Bilmek istediğin her şeye ulaş

Toplu taşıma araçlarında (otobüs, minibüs, metro, metrobüs, uçak) en ifrit olduğunuz durum nedir?

  • Şöför abinin araçta bizim göremediğimiz boşluklar görmesi sonucu hepimizi akraba ilan etmesi.
  • Vücut hijyenine dikkat etmeyen insanlar.
  • Dolmuşta ön taraflara oturanların çilesi "Şuradan bir kişi uzatır mısınız? " Uzatırım uzatırım tabii de, bütün dolmuş bunu sorunca sinir bozucu oluyor.
  • Bacaklarını ayırarak oturan, hem görüntü kirliliği yaratan hem de iki kişilik koltuk sahiplenen andaval kişiler.
  • Hiç bir sıkıntıları yokken yaşlılara/hamilelere/çocuklu kadınlara yer vermeyen, uyuma numarası çeken gençler.
  • Aynı şekilde sıkıntısı olup olmadığını bilmeden kalkmadıkları için gençlere çemkiren büyüklerimiz. Bakınız: Kahvaltı bile yapmadan -mecbur- hastaneye gidip yedi tüp kan vermiş, üstüne sonuçları yine bir şey yiyemeden -ay sonu, öğrencilik- beklemiş, betim benzim atmış bayılmak üzere eve dönerken dolmuşta bir amcadan "Siz bir de xxx'te okuyorsunuz, bir de öğretmen olacaksınız. Biz böyle öğretmezdik size böyle mi öğretiyorlar. " şeklinde azar yedim. Çok gücüme gitti a dostlar.

Yine daha aklıma gelirse yazarım. : I
  • Paylaş
İstanbul Tüyap Kitap Fuarı nedeniyle bu aralar pek sık binmeye başladım bu metrobüslere.
İçinde yaşadığımız toplumun mahallesinde göstermiş olduğu ahlak ve namus bekçi köpeği ruhunun metrobüste aksi halde cereyan etmesi ise tam bir iğrençlik.
Hangi bir olayı anlatsam bilmiyorum ki...
Kadınlar, gencecik kızlar her biri bir abisi, babası yaşında adamın fırsatçılığından kaçmak istese de maalesef ki yenik düştüğü bu durum karşısında sesini de çıkartmıyor. Aslında bence sesini çıkartamıyor.
Dün metrobüs yolculuğum sırasında aşaıda resmini gördüğünüz tipin bir üniversite öğrencisinin arkasına geçmiş rahatsız ettiğini gördüm. Kız hiç sesini çıkartmıyor, o sıkışıklıkta kalakalmışlığıyla terleyip duruyordu. Bende adamın arkasına doğru fırsat buldukça yanaştım ve aynı yaptığını kendisine yaptım. N'oluyo yaa demesiyle yüzünü bana döndüğünde anlayacağı dilde sus kardeş yoluna devam et diyerek baskıya devam ettim. Kendini bu durumdan rahatsız hisseden arkadaş bu sefer şöför kabinine yüzünü dönerek kendini kurtardığını zannetti. Taki şöför arkası koltuk boşalıp ben oturana dek. Fotoğrafı da o sıra da çektim zaten.

Geyik Muhabbeti
  • Paylaş
7

Ahmet Avcı, Fordçuya fordlamak ha:)

Nazende , Ne yalan söyleyeyim tacizi kendine hak gören insan müsveddelerinin hakkettiğini bulması hoşuma gidiyor. Varolun...

Ayhan Şimşek, Bunu unutamayacakmış gibi geliyor şu fotoya her baktığımda :)

Ahmet Avcı, Polat Alemdarın boğazını kestiği adama benziyor...kılın tekiydi..

Ahmet Avcı, Falçata filan yok muydu yanında yaw..

Ayhan Şimşek, Yanıtımı şöyle tamamlayayım.
Araç Söğütlüçeşme son durağa gelip de herkes indiğinde kız hala olduğu yerde kalakalmıştı. Zaten o halini gördükten sonra da bu soruya bu durumu yazmak istedim. Kaan falçata yoktu ama tirbuşon vardı.

