Bilmek istediğin her şeye ulaş

Teoman'ın bir şarkısında söylediği 'çok kadın hiç kadındır oğlum yalnızlıktır sonu' cümlesine hak veriyor musunuz?

"Nerede çokluk, orada b.kluk" cümlesini çağrıştırıyor:) "Issız adam" rolüne soyunanlar için söylenmiş olsa gerek. Belirli bir ihtiyaç neticesinde, "yüzeyselim, yüzeyselsin, yüzeysel" diye dolana dursun o adam, sonunda paylaşımsızlık neticesinde karşılaşacağı şey yalnızlık evet.
  • Paylaş
Katılıyorum, insanın ölçütleri elde ettiği en yüksek ölçütlere göre belirleniyor. Bir örnek verelim, bir erkek çirkin, aptal ve kötülük yapmaktan zevk alan bir kadınla beraber oluyor. (Tabii ki insan nitelikleri böyle kesin olarak belirlenemez ama aşırı bir örnek vermeye çalışıyorum, gerçekte durum biraz daha farklı oluyor) Adamın ölçütleri belirleniyor, bunu elde edebiliyorum hedef daha iyisi olmalı... İkinci bulduğu kadın çirkin, aptal ama iyi kalpli bir kadın oluyor. Adam bakıyor "ahhaa böyle bir şey de varmış" diyor, hop ölçütlerde nitel bir artış oluyor. Tamam onu da elde etti daha üstününü de deneyecektir. Yeni bulduğu kadın mesela çirkin, zeki ve iyi kalpli oluyor. Hop ölçütlerde yine nitel bir artış meydana geliyor. Bir sonraki güzel, zeki ve iyi kalpli oluyor belki de. Ölçüt yine değişiyor.

Sonradan kavga ettiğim eski müzisyen kankam Teoman'ın durumunda kadınların biri geliyor, öteki gidiyor. (Ben de müzisyenlik yaparken durum farklı değildi :) Sonuçta kadın adeti 500'leri geçtiğinde artık her tip kadına sahip olunmuş oluyor ve ölçütler tamamen tavan yapmış oluyor. İşte ondan sonra armudun sapı üzümün çöpü denerek hiçbir kadına tahammül edilemiyor. Doğru diyor eski kankam, sonu yalnızlık oluyor. Bu kadar kafasının çalıştığını bilseydim kavga da etmezdim kendisiyle :)

Sonuçta ben bunu yüzeysellik olarak da görmüyorum. Bir müzisyen zaten yüzeysel olamaz, hatta hiçbir gerçek sanatçı yüzeysel olamaz. Kim ne derse desin her erkeğin rüyası hayatını poligam yaşayabilmektir. Bir müzisyene poligami zaten kadınlar tarafından sunuluyor, almazsa enayi olurdu...

Sonunun yalnızlık olması da o kadar önemli mi diye düşünmek lazım. Yaşlanınca insanlar birbirlerine artık yarlık değil yarenlik ederler. İşlerini beraber yapıp ölümlerini daha rahat bir şekilde beklerler. Bence o yaşa kadar yeteri kadar para kazanılmışsa hiçbir problem olmaz, evdeki konfor için bir bakıcı tutulur, kimse dırdır etmez. Yaşıtlarla buluşulabilecek sosyal etkinliklere katılınır vb.. .
  • Paylaş
3

Eskiz, Sadece sanatçıları hedef alarak onu ifade ettiğini sanmam:) Kaldı ki sanatçılar arasında da ayrımlar var, derinlemesine yaşayanı kadar yüzeysel olanı da mevcuttur.

Şaman, Kesinlikle sadece sanatçıları hedef almamıştır. Ben sadece Teoman açısından değerlendirdim. Sanatçı çeşitlerine gelince ben sanatçı dediğimde sanat yapan kişi demek istiyorum. Yoksa Ferhat Göçer, Hülya Avşar'a falan da sanatçı deniyor...

Eskiz, Yok, o şahısları düşünerek yazmadım, sanatçı sınıfına sokamadım ben o grubu!
Sanat yapan adam, genelde; düzene uyum sağlayamadığı, bundan fazla gocunmadığı ve ilişkileri de alışıldık olmadığı için, insanlara bir o kadar "tuhaf" gelebiliyor. Benim için sıkıntı yok, severim ben o kafayı ama kimi tuhaflıklar daha "insani değerler" adı altında yürütülürken, kimisi bunu "ben sanatçıyım, farklıyım" edası ile sığ hale dönüştürebiliyor. Mevzu bu. O sebeple arasında ayrımlar olabiliyor.

Hayır. Ayrıca yalnızlık güzeldir
  • Paylaş