Bilmek istediğin her şeye ulaş

Stres öğrenilmiş bir davranış mıdır?

Yukarıdaki yanıtlarda doğruluk payı var ve ben de bazı eklemeler yapmak istiyorum..

Stres başımıza gelen olaylarla başa çıkacak yeterli donanımımız olmadığında ortaya çıkan durumdur. Stres anında biz kaygı öfke üzüntü gibi duygusal tepkiler verebilir ya da çeşitli şekillerde davranabiliriz.. Stres bir duygu, tepki veya davranış değildir.. Stres anında verdiğimiz tepkilerin bir kısmı Ece'nin dediği gibi otomatik bir kısmı da Hakan'ın dediği gibi öğrenilmiştir.. Başa çıkamadığımız bir durum her başımıza geldiğinde aynı yöntemlerle ele alıyorsak, eski öğrenmeleri kullanıyoruz denebilir. O durumla baş etmek için yeni işe yarar yöntemler bulmak ve bunları pekiştirmek stresi azaltır.. Diğer yandan bazı insanların yapamam, beceremem, başa çıkamam, zaten hep benim başıma gelir gibi sürekli ve katı inançları olabilir.. Bu inançlar her zorluğun stresör olarak algılanmasına sebep olur.. Bu da her durumu stres diye değerlendiren öğrenilmiş bir düşünce tarzıdır.. Bu düşünce tarzı ve yukarıda bahsettiğim stres tepkileri, üzerinde çalışılırsa değişebilir..

  • Paylaş

Soru çok ilginç bir noktaya değinmiş bence, ilgimi çekti. Bu sanırım daha çok psikologların konusu ancak ben kendimce fikrimi belirtmek isterim.

Stres öğrenilmiş bir davranış olabilir bazı durumlarda. İnsan davranışlarının çok büyük bir bölümü otomatize davranışlardır ve bunların çoğu öğrenilmiş veya edinilmiş alışkanlıklardan oluşur. Bu çok mantıklıdır çünkü sonuç olarak beyin her seferinde aynı karar mekanizmasını işletmeden direk olarak edinilmiş bilgi olarak, çıktı olan davranışı gerçekleştirir.


Buna çok ilginç örnekler verilebilir. Her gün gerçekleştirdiğimiz işlemler vardır ve bunları yaparken hemen hemen hiç bir zaman düşünmeyiz. Ayakkabımızı bağlamamız gerektiği, ya da hangi ayakkabımızı önce bağladığımız, nasıl yürüyeceğimiz, koşacağımız gibi hayati olaylardan tutun da araba kullanmak, gitar çalmak ve aynı anda şarkı söyleyebilmek gibi daha kompleks işlemlere kadar bir çok aktivite öğrenildikten sonra kendiliğinden gerçekleşir.


Bunu uzun uzun anlatmaktaki amacım, iyi ya da kötü alışkanlıkların öğrenildiği ve tekrarlandığı bilgisi. Dikkatinizi çekmek isterim ki, hem iyi hem de kötü alışkanlıklar benzer bir mekanizma ile öğrenilir ve sürdürülür.


Konuya dönecek olursak, stres sürekli yaşandığı takdirde, ve kişinin bunun önlemini alamadığı durumlarda, kendi kendine büyüyen bir hal alabilir. Çünkü stres bir süre sonunda, eskiden stres hissedilmeyen işlevlerin de stresle yapılması ve bunun tekrar etmesi ile hızlı biçimde yaşamınızın bir çok noktasına sızabilir. Dolayısıyla, bu durum bazı kilit anlarda öğrenilmiş bir tepkisel mekanizmaya dönüşebilir.


Önemli olan, kişinin kilit durumları veya kilit davranış modellerini takip etmesi, keşfetmesi ve tespit etmesidir. Tabi bunlar benim kişisel fikirlerim, konunun uzmanı olan arkadaşlar daha bilimsel bilgiler verebilirler sanırım.

  • Paylaş
Bir tehlike karşısında verebileceğimiz üç temel tepki vardır:
  1. Savaşmak
  2. Kaçmak
  3. Ölü taklidi yapmak (yani bayılmak)
Vücudun kendini savaşmaya veya kaçmaya hazırlaması bizim hissettiğimiz ve "şimdi stresliyim" dediğimiz tepkileri ortaya çıkartır. Bu tepkiler fizyolojik ve psikolojik tepkilerdir. Örneğin kalp atışının artmasının sebebi kaslara ve gerekli organlara daha fazla oksijen gitmesini sağlamaktır. Benzer şekilde, ışık alımını arttırmak için göz bebekleri büyür, kan sindirim sisteminden çekilip diğer organlara gönderilir. Bunun gibi daha pek çok tepki kendimizi tehlikede hissettiğimiz anda otomatik olarak çıkar. Yani öğrenilmez ve değiştirilmez. Bu tepkilerin amacı vücudun dayanıklılığını arttırmaktır. Bu tepkiler vücudu ciddi şekilde daha dayanaklı kılar ancak bunu yapmak için vücut tüm kaynaklarını harcadığından bu durum kısa sürelidir. Kısa süre sonra, stres verici uyaran ortadan kalkmazsa vücut normalde olduğundan daha zayıf düşer. Eğer bu durum sık tekrarlanıyorsa vücudun bu tükenmişlik durumu da sık tekrarlanıyor demektir. İşte bu tükenmişlik durumda vücut tamamen savunmasız olduğundan tüm hastalıklar da bu dönemde ortaya çıkabilir. Doktorların "stresten uzak dur" önerisi bu sebepledir. Bu açıdan bakıldığında stres bir tepkiler bütünüdür ve bu durum otomatik gerçekleşir ve değişmez.

Bizler tehlike anında vücudun vereceği otomatik tepkileri değiştiremeyiz (kontrol altına almak ve düzenlemek mümkündür ancak ilk anda tepkinin ortaya çıkmasını engellemek pek olası değildir), ama, n
eyin bizim için tehlike demek olduğunu değiştirebiliriz. Bizim için günlük karşılaştırığımız her olay stres verici ise beyin bu olayların her birini tehlike olarak algılayıp vücudu alarm haline sokar. Bizi strese sokan şey durumun bizati kendisi değil bizim onu başaçıkılmaz olarak algılamamızdır.

Soruya gelince: stres öğrenilmiş birşey değildir ama neyin bizi strese sokacağı öğrenilmiştir. Herkes için inanılmaz derecede stres kaynağı olan bir işin bazıları için günlük rutin iş gibi algılanabilinmesinin sebebi de budur.
  • Paylaş

Doğuştan kazanılan bir davranış olmadığını düşünüyorum. Stres yaşadığımız hayat, sıkıntılar, zorluklar, iş ve meslek, öğrencilik yıllarında sınav stresleri vb konularda hep yaşayarak hep öğrenerek stres sahibi oluruz. Stresli insanlar stressiz insanlara göre daha başarılı olabilirler, bu da stresli insanların bazı şeyleri kafasına takarak yada stres yaparak yaşadığı için başarısız olmasının nedenleri arasındadır.

  • Paylaş

Stres yaratan durumlarda beyindeki hipotelamus bölgesi böbrek üstü bezlerini uyarır ve adrenalin ve kortizon hormonları kana karışır. Bu hormonlar sayesinde kalp atış hızı, solunum sayısı ve kan basıncı artar. Göz bebekleri genişler, kan şekeri yükselir, terlenir. Yani stres vücudumuzun bazı durumlara karşı doğal bir tepkisidir.

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1432 Görüntülenme16 Takipçi5 Yanıt