Ahmet Avcı, Tirbüşonla zor adamım kafa kesmek, ben racon kesmiyorum kafa deliyorum gibi bi replik gerekir, pek güzel olmaz..

Bi kere şöför amcalar otobüs/minibüs herneyse hiç dolmamış sanmaları beni sinir ediyor. Arkadaş kara delik sanki otobüsün içi. Habire yolcu al habire yolcu millet kucak kucağa gidiyor. Uzunnnca süre telefonla konuşan yolcular sinir ediyor beni. Hangisi yer verecek diye gençlerin gözünün içine bakan yaşlı yada kendini yaşlı olduğunu düşünenler. Otobüsün içini saran ağız kokusu, ter kokusu. Dedikoduya dalan ikili hanımlar. Parfüm şişesiyle banyo yapanlar. Küçük çocuğunu kucağına almayıp yanına oturtanlar. Bol gürültü yapan talebeler. Saçları bozulacak diye ben açtıkça pencere kapatan hatunlar.
  • Paylaş
  • Pis kokan insanlara
  • Halk otobüslerinde muavinin sağlı sollu ilerleyelim demesine,
  • Sürtünmesinden rahatsız olduğunuzda ''biraz ileri gidermisiniz'' dediğinizde çemkiren ve tartışma sonunda binme kardeşim minübüse diyen erkek müsvettelerine ve artık yolcu almaması gerektiği konusunda uyardığınızda şoförün taksiye binin söylemlerine...
Hepsinin kafasını birbirine vurup dışarı, hatta dünya dışına yollayasım geliyor.
  • Paylaş
Çok kısa mesafeler hariç otobüse binmemeye çalışıyorum. Şoförün kamikaze pilotu gibi kullandığı kabak lastikli, hiçbir güvenlik techizatı olmayan aracın içinde bir de ayakta kalıp ileri geri savrulmak hoşuma gitmiyor. Otobüs'de ifrit olduğum şey şoförlerin otobüsleri eşya kamyonu gibi kullanmalarıdır. Telefondan, muhabbetten, gülmeden falan rahatsız olmam. Koku derseniz insan olan her yerde insanın kokusu da mevcuttur, orada yaşam olduğunu gösterir. Çok pis kokanların çok yakınında değilsem problem değil. Bir de otobüs duraklarına otobüsün yanaşmasını engelleyen taksiler çok gıcıktır, sürekli yolun ortasında inip binmek hoş değil. Bir de halk otobüsü şoförlerinin iki saatlik yol olsa da sürekli olarak kimlerle telefonda konuştuklarını merak ediyorum, muhtemelen diğer şoförlerle konuşuyorlardır da hani ben iki saat telefonda konuşsam karşı cinsten biriyle konuşuyor olurum. Koskoca otobüsü içindeki 100'den fazla yolcuyla kamikaze stili kullanırken tek elin sürekli telefona ayrılmış olması bana hiç hoş gelmiyor. Yine de iyi bir tarafı da var bu adam sürekli başka bir adamla telefonda muhabbet ettiğine göre gey olmalı, geylere de istihdam sağlanmış olmasını iyi buluyorum. Bir de bu tür otobüsler de zaman zaman kamikaze olmaya çalışsalar da zaman zaman da haddinden yavaş gidiyorlar... Bir de siz de bakın otobüslerin tümünün lastikleri sürekli kabaktır, slickler üzerinde yarış arabaları gibi yol alırlar. Çok tehlikeli bir durum, zaten o yüzden her gün bir otobüs ya takla atar ya da şaranpole yuvarlanır.

Minibüs derseniz onlar daha da beter kamikaze stili kullanılıyorlar ifrit numero 1. Minibüste oturacak yer yoksa zaten binmem, milyonlarcası geçiyor, bir sonrakine binerim. Minibüslerin en büyük handikapı eğer boşlarsa birinci vitesten öteye geçmezler, ta ki arkadaki şoför gelip küfredene kadar. Özellikle minibüslerde yaz sıcağında pencereyi açtırmayan orta yaş ve üstü kadınlara da ifrit olurum.

