Bilmek istediğin her şeye ulaş

Temiz Türkçe için neler yapabiliriz?

Temiz Türkçe olarak bahsedilen tamlamanın, içinde yabancı kökenli kelimelerin olmadığı, bir Türkçe olarak düşünüyorum. Günümüzde evrensel dil İngilizce olarak kabul ediliyor. Gelişen teknolojiye ve bilime ayak uydurabilmek için gelişmeleri takip edebilmek için dilimizi yabancılaştırmak zorunda kalıyoruz, zorunda bırakılıyoruz. Maalesef ülkemizde bilim ve teknoloji alanında çalışmalar yapılmıyor bunun etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Gelişmek için yabancı kökenli kelimeleri, kültürleri ve yapıları kullanmak zorundayız.
  • Paylaş
Bu aralar bu konuyla ilgili çok fazla uğraşıyorum. :)
  • Paylaş
1

Ramazan Bilgin, ben de kendimden başlayarak bir şeyler yapmak istiyorum. insanımız politika geçim derdi derken bir de dili ne kadar düzgün kullandığını kafaya takamaz. bunun için ne duyulursa öyle gidiyor. mesela adisyon diye bir kellime dolanıyor etrafta anlamı şu blidiğmiz hesap kağıdı. fransızca kelimeler karşı şu hayranlığımız bitmedi. bence şu yapılabilir yabancı kelimelerin türkçe karşılıklarını söyleyen bir birgisayar programı yapılabilir. yani bu yazdığım kutucuğa dokumentasyon gibi saçma kelimeyi girdiğimde bana sakinleş ve belgelemek kelimesini kullan diye uyarsın. sonra ağız da belgelemek kelimesine alışacaktır.

Sanırım Almanları örnek almalıyız. Onlar her türlü kavram için yeni bir kelime uydurur ve kullanırlar. Bütün dünya İngilizce kökenli televizyonu kullanırken Almanlar fernseher yani uzgöreç derler. Biz mesela matkap deriz ve aslında bizce kelime anlamını bilmediğimiz bir yabancı sözcükken Alman bohrmaschiene yani delme makinesi der. Tabii ki Almanlar her ne kadar teknolojide çok ilerilerse de her şeyi kendileri icat etmiyorlar ama her icat edilen şeye kendi dillerinde ve işlevine göre bir isim vermekten ve onu kullanmaktan da çekinmiyorlar. Türkçe ismi olan her şeyi bizim icat etmiş olmamız gerekmez. Eğer o şeyin hayatımızda bir yeri oluşmuşsa bir de dilimizde anlaşılabilir bir ismi olmalıdır. Bu durumu en güzel bilgisayar teknolojisi yansıtır, neredeyse bilgisayarın kendisiyle beraber tüm parçalarına Türkçe isimler uydurmuş ya da tercüme etmişiz ve nefis şekilde kullanılabiliyorlar.
  • Paylaş
Önce kendi kullandığımız cümlelerden yabancı kelimeleri arındırarak işe başlamalı. Yabancı kelimelerle konuşmalarını süsleyerek kendini o konunun uzmanı gibi göstermeye çalışan kişilerin gözünün içine baka baka o kelimenin türkçesini konuşabiliriz.

Bizim yapabileceklerimiz sınırlı olsa da yöneticiler bu konuda daha fazlasını yapabilir. Tabelalarında türkçe ibare kullananlar bir şekilde teşvik edilebilir.
Eğitim müfredatında bu husus RESMEN dahil edilebilir. Daha pek çok şey yapılabilir. Ama yapılacağını sanmıyorum. Değil temiz Türkçe Türkçenin kendisinden nefret eden bir güruh var bu ülkede ve bunlar her ne kadar azınlık da olsalar köşe başlarını kapmış durumdalar.
  • Paylaş
6

Şaman, Sayın öğretmenim;

cümle (Arapça)
kelime (Arapça)
tabela (İtalyanca)
ibare (Arapça)
teşvik (Arapça)
müfredat (Arapça)
husus (Arapça)
resmen (Arapça)
dahil (Arapça)
güruh (Farsça)

Türkçe yerine Arapçayı yeğleyen kişilerden söz etmiyorsunuz sanırım...

Kuzeymavi, Yooo yoo neden bahsettiğinizin farkındayım tabiki onu kastetmiyorum. Günümüz Türkçesinde hiç mi hiç yeri olmayan ama zorla Dilimize sokulmaya çalışılan okunduğu gibi yazılmayan ingilizce kelimeleri kastediyorum. Zaman zaman ben de kullanıyorum ama yine de dikkatli olmaya çalışıyorum.

Şaman, Sayın hocam dil esnek bir konu sanırım, hangi devletler tarihin o diliminde güçlüyse onların dilleri etkiledikleri tüm devletlerin dillerine giriyor. Bizim dilimize de Osmanlı zamanında Arap-Fars hakimiyetiyle o diller, sonraları Fransızca, İspanyolca, İtalyanca girmiştir. Günümüzde hakim devlet ABD, hakim dil İngilizce ve şimdi de İngilizce sözcükler tüm dillere girmektedir. Okunduğu gibi yazılmayan bir de Arapça var... Ben 67'liyim ve bize adamın adını Hazerfan diye öğretmişlerdi, o zaman kafamız çalışmıyordu fan nedir kardeşim diye sormuyorduk, şimdilerde düzeltmişler ve Hezarfen diye öğretiyorlar. Arapça'da sesli harfler yazılmadığından çoğu Arapça sözcüğü yanlış telaffuz ediyoruz zaten ve onlar fakir Türkçe dilimizin olmazsa olmazları. Hal böyleyken bugün zaten her dile giren İngilizceye karşı olmayı pek anlayamıyorum. Ben oldukça iyi İngilizce biliyorum yine de nesil farkından dolayı hiçbir İngilizce sözcüğü konuşur ya da yazarken Türkçe içinde kullanmıyorum ama onun yerine artık modası geçmekte olan Arapça ve Farsça sözcükleri kullanıyorum. Türkçeye giren olgulara Türkçe karşılıklar üretip onları kullanmadıkça bu yabancı sözcükler zamanın hakim diline göre tabii ki kullanılacaklar. Bence önce dilimizin yarısını hakimiyet altında tutan Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca, İspanyolcayı dilimizden atmalıyız ardından yeni girmiş olan üç beş İngilizce sözcüğe kafayı takabiliriz...

