Bilmek istediğin her şeye ulaş

Taksim Gezi Parkına ne yapılsa hoşunuza gider?

Şu anki Gezi Parkı girişine daha önce yabancı bir heykeltraşın kendi isteği ile yapmak istediği büyük bir heykelin Direniş'i temsilen (TOMA önünde direnen kadın silüeti - bkz aşağıda) dikilebilmesini çok isterdim. Bunun gerçekleşme ihtimali çok çok düşük ama yaşananları insanlara hatırlatması açısından süper olurdu.

Taksim Gezi Parkı

Simge bu olmak zorunda değil ama Gezi Parkı girişinde bu temelde ilerleyecek bir çalışma güzel olabilirdi. Bu arada Abbasağa Forum'da da bir çalışma yapılmıştı. Fotoğrafını da buraya ekleyeceğim.
  • Paylaş
4

Şaman, Üstat oldu olacak parkın ismini de Taksim Özgürlük Parkı olarak değiştirelim, bunu da sen sunarsın artık hükumete (neden hükumeti ilgilendiren bir konuysa artık bu, normalde Topbaş'la çözülmeli, hükumet önemli işlerle uğraşmalı ufacık parklar, kışlalar, camilerle değil.)

Serkan Köse, :) çok iyi olailir ama imkansıza yakın bence gerçekleşmesi..

Şaman, Simge kırmızılı kadın da olabilir ama onu hayatta diktirmezler, polisin destan yazmaya başladığı an. C: Bu hiç değilse bir fışkiyeye karşı felan dikilebilir.

Serkan Köse, :):) Fışküye dikilsin madem :)

Parktaki var olan parke taşı halindeki yürüyüş alanının azaltılıp, insanların daha rahat hareket edebileceği, toprakla buluşabileceği çim alanlar genişletilebilir. Ağaçlar korunup mümkün olduğunca arttırılabilir, parkın yutak alan özellikleri arttırılabilir. Tartan malzemeden yürüyüş yolu yapılabilir. Işıklandırması düzenlenip insanların akşam vakitlerinde de rahatça vakit geçirebileceği bir ortam yaratılabilir. Artık Taksim'de hepimiz buluşma noktası olarak Gezi Parkını seçebiliriz. Yıllardır girilmeye korkulan bir yer olan Gezinin park olduğunu hatırlatacak her türlü icraat makbuldür.
  • Paylaş
Sayın Samet Polat (@Sametpolat) 'ın fikrini ben de sevdim. Öncelikle kapıya dev saksılarda iki adet dev palmiye, bence en önemli detay bu, Arabistan görüntüsü oluşsun diye... AVM bence de güzel olur, alan dar olduğundan alıştığımız 4-5 katlılardan değil de ilk 10 kat mesela AVM yapılsa, yeterli alan yine sağlanmış olur. Üstüne 20-30 kat ofis, üstüne bir 20-30 kat residence ve en üste de cami, sonuçta insanlar namaz kılarken Allah'la aralarında başka insanlar olsun istemeyiz, o residence'larda neler yapacaklarını bilemeyiz. Hani ayakkabıyla girerler, içki içerler, seks yaparlar. Tüm kuleyi de minare şeklinde tasarladık mıydı işlem tamam olur. Alt katları unutmuşum, 1. bodrum mutlaka barok ya da gotik, her ne halt ise işte opera yapılmalı. Alt katlar zaten (aman bu sefer kat yüksekliğine dikkat edelim) otopark, jipler için çok alçak olmamalı. Şehir müzesini de giriş katın bir bölümüne yapabiliriz. Restoranlarımız alıştığımız gibi AVM'nin en üst katına konumlandırılabilir, hem o yükseklikten manzara da olur. Bu kuleyi alanın tam ortasına koyarsak çevresine de kuleyle entegre bir şekilde çok ihtiyacımız olan topçu kışlası yapılabilir. Kışlayı da hem AVM, hem restoran, hem Kuran'da kursu, hem de Gülen koleji olarak değerlendirebiliriz. Hatta bunların yerine kışlada sadece Gülen üniversitesi ilahiyat fakültesi yapabiliriz. Kesilen ağaçları da doğrayıp sopa haline getirip demokratik hak mıdır nedir işte onu aradıklarını iddia eden vandal tayfasına karşı mis gibi beyaz gömlekler giydirdiğimiz özel güvenlik/koruma timlerine verebiliriz. Bunu da yapmışken kışlanın ve kulenin girişlerine ikişer tane geleneksel yeniçeri kıyafetleri giydirilmiş gerçek palalı ikişer güvenlik elemanı dikebiliriz.

