Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türk halkının cahil bırakılmasının nedenleri nelerdir?

  • Toplumsal düşündüğümüzde cahil kalmak kişisel bir tercih değildir.
  • Aksine Ülkeleri yöneten iktidar partilerinin ezelinden bu yana en fütursuzca oynadığı aşağılık başarılı bir komplo şeklidir.
  • Sürüden ayrılanı kurt yer misali çoban gibi bir gütme psikolojisini içinde barındırır.
  • Mevzu planın ilk adımı her zaman için eğitim sistemini öncelik alır.
  • Özellikle 1992 yılında kredili sistemle başlayan değişiklikler silsilesine buyurun bakın.
  • Sen bir BAKANSIN. Önünde duruyor sana bağlı okulların imkanları, kapasiteleri ve öğrenci sayıları. Ve hangi akla hizmet eksikleri gidermeden sistemi devreye sokmak. Herkes yaşadığını bilir. Buyurun o sistemde okumuş çevrenizde ki 32-35 yaş aralığı tanıdıklarınıza sorunuz. Anlatsın size.
  • 1992 yılından günümüze kadar: 21 yıl içerisinde İlk ve orta öğretimden Üniversitelere kadar bu sistem amaçsızca kaç defa ve hangi sıklıkta değiştirilmiş araştırdım sadece son 11 yılın cevabına ulaşabildim. 11 yılda eğitim sisteminde 13 değişiklik.
  • Buyurun haber linki: radikal.com.tr/turkiye/havuz_probleminde...
  • Ben şunu bilirim televizyonun sonuna kadar açık olduğu kalabalık o oturma odasında ders çalışılmaz. O ortamda kafası o dersi alan öğrenci kaideyi oluşturmaz.
  • Hükumet politikası olarak insanlar geri bırakılıyor. Dünya görüşü ve farkındalıktan bir haber yetiştiriliyorlar. En sonunda bu öyle bir hal alıyor ki; Kişi toplumsal birey olmaktan çıkıyor ve aklının yetmediği o noktada ağzı laf yapana sorgusuz-sualsiz Allah muamelesi yapıyor.
Tüylerim diken diken oldu şuanda. nokta
  • Paylaş
2

Serkan Can, Enerji bakanı Taner Yıldızın bir sözü vardı '' Eğitim seviyesi arttıkça akp'nin oyu azalıyor diye'' Bence bu her şeyi yeterince açıklıyor.

Tam olarak Cahil değildir ama eksiklikleri çok vardır. Mesela aşırı övünme (geçmişiyle övünme...) duygusu ve her şey bilirim havası toplumu ilerlemesini engelledi. Körü körüne inanma duygusunuda eklenirse velhasıl daha da cahilleşecek gibi çünkü okumayan, araştırmayan, bilgilik havası taslayan, hakkını aramasını bilmeyen bir toplum haline geldik. Her şeyi hazır bekliyoruz ve en önemlisi suçu hep başkalarına atıyoruz. Suçu başkasında aramadan önce kendimizden bulup telafi etseydik ileri bir toplum olurduk. Ama ne yazık ki bu huyumuzdan kolay kolay vazgeçemeyiz. 18. yüzyıllardan sonra Düşünme, ses etme ve duyma duygusuyla ne yazık ki hiç bir yere gidemeyiz...
  • Paylaş
Türk halkı cahil bırakılmıyor. Birey kendi kendini cahil bırakır.
  • Paylaş
4

Ayhan Şimşek, Anlamak istiyorum alanı Sosyoloji olan birinin bu ilginç iddiasını, açıklar mısınız?

Fatma Yıldızhan, Max Weber çözüm sorunlarında bireye inmeyi tercih etmiştir. Ülkemizde şu anda eğitimin artırılması için birçok sosyal programlar var. Sosyal sorumluluk projeleri var. Şu gün için eğitimde, insanın cahilliğini yenmek için özgür bir ortam var. Cahilliği yenmek tamamen bireyin elinde. Yani kimsenin cahil bırakıldığı yok.

Fatma Yıldızhan, Türbanlısı da şapkalısı da aynı özgürlüğe sahip. Yeter ki insan cahillikten kurtulmak istesin. Bunu sadece öğretim olarak düşünmek konuya at gözlüğüyle bakmak demektir. Geniş bir konu.

Ayhan Şimşek, Haklısın çok geniş bir konu. Fakat genel eğitim ve öğretim sistemini burada tartışmamız gerekirken kişiye indirgenmiş mevcut GELİŞİM programları ne derece sağlıklı olacaktır bunu iyi tespit etmek gerekir. Adı üstünde gelişim bir eğitimin sadece kişiye özel hobilerini ve gelişim modelini destekler. Fakat 'ağaç yaşken eğilir' misali periyodik dengede ilerleyen eğitim ve öğretimin doğru zamanda kişiye sunulmuş olması uzun vade de toplumu daha sağlıklı geliştirir mi geliştirmez mi? Aksi halde vergi de ödemeyelim, karşılığı olan kültür eğitimlerimizden de feragat edelim sonrada mevzu zaman dilimlerinde ihtiyaç duydukça kitap evlerinden geliştirelim mi yani kendimizi? Geniş Konu derken, At Gözlüğü derken aslında bunları mı demek istiyorsunuz?

Bana göre dünyanın en cahil insanı dünya haritasında Türkiyenin yerini bilmeyen kişidir. Biliyorum çok sığ bir cevap, çünkü geçenlerde bir metin okudum, kime aitti şuan unuttum ama diyorduki. Benim bildiklerimi bilemezsiniz, bildiklerim gereksiz size, sizin bildiklerinizde bana gereksiz, bilgi bize birşey katmaz sadece onu bilenler bilgiyi önemser, o halde bildiklerim de gereksiz. İşin özü aşık Veysel dostoyevski okumadı diye cahil olamaz.
  • Paylaş
Türk halkı esasen kesinlikle cahil bir halk değildir. Özellikle 90'lardan sonra eğitim ve öğretim ile bu cahilliğin önü büyük bir kesimi kapsamak üzere kesilmeye başlamıştır. Ben özellikle bir 20 sene sonra halkın daha uyanık ve insan haklarına daha duyarlı olacağını düşünüyorum. Eski kuşak olarak adlandırabileceğim 80'li yılları yaşamış kesim ise cahilden daha çok korkak yaşatılmış ve bırakılmıştır. O insanlar kötünün kötüsünü gördüklerinden dolayı günümüzde yaşadıklarına daha kör ve sağır bakmaktadırlar. Bunda maalesef onların değil, onları bu kadar ürkek hale getirenlerin suçu vardır. Gözü kapalı olmayan bir Türk halkı, dünyaya bedeldir. Çünkü medeniyet ve çağdaşlığın gerektirdiği zeka, çalışkanlık ve insanlık bizlerde vardır. Ancak cahiliye çabaları ile set çekilmektedir. Dediğim gibi bir 20 sene içerisinde bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum.
  • Paylaş
1

Men Kafa, önümüzdeki 20 sene içinde bu anlayışı,bu kafayla kurmayız diye umuyorum.

Öncelikle belirtmek isterim ki, Türkiye'de yaşamayan farklı kültürden biri olarak yorum yapıyorum. Dışarıdan buralara yansıyan; her şeyin tamamen politikaya dayalı oluşu. Türklerin cahil değil aksine çok bilgili kişiler olduğunu düşünüyorum. Ama ne yazık ki dini kötü amaçla ve saptırarak kullanan kesim bu bilgilerini mantıklı açıdan kullanmalarına izin vermiyor. Bununda en büyük nedeni şu an yönetimi elinde tutan zeki ama başka büyük devletlerin dediklerini yaparak halkını bu şekilde yanlışa iten kişi. O dahi insanın zekasını Atatürk gibi devrime yönelik kullanmasını dilerdim.
  • Paylaş
3

Ayhan Şimşek, Uzun zamandır okuduğum en pozitif yorum. Harika.

Goul Chakir Katsapoulos, dilerim yakin gelecekte guzel seyler olur.

Evet bunun organize bir iş olduğu apaçık bellidir. Herkes de görüyordur eminim. Okul kitapları -bedava- diye yutturdukları şeylerin gereksiz bilgiler ansiklopedisinden farkı yok. Çoğu bilinçli hocaya da bakacak olursanız şayet okullarda dersleri o kitaplardan işlemediklerini görürsünüz ya da bir kitapçıya gittiniz. Orijinal bir kitap alacaksınız. Fiyatlarına baktığınızda şaşıracaksınız, eğer bir de öğrenci iseniz haliniz gerçekten vahim. Kütüphanelerde sabahlayabilirsiniz. Bu kötü bir şey değil lakin biz öğrenci olarak neden gidip kitap alamıyoruz? Bunu sorgulamamız lazım, fiyatını sorduğumda neden bana aşırı yüksek fiyatlar söyleniyor? İşte burada başlıyor olay. Siz ne kadar isteseniz de o kitabı maddi açıdan sıkıntılı olacağınız için alamıyorsunuz. İnternete başvuruyorsunuz, kazancınız kaybınızdan daha az oluyor. Kitaplar bir halkın cahil kalmamasındaki en önemli etkendir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de yaptığı gibi kitap okuyacağız ama bunun için önce özgürce, rahatça kitap okuyabilme hakkımızı geri almamız gerekiyor. Vergiler benim için halktan daha önemli diyen zihniyeti yıkıp yerine halkın bilinçlenmesine izin verebilen bir sisteme destek vermeliyiz. İnsanız ve hayvanlardan tek farkımız olan düşünme özelliğimizi en iyi şekilde kullanalım lütfen...
  • Paylaş
Rte gibi başbakan ve cumhurbaşkanı ve eskiden kalma bazı yaşlıların geri kafalığı,Atatürk bu millete çok fazlaydı genel olarak Türkiye onun gibi kültürlü ve medeni bir insanı hak etmiyordu
  • Paylaş
Türkiye'nin bir 'cumhuriyet' olmakta ve evrensel bir demokrasi kültürüne yavaş ilerlemesi. Tabii cehalet göreceli bir kavramdır ve herkesin bu konuda algısı farklı olabilir. Diplomalı cahiller de ayrı bir konu.
  • Paylaş
Türkiye halkının cahil olduğunu sanmıyorum. Bu soru kendini beğenmiş ülkeler ancak. Söyler . Birşeylerin onu engelediği muhakkak
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1357 Görüntülenme17 Takipçi10 Yanıt