Metronun problemi ise iniş ve binişlerde ortaya çıkar. İnsanların inmesini beklemeden içeri girmeye çalışan geri zekalılar kapının önüne üşüşerek inişlerin tek sıra halinde o da anca omuz atarak olmasına neden olduklarından aslında binişlerini de geciktirirler. Eğer binerken kapıya yakın bir yerdeyseniz arkadakiler inenleri beklemeden bir an önce binmek için öndekileri itmeye başlarlar. Buna direk ifrit oluyorum.

Metrobüslerin çok dolu olduğu saatler dışında bir problemi olduğunu düşünmüyorum. Hatta metrobüste ayakta kalınsa bile yol kısa olduğundan problem olmuyor. Zaten İstanbul'da 20 dakikada Zincirlikuyu'dan Söğütlüçeşme'ye gidebilmiş olmanın ayrıcalığını yaşattıklarından en dolusunu bile kullanmaktan çekinmem.

Uçakta ise insanlarımız biraz medenileşir, Avrupa Türkiye uçuşları hariç sadece üçlü sıranın ortasında oturuyorsanız bir kolçak kavgası durumu oluşuyor. Avrupa'dan gelirken durum çok farklıdır. Oradaki Türk yurdumuzda 30 senen önce yaşamış medeniyete sahip ilkel bir yaratıktır. Gelirken bagajı fazla çıkmasın diye bagajın yarısını Almanca'da Türken Koffer tabir edilen naylon poşetlere doldurur ve uçağa binerken koşturarak tepedeki bölmeleri tıka basa doldurur, elinizdeki bir laptop, bir kabana yer bulmazsınız.

Tamam bu kadar problem yazdım da Avrupa'nın en medeni şehirlerinde de benzer problemler mevcuttur. Hatta oralarda toplu taşıma olan yerlerde insanlar arabalarını da kullanmadıklarından çok daha hınca hınç dolu toplu taşıma araçlarıyla yolculuk edebilirsiniz. Sonuçta hatlar ve araçlar günün en kalabalık 3 saati için tasarlanmaz, verimli bir ortalamaya göre ayarlanırlar.

Bir de medeni ülkelerde en beğendiğim şey sabaha kadar sarhoş otobüsü hatları olmasıdır, keşke bizde de olsa da sabahın dördünde yok efendim Taksim'den Gayrettepe'ye gitmem, ben karşı müşterisi bekliyorum diye taksicilere muhtaç olmasak. . .
  • Paylaş
1

Winterwitch, ahh ahh o 2. vitese atmamaları varya... :)
özellikle kırmızı ışığın yanmasını bekleyenler falan... çok zevkli çokkkk....

Toplu Taşıma Aracı ne demek ki :)

Yani Hepiniz aynı araca binip mi seyahat ediyorsunuz? ..

iğğğğğğ çok ilkel. Olayın kendisi ifrit bir kere :) daha ne çeşit bir ifritlik arıyorsunuz.
  • Paylaş
29

Portakallı Ördek, Böyle derken derken arabaya nazar değdirdim bir ay sanayiye git gel yaptım, aman hocam.:D

Hakan, Aman deyim :-):-) geri aldım. Gerçi araba sürmüyorum ama tedbirli olmak iyidir :-)

Portakallı Ördek, Bir kaç kez araba içinde bunun muhabbetinin döndüğü hafta arabanın baskı balatasını değiştirdik, öbür hafta akü kayışı koptu falan.:D Yemin ediyorum ustayla konuşa konuşa kursta girmediğim motor derslerini telafi ettim.

Hakan, Akü kayışı ? :-) bundan eminmiyiz.

Portakallı Ördek, Usta sağolsun "hanımapla" görünce V kayışı, şarj dinamosu kayışı demekten çekindi herhal.:D

Hakan, Çok iyi niyetli bir bakış açısı :-)

Ahmet Avcı, akü kayışı gevşemişse ses yapar, gerdirip ayarlamak gerekir...60.000 bakımında değişir normalde ya neyse..