Trafik konsepti ne olacak demeyin, bu yapılanlar yaya kaldırımı unutulmuş yayalaştırma projesiyle tamamen uyumlu. Kısaca gereğini zaten belediye değil de nedense devlet büyüklerimiz düşünmüşlerdir.

Ay çok hoş oldu, mühendisliği bırakıp mimarlığa mı başlasam...
  • Paylaş
5

Samet Polat, çok çılgın proje bu her şeyiyle düşünülmüş :) bu projeyi yollayalım ilgiliye

Yılmaz Açıkel, mümkünse Şaman sen hiçbir şey planlama senin olduğun yerden fitneden başka bir şey çıkmaz :)))

Redeye, 10 kat modeli tutmuyor zaten :) bkz. Nişantaşı örneği...

Redeye, Bir de alt katlara genellikle icra daireleri yakıştırılır, haksız etmeyelim şimdi ,)

RT ye sormak lazım çok çılgın projeleri varmış :) Avm, Topçu Kışlası, sinema, kütüphane, ciğerci, kebap salonu :))) Bana soracaksan bırak öyle kalsın doğuda çoğu köyün yola, elektriğe, suya ihtiyacı var; onlara odaklansın hükumet boş işlerle uğraşmasın..
  • Paylaş
Bukadar inat bırakılıp, park olarak korunmalı. Zaten bu kadar olay üzerine AVM yapılır ise, o AVM'den kim alışveriş yapacak onu da merak ediyorum doğrusu. Fakat parkta iyileştirmeler yapılmalı. Daha güvenli hale getirilmeli. Ve hatta mevcuttaki ağaç sayısı artırılmalı. Böylelikle oluşan bu tatsızlıklar bir erdem ile tatlıya bağlanmış olur ki, ülke içerisinde oluşabilecek herhangi bir olumsuzluğu tatlıya bağlamak büyüklük göstermek, orta yolu bulmak, insanların arasını yapıp kaynaştırmak, huzuru sağlamak ... bunlar büyüklerimizin yapması gereken ve bizim onlardan beklediğimiz ilk hizmettir.
davetci.com/g_yazilar_nasihat.htm
Eylemciler de aynı şekilde inadı bırakıp huzuru sağlama yoluna gitmeli. Yeter artık çok uzadı bence.
  • Paylaş
5

Şaman, Tuğba Yıldızhan (@tubayildizhan) Dediklerinize kısmen katılıyorum ama nasıl bıraksın eylemciler, park hala bir kapatılıp bir açılıyor. Artık hükumetin gerçekten elini parktan çekmesi gerekiyor. Taksim meydanından ve AKM'nin arkasına saklanmış olan TOMA'lar çekilmeli. Halkımız şiddete şiddetsizce karşı koyuyor ve şiddet sürdükçe de karşı koymaya devam edecek. Bunu baştakiler nasıl görmüyor benim aklım almıyor. Bir ay gaz sıkılmasa direniş tamamen biter halbuki... Direnişçilerin müdahale olmadığı durumda hiçbir şiddet yaptığı yok. Demokratik hakları olan sokaklarda yürüyüş yapma eylemini tabii ki sürdürecekler baştakilerin kadın, para ve iktidar hırsı bir nebze azalana kadar. Tecavüzcülerin ki gün geçtikçe hükumet cephesinden sayıları artıyor, eli palalı, sopalı, üniformalı ya da beyaz gömlekli, eli silahlı katillerin her seferinde beraat etmesi tabii ki aklıselim sahibi kimsenin hoşuna gitmiyor. Sizin hoşunuza gidiyor mu bütün bu tacizler, tecavüzler, kaç çocuk doğuracağınızın, nasıl doğuracağınızın, ne giyeceğinizin, ne içeceğinizin, toplum içinde nasıl davranacağınızın hükumet tarafından belirlenmesinin yanı sıra her an taciz ya da tecavüze uğramanızın ve faillerin beraat ettirilmesinin yolunun açık olması? Ben çok yakında oturduğumdan çok yakından da takip edebiliyorum. Hükumet paralı ordusunu çeksin, işlettiği cinayetlerin faillerini (derken yukarı doğru bir hiyerarşiden bahsediyorum), son günlerde artık ayyuka çıkmış olan sözde dindar Arapçı tecavüzcülerini içeri atsın, seçim barajını indirsin ki %25 oy alıp da evde %50'yi zor tutuyorum demesin. Eli sopalı ve palalılarını kışkırtmasın, komşuyu komşuya kırdırmaya çalışmasın. AIHM ve BM kurallarına uysun. Halkın üstüne nişan alarak biber gazı sıkmasın, TOMA'larına biberli su doldurmasın... Offf saymakla bitmez. Bence ne dediğinize dikkat edin, direnenler sizin için de direniyorlar. Onlar olmasaydı her şeyin yanı sıra oradaki park da artık olmayacaktı...