Kuzeymavi, Bahsettiğiniz Arapça, Farsça kelimeler vakti zamanında dilimize yerleşmiş doğrudur. Günümüzde dilimizi bu kelimelerden arındırmamız çok zor çünkü artık kanıksanmış ve eksildiğinde hayatı zorlaştıracak pek çok kelime dilimizin bir parçası olmuş. İste yıllar yıllar sonra da şu anda kafaya takmadığınız üç beş ingilizce kelime yine bizden başka kelimelerin yerine geçecek ve sanki hep oradaymış gibi dilimizin bir parçası olacaklar. Maalesef öyle sanıyorum ki o zamanda birileri çıkıp iyi ki bu kelimeler dilimize girmiş yoksa bizim fakir Türkçe ile ne yapardık diyecekler belki. Dedikleriniz de belki haklısınız ne yazık ki hakim devletlerin dilini başka kültürlere benimsetmeleri olayını sindiremiyorum ve kabul etmiyorum. Ama şu an olan bu Japoncanın içinde bile sanki yüzyıllardır kullanılıyormuşcasına okunan pek çok ingilizce kelime olduğunu görüyorum. Türkçe karşılık üretmek gerekiyor tabi bu sorumluluğu üstlenen dilbilimcilerle pek karşılaşamıyoruz maalesef.

Şaman, Hocam bakın siz kendiniz yerleşmiş yabancı sözcüklerin dilimizden çıkartılmasına karşı çıkıyorsunuz, aynı zamanda diğer dillerden girenlere karşısınız. Evet ne kadar sizi kızdırsa da dilimiz fakir, yazdığınız gibi Arapça ve Farsça sözcüklerin dilimizden çıkarılması hayatımızı oldukça zorlaştırır. Tabii ki onların yerine geçecek sözcüklerimiz olmadığından ki bu da dilin zenginliği değil fakirliğidir. Yeni nesil o sözcüklerin bir çoğunu bilmiyor, bilmesinler de sonuçta onlar da istilacı başka milletlerin dillerinden. Gençler Arapça yerine günümüz medeniyetinin dili olan İngilizceyi yeğliyor. Dilimizin gelişimi böyle devam ederse aynen yazdığınız gibi günün birinde sizin gibi insanlar çıkıp bu sözcükler dilimizden çıkarsa hayatımız çok zorlaşır diyerek yine dilimizin fakirliğinden dem vurmuş olacaklar ve yine haklı olacaklar... Çağımızda benimsetme zaten Arapların zamanında yaptığı gibi kılıç zoruyla değil kültürel emperyalizm sayesinde oluyor.

Kuzeymavi, Bir düzeltme yapma gereği duydum. O yabancı sözcükler dilimizden çıkınca dilimiz fakirleşir demek istemedim kesinlikle şimdi Türkçesi varken bir kelimenin ve ya Türkçesi üretilebilecekken yerine hemen yabancı bir kelime yapıştırırsak tabi ki o yerleşecek yani şu an kullandığımız Arap. Farsça kelimelerin yerine belki zamanında Başka Türkçe kelimeler de kullanılıyordu ama kayboldu aynı şey gelecekte de gerçekleşebilir demek istedim. Dilimizin fakir olduğu görüşüne katılmıyorum.

Dili temizlemek başlangıç olarak, kullandığı kelimeler anında milyonlara ulaşan kişiler tarafından yapılmalıdır. Örneğin bir haber "spiker"i, ünvanı bile Türkçe olmayan kişinin TV dünyası tarafından halka yabancı birisi gibi tanıtılması ve kendisinin de 1 saatlik zaman dilimi içerisinde, öğrendiği farklı dildeki kelimeleri (daha çok İngilizce kelimeler kullanılıyor) Türkçe kelimelermiş gibi halka takdim etmesi...
İngilizce'de sonu (suffix) -ion (yerine göre; t-ion, s-ion) ile biten kelimelerin neredeyse tamamı bugün dilimize haber bültenleri başta olmak üzere, politikacılar, spor yorumcuları, radyo programları, diziler ve sinema filmleri... Tarafından [-y-on] eki getirilerek ne yazık ki Türkçeleştirilmektedir. Bugün, hemen hemen her alanda bu gibi örnekler doygunluk sınırının çok ötesinde ve kabul edilemez seviyededir.
Söz sahibi konumunda olmadığımız için de bu konuda ne kadar duyarlı olursak olalım kendi neslimizi yetiştirmekten öteye gidemeyiz.

Duyarlılık konusu bugün için "halk"la birlikte bir üst seviyeye çıkmadıkça söylediklerimizi kimseye duyuramayız.

Ne yazık ki sosyal algının esiriyiz.
  • Paylaş
yapaliriz yerine yapabiliriz yazabiliriz mesela
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1773 Görüntülenme10 Takipçi6 Yanıt

Konu Başlıkları