Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tanrı, toplumsal bir sanrı mıdır? Yoksa kainatın bir yansıması mı?

İnanma güdüsünün bir sonucu.
  • Paylaş
1

Solsoledo, Sadece bir sonuç (mu?)...

Senin benim kadar gerçektir! Hatta daha da! :)
  • Paylaş
1

Solsoledo, Ama soruda tanrının gerçekliğini tartışmıyoruz; yoksa bir de "gerçekliğin" ne olduğunu, neyin gerçek neyin hayal olduğunu tartışmamız gerekir... Oysa biliyoruz ki düşünebildiğimiz herşeye gerçeklik katabiliriz...

İnanan beyin, inanmaya ihtiyacı olan beyin :))
  • Paylaş
Elinle ya da ayağınla görmediğin, kimsenin görmediği, duymadığı, tatmadığı, hissetmediği bir şeye, nesne ya da canlıya ol de olsun :p
İnsan iradesi cüzi. Yaradan iradesi külli. Aşağı yukarı külli irade bir sonraki hamleni biliyor, ama cüzi iradeni kullanırken seni seçim yapma konusunda serbest bırakmış. Külli iradeyle en fazla satranç oynayabilirsin, sürprizler yapıp onu şaşırtabilir, alışkanlıklarını değiştirebilirsin. 
Ve M. Akif'in de belirttiği üzere "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen en son ocak!"
  • Paylaş
Tanrıyı toplumsal bir sanrı olarak görmek , evrendeki olan biten her şeyi hiçe saymak demektir. Artık teknoloji sayesinde birçok bilgiyi keşfeden ve üreten insan bir yerde tıkanıp kalıyorsa, Tanrıyı nasıl toplumsal bir sanrı kabul edebiliriz? Hangi teknoloji, hangi toplum bir şeyi yoktan var edebilir ? Eğer ki bir insanın yapabileceğinden milyonlarca kat daha kopleks bir yaratığı her an etrafımızda  görmekteysek, bunu yaratan bir Yaratıcı olmak zorundadır.
  • Paylaş
1

Solsoledo, Öncelikle, en başta "bunu yaran bir Yaratıcı olmak zorundadır" çıkarımıyla evreni yorumlamaya kalkarsan elbette zorunda olduğun şeyi bulursun da; ama tanrının varlığı/yokluğu bir zorundalık değildir! Bilim (ya da bilimsel bir akıl) tanrının varlığı ya da yokluğunun zorundalığıyla hareket etmez; olup olmadığını ispatlamaya da çalışmaz, o sadece evrensel yasaları ortaya koyar. (kaldı ki ben de tanrının varlığının ya da yokluğunun bilimsel ispatıyla ilgilenmiyorum, çünkü felsefi temeli olmayan birşey istediği kadar bilimsel ya da yaratılışçı olsun tutarlı olamaz. Ancak sizin "bunu yaran bir Yaratıcı olmak zorundadır" cümleniz bile tanrının aslında toplumsal bir sanrıdan öteye geçemediğini göstermektedir milletimiz nezdinde (bizde genel kanı budur, 'olmak zorunda, o zaman inanayım'; elbette inanın ama böyle değil.). Kaldı ki bilim de labaratuarlarda birşeyler yaratmaktadır (bkz. Miller-Urey Deneyi: tr.wikipedia.org/wiki/miller-urey_deneyi), ama mesele bu değildir, tanrı kadar bilimin de birşeyler yaratmasını istemiyoruz. Ancak eğer doğaya bakarsanız, yaratıcı bir tek güç görürsünüz, o da doğanın kendisidir. Doğa yaşam verir ve alır; doğurur, besler, büyütür, öldürür. İstediğini yapar. Tanrının, kendisi doğadır...

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

796 Görüntülenme6 Takipçi5 Yanıt

Konu Başlıkları