Tuğba *han, Aslına bakarsanız çok farklı şeyleri söylemedim sadece biraz daha ben yumuşatarak söyledim. Siz sadece son alt cümleyi dikkate almışınız. Ben her iki tarafında inadı bırakması gerektiğini özellikle söyledim . İşte bence yapılan yanlış bu zaten; her iki tarafta olaya sert yaklaşıyo ne yazık ki.

Şaman, Tuğba hanım sadece son cümleyi dikkate almış olsaydım kısmen katıldığımı yazmazdım. İlk kısmına katılıyorum ama katı olmak gerekiyor tabii ki bütün bu yazdığım hükumet tarafından yapılan, körüklenen, desteklenen şiddet olaylarına karşı. Katılık da zaten şiddete göğüs germekten ibaret, onu yapmak değil. Sanırım siz olayların oldukça dışındasınız ve ne olduğunu tam olarak göremiyorsunuz ki sayın cumhurbaşkanımız gibi iki tarafa da sağduyu diliyorsunuz. Bir taraf zaten neredeyse salt sağduyudan oluşuyor, diğer tarafta nebzesi yok. İki tarafa da aynı dileklerde bulunduğunuzda sizin için de meydanlarda jop, su, gaz, plastik mermi hatta bazen sopa, pala ve gerçek mermi yiyerek direnen, yaralanan ve ölenlere sanki biraz haksızlık ediyorsunuz gibi oluyor. Eğer bu konularda bilgilenmek istiyorsanız biraz karşıt medyaya kulak verseniz mutlaka yararlı olur. Ulusal Kanal ve Halk TV bu konuda canlı yayınlarıyla bol bol gerçekleri gösteriyor, tümünü de izleyin demiyorum Ulusal da yandaş medyanın konformistliği, dinciliği abarttığı gibi ulusalcılığı abartıyor. Ayrıca sayın başbakanımızın başının belası Twitter'da iyi olur. Yanlış anlamayın sayın başbakanın dediği gibi bitaraf ya da onu olmayıp yine kendisinin savurduğu tehditteki gibi bertaraf olun demiyorum, sadece sağduyulu, duyarlı bir birey olarak bilgili olmanızı temenni ediyorum.

Tuğba *han, Sayın Şaman , hangi tarafı desteklediğimi bile bilmiyorsunuz. Ne kadar neyi takip edip etmediğimide.Sadece kendinizce düşüncelerim hakkında , doğru olduğunu düşüdüğünüz yanlış yorumlar yapıyorsunuz. Anlaşılan şu ki, siz bu konu üzerinde yorum yapmak , içinizi dökmek istiyorsunuz ve bu nedenle soruya olan yanıtımı istediğiniz gibi anlamaya çalışıp yine içinizdeki söylemek istediklerinizi söylüyorsunuz. Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla taktiği. Olabilir beni vesile aracı olarak görebilirsiniz tabiki benimde beğendiğim değindiğiniz güzel noktalar var çünkü :)

Şaman, Tuğba Hanım hangi tarafı desteklediğinizle ilgili bir şey yazmadım ki, sadece iki tarafa da sağduyu dilemenin direnişçilere haksızlık etmek olduğundan dem vurdum. İki tarafa birden sağduyu dilemeniz aynı zamanda tarafsız bir yayın organından bilgi almadığınız intibaı uyandırdı bende. Hani şiddeti uygulayana sağduyu dilemeniz normal ama demokratik hakkını ararken orantısız şiddete maruz bırakılan direnişçilere de direnme denemez ki.

