafifleten ve bizi sonuçta Sibel Can ya da Acun Ilıcalı'dan çok daha fazla ilgilendiren, yakından etkileyen magazin haberleri oluyor. Başbakanımızın güzel Türkçe'siyle "ben şahsen kendim" olarak bu tür paylaşımları beğeniyor zaman zaman da altına üç beş geyik yazıyorum.
  • Paylaş
Bence bir eksiklik ile ilgili olmak zorunda değil. Zaten mesela ben gittiğim yerlerde özel şeyler yemiyorum veya içmiyorum. Dürüm, pizza, çay, kola. Bunları paylaşmak da beni özel yapmaz. Yani manevi bir tatmin hiç duymadım. Ama benim düşüncem bundan 10 yıl sonra facebook zaman tüneline bakıp kimlerleymişiz, nerelere gidiyormuşuz bakmak çok güzel olacak.

Ama ne yiyoruz pek önemli olmasa gerek.
  • Paylaş
Bazen sadece paylaşmak istersin çünkü mutlusundur. :)
  • Bunun dışında sürekli paylaşılması o an gerçekten onlarla uğraşacak kadar boş olmaktanda olabilir.
  • Sevdiklerinden uzaktaysan ve onlar da sosyal medya tutkunuysa onlarla paylaşırsın.
  • Bazen hoşuna gider birileri senin takipçin olsun beğensin falan.
  • Sinirlendirebiliyor insanı çoğu zaman ama hepimiz aynı değiliz işte. Genelde ergenlik çağındakilerde, evli ve çocuklu olanlarda ve emekliliğe yakın olan teknolojiye yeni ayak uydurmuş olanlarda görüyorum bunu.
  • Paylaş
Ben pazarlama ya da eksiklik olarak görmüyorum. Amaç anı paylaşmak. Bu hoş duran yemek de olabilir, gün batımı da olabilir, sevgilinle bir an da olabilir.
  • Paylaş
3

Deniz Yoldaş, Ani yasamakla birebir celisen bir durum ani sosyal medyada paylasmak

Brutal Code, Diğerleri neyse de sevgilimle olan bir anı neden diğer insanlar ile paylaşayım? :)

Winterwitch, tercih meselesi Brutal code =) yoksa bende paylaşmıyorum =)

Çok gereksiz bir eylem olmasına rağmen herhangi bir eksikliğin sebep olduğunda sanmıyorum, biraz moda, biraz eğlence, biraz duygusal tatmini hepsinden var bence. Ama öyle aman aman birşeylerin eksikliği değil. Ben o tür anları paylaşmıyorum sosyal ağlarda, farkında olmadan daha sonra silmek için bir sürü zaman harcayacağımız çöp bilgi olarak görüyorum. Şu kadar söyleyim son dört yıldır yaptığım kamp fotolarının yarısını yanlışlıkla sildim çok üzüldüm ilk baştan ama sonra aslında çok güzel anılar olmasına rağmen eksikliğini hissetmediğimi fark ettim. Dört yıldır açıp bakmamıştım bile.
  • Paylaş
Ne mutsuzluktan ne de sosyalliğin eksikliğinden kaynaklanmaz. Sadece var olduğunu yaptığı şeyleri insanlara göstererek belirtme ihtiyacındandır. En azından benim gördüğüm kadarıyla bu tür paylaşımları çok fazla yapan insanlar genelde entelektüel yönden fazla gelişmemiş insanlar oluyor. Ama az biraz entelektüel birikimi olan insanlar çoğu zaman kendini bu tür paylaşımlarla var etmeye çalışmazlar.
  • Paylaş
Cevabı sorunuzda vermişsiniz zaten Mutluluğun :)
  • Paylaş
Belki gerçekten mutludur nerden bilebilirsin ki? Senin böyle demenin sebebi ne acaba bunu düşündün mü? Belki onun o anını kıskanmaktır bende bunu bilemem işte hadi neyse
  • Paylaş
6

Ferit Binici, Çok yalnız ve mutsuzum.Çevremde mutlu gördüklerimi tespit edip kapı aralığından bakılmaması gereken mahreme dayanamayıp bakar gibi mutluluğa bakıyorum.Özlemle ve kıskançlıkla =))Psikoloji öğrencisisin senin laboratuarın insanlar ve davranışları.Onlara deney yapamazsın doğal yaşamlarında gözlem yaparsın.İyi bir gözlemci ve analizciysen bir takım çıkarımlarda bulunursun.Bende çevremdeki gözlemlerimde bunu gördüm.Kendi hayatımı merak ediyorsan mutlu değilim ama mutsuz da değilim sana paradoks gelebilir.Daha çok huzursuzum.Ancak bunu dışa vurmadan kendimce yaşayıp çözebiliyorum.Sosyal medyada birçok kişi kendini pazarlar.Ora bir vitrin gibidir.Herkes öğüt yada nasihat veren sözler paylaşır.Çoğu teoride kalır kendi hayatlarında pratiğe taşımazlar.Anlatmak istediğim sen orada ne kadar kendin gibisin.Bu soru çok önemli.

Gökay Ata, Tamam işte bende gözlemimden onu söyleme gereği duydum ayrıca laboratuvar ve deneyler var araştırmanı tavsiye ederim.

Ferit Binici, İnsanı fare gibi kapatıp üzerinde deney yapamazsın.Bazı psikologlar insanın doğal davranamayacağını bu yüzden yapılan gözlemin doğal olamayacağını savunur.Sen toplumsal çıkarımlarını llaboratuarında yapabiliyorsan ne mutlu sana.Ancak biz sosyologlar toplumun davranışlarından doğal gözlem yaparak bir takım veriler çıkarabiliriz.Ben bütünü incelerim sen bireyi ben geneli söyledim sen özeli.

Gökay Ata, Dediğin gibi farklı düşünüyoruz Sayın "toplum mühendisi"

Elif Tunç, gökay ata beyfendi farkendaysan haksızsın.yazan kişi yazısında sürekli kelimesini kullanmış sürekli olmasa bile bu tür şeyleri atmak o anın tadını bile yaşamayı azaltır,aynı zamanda paylaşımda bulunmak takdir beğenilme gibi duygu isteğini de içinde bulundurur,yoksa sadece fotoları birlikte zaman geçirdiği kişlere atar yani mantıken.aynı zaman da bakın nasıl eğleniyorum mesajını başka arkadaşlarına empoze etmeye çalışırlar.kıskanmakla da alakası yok kıskanan zaten onun altında kalmamak için onun gibi davranır bu sadece yanlış bulunan bir gözlemdir.

Gökay Ata, Acikcasi haksiz oldugumu dusunmuyorun ayni seyleri dusuneceksek varligimizin ne anlami var benim gorusum hala ayni bana gore dogru olanda bu.

1. Mutsuzluğun.
2. Sosyalliğin.
  • Paylaş
İlgisizliğin belirtisi ben halk dilinde söyleyeyim de psikologlar çevirsin görgüsüzlük başlangıcı
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1999 Görüntülenme23 Takipçi15 Yanıt

Konu Başlıkları