Portakallı Ördek, Ahah gevşese neyse ya. Tatile çıkacaktık ne içindi hatırlamıyorum arabaya bindim hafif bi gümbürtü ile yokuşta kaldım. Kayış kopmuş, dinamo nanay olmuş akü de bitmiş ustune. Servisten usta çağırdık yakından trigger sıyırmış dedi betim benzim attı "Lan motoru aldık elimize" diye. :D Sonradan anlaşıldı tabi yukarıdaki durumlar.:D

Ahmet Avcı, kayışı koparmak/sıyırmak tabiri ordan geliyor işte..

trigger koptuktan sonra devam etseydiniz, o zaman da ''kol çıkarmak'' nerden gelir onu görecektik...

şimdi biri bize ''dingil'' nerden gelir izah etmeden, uzayayım usul usul..

Hakan, Kaan dostum, abi ne tür bir araba kullanıyorsun üstad :-) aküsünde kayış var :-) meraklara geldim.

Ahmet Avcı, Şöyle ki; akünün peteklerinde saf su asit karışımı doludur, ilk şarjda kurşun yüzeylerle reaksiyona girer. Kayış peteğin içinde suyu karıştırır usul usul, kapaktaki deliklere doğru hava sirkülasyonunu sağlar. Koptuğunda gaz birikir gümbürtüyle patlar, şarj biter yavaş yavaş dinamo aküyü şarj edemez, yolda kalırsın. Motorsikletlerde de var.

Portakallı Ördek, Kıt bilgim doğru mudur bilmiyorum, dinamo kayışı sayesindedir ki çalışan arabanın aküsü kolay kolay bitmez. :)

Ahmet Avcı, dizel araba çalıştıktan sonra aküyü sök al götür çalışmaya devam eder, benzinli arabaysa stop eder.Jelli yeni tip kuru akülerdeyse kayış olmaz.

Hakan, O şarj dinamosu kayışı olmasın :-) hani aküyü şarj eden alet .

Hakan, Abi gugıl bile bilmiyor akü kayışını :-)

Portakallı Ördek, Yukarıda yazdımdı zaten dinamo kayışı, V kayışı diye ama? :D

Hakan, Kayış koptu bizde :-) eline sağlık Kaan :-)

Ömer K., Abi koptum ya hele kaan in iki de bir araya girip anektod vermesi :)

Ahmet Avcı, Portakallı Ördek, hoşgörünüze binaen :)

Recep İvedik geldi şimdi de aklıma...aküyü direk change ederdi, sorun çözülürdü, tabi merak her safhada, siz sempatik olan mı, sarı yılan olan mı olurdunuz

Portakallı Ördek, Sağlam aküyü niye değiştireyim sorun dinamodayken? :D Dinamo parçalanmıştı zira -üç parça olmuş-, ustam sağ olsun baya bu işlerde dikkatli olduğundan çıkardığı parçaları, taktığı parçanın kutusunu falan arabayı teslim edene kadar elinde tutar.:D

Aranan cevap bu değilse ben denilmek isteneni anlamamış olabilirim zira İvedik filmlerinden sadece ilkinde arkadaş zoruyla bulundum, izlemedim.:)

Ahmet Avcı, Dinamo bozulduğunda değil de arızayı, dinamonun şarj etmediği akü bitince fark edersiniz. Dinamo kayışı kopsa da, hatta dinamoyu söküp götürseler de, dolu akü takılırsa, boşalana kadar gidersiniz :)

İvedik teki o sahneyi izlemediyseniz, boş verin o kısmı. (Yolda kalmış iki çıtır, İvedik durup yardım ediyor, aküleri bitik, kendi aküsünü veriyor. Çıtırlar gittikten sonra boş aküyle kendisi de mahsur kalıyor...kısaca)

Ahmet Avcı, Aslında vurdurup çalıştırsa arabayı akü toparlayacak belki, neden?... İvedikin şarj dinamosu sağlam da ondan:)

Portakallı Ördek, Ya benimkini anlamak zor olmadı. Tabii ben başta anlayamadım zira araba daha hareket eder etmez ufak bir gürültü koptu, muhabbetini çok çevirdiğimizden arabaya ilk bakımını yaptırırken aklıma ilk kayış sıyırması geldi usta gibi. Sonra anahtarı her çevirişimde tık sesinden başka bir şey duymayınca aküyü kontrol ettim, akü de bitmiş. Öyle aradım zaten kendi ustamı yoksa servis trigger kayışı falan dedi bana.:D

Aaa tamam tamam baktım o sahneye şimdi. Ben muhtemelen takviye kablolarını çıkarıp diğer arabanın aküsünü şarj etmeye çalışırdım dinamonun sorununu bir bakışta anlayamayacağımdan.:D

Portakallı Ördek, Yokuş yukarı kaldı bir de benim araba ben de ne bedeviymişim arkadaş sadklfjsdf.

Ahmet Avcı, Takviye kablosu, vaaayy:)
1-Önce artı mı yoksa eksi mi bağlanır....
2-Sizin artı diğer arabanın artısına mı eksisine mi bağlanır.

Sahneyi gördüyseniz, siz sempatik olan mı, sarı yılan olan mı olurdunuz :P

Ahmet Avcı, 3-Araba geri geri vurdurulabilir mi, vurdurulamaz mı?

Portakallı Ördek, 1 - Valla bizim eski arabanın akü şarj aleti vardı, ondaki kablolarda kırmızı pozitif siyah negatif kabloydu diye hatırlıyorum. 12-13 yaşındaydım en son gördüğümde o zımbırtıyı yalan olmasın yanlış hatırlıyor olabilirim. Önce pozitif sonra negatif bağlanır diye hatırlıyorum ben. -bir de babamda hafif paranoyaklık vardı, arabayı çok kullanmadığımız için garajdayken devamlı akü kablolarını çıkarırdık.-

2- Pozitif pozitife negatif negatife bağlanır.

3- Denemedim/duymadım ama zaten düz vites kullandığımdan geri vitese takınca neden olmasın? (Olmuyorsa harbiden neden olmuyor? :D)

Ahmet Avcı, 32-19=13 dakika gugıllama süresi değil, değil mi:)

Şaka bi yana iyisiniz..geri geri de vurdurulur bu arada..

Portakallı Ördek, Yok o gugıllama süresi değil de iş çıkışında gelip lafa tutan veli süresi.:D Ha ama en ufak arızada gugıl Amcadan detaylı olarak kim o arızayı yaşamış, ne kadar masraf yapmış bulur okurum, incelerim yalan yok.:D Araba kullanıyorsan kadın erkek farketmez bunları bilmek zorundasın bana göre.

Kendi dışındaki her şeyi boşvererek kendini düşünen şoför. Diğer her şey bundan sonra geliyor. Çok çok belki bunun yanına bi' de aynı süte ekmek banmış yolcuğu da ekleyebiliriz.
  • Paylaş
Toplu taşınmak tabi ki:) otobüslerin camları neden büyüktür? Fakir insanları herkes rahatça görebilsin ve acısın diye.
  • Paylaş
Camdan sağa sola bakarken, ne kadar gereksiz ve çok araba oluşu beni ifrit ediyor.. Hele o kendini BOKemon zannedenler yok mu... Çıldırıyorum... Sanki dünyayı kurtaracak, en olsa eve gidip televizyonu daha erken açacak işte ... Küçük çocuğun vardır, ailede sağlık durumu ciddi birileri vardır. Hadi eyvallah da, Dünyaya bi nebze faydası dokunmayan adamların, var olan oksijeni de kendi egoları yüzünden daha hızlı tüketmeleri beni deli ediyor. Dilerim tekerlekleriniz patlar, arabalarınız çizilir.. Dilerim en son benzinle kendinizi yakmak zorunda kalırsınız... Bisiklet alın, bisiklet... Sağdan sağdan işte ne güzel. . .
  • Paylaş