Park olarak kalması
  • Paylaş
Avm olur ama yok avm olması için alanı dar hmmmm mesela opera heh opera binası olur :) Alt kat otopark ve butik mağazalar sonracığıma yan tarafa ufak bir kent müzesi ...... Hee unutmadan bu çok katlı olsun ki boğaz manzaralı olsun hem üst katları da residance yaparız ohh kebap :) Kebap demişken kebapları balkonlarda yapmayalım arkadaşlar alt kata güzel cafe restoranlar açarız oralarda yiyin kebapları, aaa bir de unutmadan girişe iki büyük saksı içinde ağaç dikeceğim etti mi size iki milyar sekizyüz milyon iki.... Yeter bu kadar yetmese bile yetmez ama evet proje harikulade hatta çılgın uu beybiiii.
  • Paylaş
Bozmasalardı direniş sonrası halini bir açık hava müzesi hoş olurdu... Pembe JCB, renkli pankartlar, küçük bir çadır vs... Ö bir turist çekerdi ki... arada maskelerle gider figüranlık da yapardık... Hem park olurdu hem de al sana gelir kapısı...
  • Paylaş
1

Gokhan İnce, Dedikleriniz olursa yazılımcılığı bırakıp bir kokoreççi arabası alıp satışa başlayacağım.. :)

Park olarak, direnişimizin temsili olarak kalmalı bence. .
  • Paylaş
Kütüphane
  • Paylaş
Daha çok serinlik katacak ağaç, daha bol oturacak bank. Taş yığınına döndü şehir...
  • Paylaş
Gezi parkının bulunduğu konum çok talep edilen bir bölge. Parkın etrafına halk için emniyet adalet için hizmet yazılı billboardların asılması bölgedeki insanların huzurunu temin eder
  • Paylaş
7

Onur Tayfun, O söylemin ne kadar yalan bir söylem olduğunu tam da Gezi Parkında kanıtladı Kahraman (!) Türk Polisi.. Eskiden polis imdat derdik, şimdi imdat polis diyecek hale geldik..

Ilknur Korkmaz, sizde biliyosunuz ki kaldırım taşlarını söken milletin malına zarar verenlerin polis geldi imdat demeleri çok normal

Onur Tayfun, Piyano çalıp şarkılar söyleyen, kitap okuyan, küçük çocuklara ders çalıştıran insanların üzerine yüzlerce biber gazı atıp, çadırlarını yakıp, pusular kurup joplayıp ve hatta öldürdükten sonra yüzlerce yalan söylediğin insanların ne yapmasını bekliyordun? Haberlerde her zaman görüyoruz ki, en küçük olayda bıçağa, silaha sarılan bir toplumun böylesine hassas davranıp ölmek pahasına yalnızca kendisini savunan insanlardan bahsediyoruz burada..

Ilknur Korkmaz, medya olayları çok güzel çarptırıyor bende işin içindeydim de hiç görmedim yani haksız yere millete zarar veren polis. elinde satırla bıçakla dolaşan, bilerek tomanın altına yatıp kendi haklı göstermeye çalışan, ana avrat küfür edip polise saldıran çok gördüm.medya halk öldü diyor ama kaç polis öldü bu yüzden sizin haberiniz var mı.sadece taraflı yaklaşıyosunuz olaya.her şeyi geçtim sizin kendi Türk polisiniz yaptığınız açıklamalara yazık

Onur Tayfun, Onların öldürdüklerine, kör ettiklerine yazık değil yani öyle mi? Orada yediğim jop darbesinin haddi hesabı yok, aynı polisi güney doğuda ki teröristler karşısında da görmeyi ne çok arzu ederdik.. Hani barzaninin karşılanması olaylarında, teröristlerin çevirme yaptıkları anlarda filan.. Ama kahramanlıkları ne yazık ki silahsız insanlara karşı..

Ilknur Korkmaz, O bahsettiğin ölen kör olan militanlara karşı polis kendisine yasada verilmiş zor kullanma hakkını kullanmıstır.polisi bu konuda sen ne hakla eleştiriyosun.polis kendisine verilen görevi uyguluyor.gezi parkı olaylarında zarar gören ne kadar kişi varsa hepside hak etmiştir.Bahsettiğin güneydoğudaki olaylarda politik bir meseledir burda da polisi eleştirmen bir garezin olduğunun göstergesi.molotof da ıyı bır silahtır ölümcüldür de.sen jop yerken yanında aponun bayrağını sallayan,dhkpcli teröristlerde vardı bu kadar milli bilince sahipsen onların olduğu yerde ne işin vardı.Bazı şeylerden rahatsızsan vatandaşlık görevini kullanır oyunu bazılarına vermessın

Onur Tayfun, Tarlabaşı güzargahında içerisinde 2 çocuk 1 yetişkin bayan ve 1 yetişkin erkeğin bulunduğu aracın içerisine biber gazı atmak mı görev? Bırakın Allah aşkına.. Güneydoğuda ki olaylar politik öyle mi? Vatanı satmaktan başka bir şey değildir!! Ve bir gün mutlaka bunu yapanlar yargılanacaktır!!

