Bilmek istediğin her şeye ulaş

Terapiyi madden karşılayamayacak olanlar ne yapabilir?

İsmail Beyin yazdıklarına ufak bir eklemem olacak.

Bazen özel merkezlerde çalışan terapistler yeni bir terapi yaklaşımı öğrenirken hocalarında sunabilecekleri vakalara ihtiyaç duyarlar (biz buna süpervizyon deriz, bu vakalar konu hakkında daha deneyimli olan bir terapisitin gözetiminde çalışılır).

Yöntem yeni öğrenildiğinden, terapistin, kendisinden tam bir uzmanlık bekleyen ve bu yöntemin yeni öğrenildiğini bilmeyen danışanlar ile bu çalışmaları yapması doğru olmaz. Bu sebeple genellikle yapılan uygulama sembolik düşük bir ücret ile danışan kabul edip, danışana görüşmelerin özel bir çalışma kapsamında, yeni öğrenilen bir yöntem ile ilgili olduğu bilgisini vererek çalışmaktır.Bu tip çalışmalarda yukarıda da dediğim gibi sembolik (İsmail beyin anlattığı, terapinin "doğası" gereği) bir ücret alındığından maddi durumu çok iyi olmayan kişiler bu imkandan yararlanabilmektedir.

Son olarak, bazı terapistler, toplumsal sorumluluk çerçevesinde belli bir miktarda ücretsiz danışan kabul edebilmektedirler.

Her iki imkandan da yaralanabilmek adına sorumlu bir terapistten veya Psikologlar Derneğinden yardım alınabilinir diye düşünüyorum.

  • Paylaş
Devlet hastanelerine başvurabilirler fakat yoğunluktan dolayı genellikle geç tarihlere randevu vermek zorunda kalıyor devlet hastanelerinde çalışan psikologlar.

Belediyelerin psikoloji birimleri olabiliyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın da aile danışma birimleri var, buralardan da psikoterapi hizmeti alınması mümkün.


Ancak psikoterapi doğası gereği maddi bir karşılık ile yapılmalıdır. Maddi bir karşılık olmadan yapılan terapilerin etkisi daha az olmaktadır. Bazı kurumlar ücret politikalarını daha esnek tutarak bu karşılığı danışana göre ayarlamaktadır.

Sanırım mevcut durumda en uygun ücretlendirme politikası danışanı baz alarak yapılan ücretlendirmedir.

  • Paylaş
İsmail'e katılıyorum terapi doğası gereği para alınmadan yapılamaz. Çünkü orada alınan paranın birçok anlamı vardır. Terapist ile danışan arasında bir doktor hasta ilişkisi olduğunu simgeler öncelikle hastaya. Terapi sürecinde aktarım dediğimiz bir olgu vardır. Aktarım terapistini hayatında onda iz bırakan birinin yerine koymak demektir. Çoğunlukla ilk ilişki kurulan kişilerden biri olur bu. Baba, ağabey, anne, abla gibi bir aile üyesi olur. Eğer para alınmazsa terapideki aktarım yorumlanamaz ve çözümlenemez. Kişinin birçok problemi halledilemez. Yani bu terapist danışan ilişkisinden çok komşu,arkadaş, anne, baba, ağabey sohbetinden öteye gitmez. Terapide konuşunlardan çok hissedilenler önemlidir.
Fakat şöyle de bir durum var ki buna durumu müsait olmayan ve terapiye ihtiyacı olan birçok insan olduğu ortada. Bence bu durumda seans arasındaki süreleri uzatmak para alınmayan bir terapiden çok daha fazla fayda sağlar. Ayrıca yukarıda arkadaşların saydığı gibi istenirse sembolik rakamlara da bu hizmeti bulmak büyük şehirlerde mümün.
  • Paylaş

Komşu teyze, Ayşe bacı, Ali abi, Tonguç amca faktörü giriyor devreye, ve domino etkisi millet birbirini delirtiyor.

  • Paylaş
1

Ismail Barış Salman, Bu faktörlerin literatürde yeri yok :D
Çevresel etmenler diye incelemişler sadece :)

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1044 Görüntülenme9 Takipçi4 Yanıt