Bilmek istediğin her şeye ulaş

Toplumumuzda 'avukat' denilince oluşan yalancı algısı sizce gerçekten doğru mu? Doğru ise bu ön yargının sebebi nedir?

Değil ise bu ön yargıyı yıkmak için yapılması gerekenler nelerdir ?Düzenle
Bugüne kadar bir çok avukatla muhatap oldum fakat bir tanesinin kazanamayız dediğini duymadım :))
  • Paylaş
Yalancı algısından çok bir hukuk öğrencisi olarak yeni avukatların psikolojik analizini yapmaya çalışacağım. Üniversitesine bakmaksızın hukuk eğitiminin oldukça ağır olması, popülerliği, gelecek beklentisi, ki bu beklentinin en yoğunu aile ve sosyal çevrede oluşur, okul dönemi sonrası bıkkınlığı v.b. nedenlerin eklenmesi bu bireyleri daha hırslı daha bir müşterisini kaybetme korkusuyla yüklüyor kanımca. Bunun akıbeti ise müşteri olan vatandaşın olası farklı ön yargılara kapılmasıdır. 'Bu kadar ısrar ediyorsa mutlaka bi bit yeniği vardır'. Hele bir de farklı avukatlardan bambaşka şeyler duyuyorsa onun için hepsinin yalancı olmasından daha doğalı yoktur. Bu demek değildir ki tüm avukatlar dürüstlük abidesidir. Satış stratejistlerinin çoğu ürünün daha çok ama abartılmadan cafcaflanmasının satışa olumlu etkide bulunduğunu belirtir. Avukat ta haliyle satmaya çalıştığı birikiminin davayı kazanabileceği yönünde cafcaflamaya gidecektir. Peki burada vatandaş ne yapmalı? Yine birden çok avukata danışmalı ve yalancıları elemek için kendi de dava konusu üzerinde küçük çaplı bir araştırma yapıp daha ümitvari olana davayı bakmalıdır. Avukatların aynı dava konusu hakkında farklı şeyler söylemesi zaten başlı başına bir sistem sorunu. Kısa tutmak gerekirse avukata, standart yaşam kalitesini sunmadan ve adalet temel anlayışından çok kanun merkezli bir sistem sunmak hata! Ki bu kanun sistemi siyasi çıkarlara göre daima değişken bir sistem. Bu durumlar dahilinde avukatlardan sıtabil açıklamalar beklemek ve yaşamsal öncelikleri karşılanmamış hırslı bireyler olarak dürüstlük çıtasını yüksek tutmalarını beklemek oldukça zor. Açıklamadan çözüme bakar isek; vatandaş bazında bilinçli birey olmak, avukatlar bazında ise daha istikrarlı kanun anlayışı ve adalet anlayışının, karşılanmaya çalışılan maddi yaşam kalitesinden, okulda öğretilen hukuki bilgiler yığınından ve siyasal iktidarlara göre değişkenlik gösteren kanun sisteminden daha önemli olduğunun anlaşılmasıdır.
  • Paylaş
Hukuk; bilgi birikimi, tez koyma, tezi savunma, usul bilme, yorum yapmanın yanısıra bir strateji oyunudur.

İlk olarak şunu söylemek gerekir ki; yalancı, yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş olandır. Bir iki kere ya da seyrek olarak yalan söyleyen kişi 'yalancı' değildir.

Bunu sadece avukatlar açısından düşünmeyin. Günlük hayatta mühendis, doktor, imam, işçi vs. çeşitli mesleklerden kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı birçok kişinin yalan söylediğine şahit olmuşsunuzdur. İşlerini yaparken ya da iş hayatları dışında...

Kimi yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiştir ve bu tip kişilere yalancı diyebilirsiniz.

İkincisi ise, hukukla meşgul kişiler arasında, bu sıfatın avukatların üzerine yapışıp kalmış olması. Neden savcıların yalan söyleyebileceği ya da yalancı olabilecekleri düşünülmüyor?

Üçüncüsü, müvekkil avukatına yalan beyanda bulunup, avukatı yanlış yönlendiremez mi?

Her meslek grubunda olabileceği gibi, avukatlar içerisinde de yalan söyleyenler ya da yalancılar olabilir.
  • Paylaş
Ben yalancı diyerek yaklaşmıyorum ama kişiler kendilerini belli ediyor her ne kadar belli konularda eğitim alıp, uzmanlaşmış olsalar da. Yalancı ön yargısı diyebilir miyiz bilmem ama avukatın iyiliği(ünü) ile davayı kazanması arasında doğru orantılı bir tablo geliyor insanların aklına bunun nedenleri arasında Türk filmlerinin çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.
  • Paylaş
Her mesleğin iyisi kötüsü var ama avukatın kötüsü zaten zor durumda olan adamın canını daha çok yakıyor haliyle oda bunu herkesle her ortamda paylaşıyor . Sonuç olarak yanlış bir ön yargı çıkıyor ortaya.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

327 Görüntülenme8 Takipçi5 Yanıt