Tamamen halkın talep ve istekleri doğrultusunda hareket edilmeli. Park olarak kalması isteniyorsa o şekilde kalmalı.
  • Paylaş
11

Şaman, Halkı açabilir misiniz? Beyoğlu ve Şişli sakinleri mi, İstanbul halkı mı, yoksa çok daha başka bir şey mi?

İsmet Acar, Şahsi düşüncem; Eğer o park sadece Beyoğlu veya Şişli sakinlerini ilgilendiriyorsa, eylemlerde o bölgelerin dışında ikamet edenlerin ne işi vardı? (sorusunu sormak zorunda hissediyorum kendimi) O zaman halk, o eylemlere gitme potansiyeli olan herkestir. Sadece Şişli veya Beyoğlu olarak sınırlandırmak doğru olmaz.

Şaman, Yani tüm eylemciler ve direnişe destek verenlerin fikri sorulmalı diyorsunuz. O fikri sormaya zaten gerek yok da bir de evinde zorla tutulduğu iddia edilen %50 var. Halkın çoğunluğu derseniz zaten o evde zor tutulan %50, çoğunluk oluyor çünkü beraber hareket etme potansiyelleri var. Soruda da zaten doğru olanı değil hoşa gideceği sormuştum. Doğru olanın zaten çok az kalmış yeşil alanlarımızı korumak olduğunu düşünüyorum hele ki rant uğruna daha yeni 250 000 ağaç kesildikten sonra. Sizce Gezi Parkında ne yapılsa hoşunuza gider?

Yılmaz Açıkel, ah şaman ah birgün keşke bir yüz yüze karşılaşsak o zaman düşüncelerimizi daha rahat paylaşabiliriz :)))

Redeye, Bu konuya hiç tersten bakmamışım sanırım; böyle olunca zorunlu soruyu da haklı gördüm.

Ilknur Korkmaz, ağaç kesimi olmayacak bunu binlerce kez televizyonda duyurdular o ağaçlar tekrar yerleştirilecek. kusura bakmayın da ne kadar boş işler için ağaç kesilde de kimsenin sesi çıkmadı ne gezi parkıymış

Şaman, Aslında politika soruda yok, sizce ne yapılsa yerinde ya da güzel olur?

Ilknur Korkmaz, kesimlikle avm olmamlı ama ne olacağı daha kesin değil kesinlikle bina yerleştirilmemeli daha yararlı halkın daha rahat kullanacağı görsel olarak da çok güzel bir yer olmalı.

Şaman, Zaten halihazırda öyle. Güzel ve halk tarafından severek kullanılıyor.

Ilknur Korkmaz, Hayır şu an bir park ben daha yararlı halkın başka amaçlarla piknik ya da gidelim oturalım nefes alalım diye değil de daha eğlenceli ilginç bişeyler olmalı

Şaman, İlknur hanım, öncelikle başbakan ağaç, peyzaj vb konusunda uzman değil. İlk olarak bence şu uzman yazısını bir okuyun:
inploid.com/post/sokulerek-baska-yere-ta...

Ardından tekrar düşünelim.

Güzel şehir mobilyaları eklenmesi hoş olabilir
  • Paylaş
Bir şehrin en önemli parkına ne yapılması gerekiyorsa o yapılabilir. Şu yapılsın diye görüş bildirebiliriz ama aslında sanatçıların ve peysaj mimarlarının konusu. Her şehrin, hatta her şehirdeki belli semtlerin bir karakteristiği vardır. İstanbul'daki bir parkı işlemekle Ankara'daki bir parkı işlemek farklıdır. Bir metropolün merkez parkıyla, bir taşra şehrinin parkını işlemek de farklıdır. Ama genel kabul görmüş şeyler de vardır. Kanal B'de, bir mimar olan Nejat Yavaşoğulları, Üsküdar'da yapılmış veya düzenlenmiş bir parkı eleştirmişti. Parkın etrafı demir korkuluklarla çevrilmiş ve sadece belli yerlerden giriş verilmiş. -Bu anlamda- parkların (lunapark değil tabii) rahat girilebilen yerler olması gerektiğini belirtmişti.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR