Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tüm ibadethanelerde kubbe şekli ve çokgenli yapılanmaların sebebi nedir?

Masonry denilen yığma tekniğinde geniş açıklıkları kemer, tonoz, kesişen tonoz ve kubbeyle geçmeyi Romalılar icat etmişlerdir.

Hristiyanlığın üçlü inancı ve ruhban sınıfının varlığı, lineer ve oturma düzenli ibadet şeklini de belirlediğinden, Roma bazilikalarının kiliseye dönüştürülmesinin önü açılmış, daha çok tonozlu yapıların benimsenmesine sebep olmuştur.

Gerçek anlamda, bildiğimiz büyük kubbe ise dünyada ilk kez Ayasofya'da hayat bulmuştur. İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesinden sonra, kubbe formu ve fikri, Osmanlı yapı ustaları ve mimarlarının da zihinlerini açmış, bu formun nasıl uygulanacağı ve İslam felsefesiyle nasıl bağdaştırılacağı üzerine kafa patlatmışlardır. Fakat özellikle, Ayasofya'nın bir dönem restorasyonu sırasında, Sinan kubbenin yapı sırlarını, doğrularını ve yanlışlarını öğrenmiş ve mimarlık hayatında bunları geliştirmeyi kendine görev addedmiştir.

İslam ve kubbenin evliliği gerçek bir mimari ve felsefik zaferdir. Kubbe, semayı temsil eder. Altında ibadet eden inananlar ise, yüzleri Kıble'ye dönmüş tüm dünya üzerindeki müslümanlarla aynı sema altındaki birlikteliği. İslamiyetteki tek Tanrı inancı da mekanda eşitlik, ki bu da bir kare, daire veya çokgendir, gerektirdiğinden, bu izdüşümlerin yapım tekniği açısından en geniş açıklıkla geçilebileceği form da yine kubbe olmuştur.

Kubbenin ibadethanelerde kullanımı Sinan döneminde zirvesini yaşamıştır. Ayasofya'yı örnek alıp, ondan çok daha hafif, zarif, aydınlık ve güzel kubbeleri yine Sinan tasarlamış ve inşa etmiştir. Ayasofya'nın eliptik kubbesinin dar açıklık ölçüsünü Selimiye kubbesinde geçerken, uzun açıklık ölçüsünü geçmeyerek, eski ustalara ve Ayasofya'ya saygısını da ifade edecek kadar mütevazıdır.

  • Paylaş
4

Bozkurt Yurdakul, Bu arada, cevabımda bir eksiklik olduğunu fark ettim. Dünyadaki ilk büyük kubbeli yapı Roma'daki Pantheon'dur. Cevabımdaki "bildiğimiz büyük kubbe" tabiri, kubbenin ikincil strüktürlerle (yarım kubbeler, payandalar, vs.) desteklenerek yükseltilmesi ve heybet kazanması olarak düşünüldüğünde yine Ayasofya ilk büyüktür.

Hakan, güzel açıklamışsınız gerçekten teşekkürler. bu kubbe yapılarında akustik kaygılarda varmıdır acaba? çünkü kapadokya da haçlı kilise diye bir yer var orada bir kadın ilahi okudu tam merkezine geçip kubbenin altında o ses güçlenerek yayıldı etrafa, şahit olduğum bu olayda çok eskiden fi tarihlerinde bunun hesaplanmadan nasıl yapıldığı beni şaşırmıştı.

Bozkurt Yurdakul, Güzel sözleriniz ve inceliğiniz için çok teşekkürler. Temel kaygı, kalabalık bir topluluğun ibadet için kapalı bir mekanda toplanabilmesini sağlamak aslında. Akustik kaygılar belki ilk başta yoktu ve fakat sonradan farkedilmiş olabilir.
Kubbe, yapısı itibarı ile aslında sesi odaklayan bir formdur. Sesin bir mekanda yayılabilmesi ve mekanın her noktasında duyulabilmesi için farklı yansıtıcılara ihtiyaç vardır. Böylece çınlama süresi 1,5 - 3 saniye aralığında olur ve bu da çok etkileyici bir efekt yaratır. Bu sebeple, kubbeyi destekleyen yarım kubbeler, Türk üçgenleri gibi yapı elemanları mekanı genişletip, hafifletirken, akustiği de düzenlemiştir. Mimarbaşı Sinan'ın bu hesaplamaları yapmış olduğunu artık biliyoruz.
Kapadokya'daki kiliselerde ise muhtemelen hesaplama yapılmamıştır. Neticede o kiliseler kayaların içine oyulmuştur ve kaya yapısının el verdiği ölçülerde yapılmıştır. Diğer taraftan, Kapadokya'daki volkanik kayaların ince gözenekli yapısı kubbenin sesi odaklamasını engellerken, harika bir ses yalıtımı sağlayarak, sesin mekan içinde eşit dağılımına olanak vermiştir. Şans faktörünü de unutmayalım (:

Hakan, teşekkürler

Bildiğim kadarıyla Kubbe şekli yapılmasının sebebi o anda belki binlerce insanın bir arada olmaları sebebiyle ortamdaki basık havanın önlenmesidir. Mesela basit bit mescidde butür bir uygulama olmadığı için ortam oldukça basık olabiliyor.
  • Paylaş
Bütün dinlerde olmasının ayrıca bir sebebi olamaz mı ?
  • Paylaş
Sanmıyorum. Belki mimari açıdan etkilenmişlerdir birbirlerinden. Ama bunun herhangi bir dini amacı yok bildiğim kadarıyla.
  • Paylaş
İbadethaneleri düz tavan düşünün, sizde nasil duygular uyandirirdi! Kanmca evlerin biraz daha yuksek tavanli olmasi seklinde bisey ve kimsede ulvi duygular uyandirmaz...
Mimarlarin, ustalarin kisi uzerinde yansitmak istedigi hislerle ilgili...
  • Paylaş
En dayanıklı formlar olduklarından geniş açıklıkların sütunsuz geçilerek ibadethanenin mümkün mertebe her noktasından hem ibadeti yönetenin hem de cemaatin görülebilmesi için. Ayrıca @pskl'nin de belirttiği gibi kubbe, tonoz, piramit hatta beşik çatılar geometrileri itibariyle çok sağlam olmalarının yanı sıra orta kısımlarındaki yükseklik nedeniyle içinde insanların küçücük kalmalarıyla bir ulvilik hissi de uyandırırlar.

Buraya da bakabilirsiniz:inploid.com/t/camiler-neden-yuksek-ins-e...
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1565 Görüntülenme6 Takipçi6 Yanıt