Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türk kültüründe çayın yeri ve önemi nedir?

Kültür
Çay 5000 yıllık bir geçmişe sahip olsa da Türklerin çay ile tanışması gerçek anlamda 19. yüzyılda olmuştur. Her ne kadar daha önceki dönemlerde gümrük defterlerinde çay ile ilgili kayıtlar ender olarak olsa da taban ve tavan fiyatlarını belirleyen narhlistelerinde net bir kayıta rastlanmamaktadır.

19. yüzyılın sonlarına doğru Doğu Karadeniz halkının çay yetiştirdiği ve ilkel metotlarla işleyip elde ettikleri ürünü kullandıkları ve sattıkları bilinmektedir. Dünyanın en büyük çay pazarlarından olan Türkiye’de siyah çay içimi Türk yaşam tarzı ve kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Çay,kahveye nazaran daha ucuz, hazırlanması daha kolay olması nedeniyle kısa sürede yaygınlaşmış ve halkınen sevdiği içecek olmuştur. Her on Türk’ten dokuzu her gün çay içmekte, her üç Türk’ten biri kendi çay harmanını yaratmaktadır.

Hazırlanan çayın ikramında isedemlikten istenilen miktarda dembardaklara dökülür. Çayın deminiaçmak için çaydanlıktan kaynamışsu ilavesi yapılır. Çaya şeker istenirse sonradan konulur. Az dem ilehazırlanan çay “açık çay” tabir edilirken, dem oranı yükseldiğinde buçaya “koyu çay” denir. Ancak çayınideal demlenme ve sıcak su oranınıbelirleyen ölçüt “tavşankanı” niteliğine haiz olmasıdır. Kırmızıbordorengine sahip tavşankanı ayarındaki çay, Türkiye’de çay üzerinde uzlaşılmış ideallik ölçütüdür. Bununlaberaber “paşa çayı” genellikle çocuklar için hazırlanır. Pratik olaraksıcak çaya soğuk su ilavesi ile eldeedilir. Paşa çayından tavşankanıçaya geçiş bir bakıma çocukluktanyetişkinliğe geçişi simgelemektedir.Çayın ikramında, yöresel farklar göze çarpmaktadır. Tokat bölgesinde çay bardağının üzerindemutlaka “dudak payı” adı verilenbir boşluk bırakılır. Bu boşluğun birölçüsü yoktur. Boşluğun miktarınınazlığı ve ya çokluğu çay sohbetlerinde esprilere sebep olmaktadır. Erzurum ve çevre havarisinde ise ikramıgenellikle açık renkli ve kaşıksızolarak yapılan çay, “kıtlama” diyetabir edilen özel bir yöntemle tüketilir (Tezcan, 1987). Makaslarla, elleya da ısırılarak koparılan ufak şekerparçalarının dil altında bekletilmesisuretiyle çay içilir. Bununla beraberbu bölgede misafir yeter demedikçe çay sürekli olarak tazelenir. Çaykoymak anlamında “çay dökmek” yada “çay tazelemek” deyimleri kullanılır. Teşekkür edip, başka istemediğinizi söyleseniz bile mutlaka birbardak daha ikram edilir. Bununadı “cırıldım” yani zor çayıdır. Cırıldım çayını içmemek ise ev sahibinekarşı büyük bir hakaret anlamınagelir. Diğer bölgelerde ise daha fazla çay istenmediğini göstermek için kelimelere gerek duymadan çay kaşığıson içilen bardağın üzerine konur.

Zaman içinde dostluk ve misafirperverliğin simgesi olan bu içecek sayesinde günlük yaşam bu bitki etrafında şekillenmektedir. Washington Times gazetesi yazarlarından Gerald Robbins, çayın Türk hayatındaki önemini şu gözlemi ile anlatmaktadır:“…Türkiye’de her iş kültürel alışkanlıkların çerçevesinde sonuçlandırılır. Ankara’da bürokrasi ile tanışanlar bunu çok iyi bilirler. Örneğin başkent Ankara’da, Türk tipi bardaklarda sunulan çay ikramından önce hiçbir şey başlamaz. Çayın yanında sigara sunulması, ardından dostça ya da filozofça uzun uzun laf edilmesi yerleşik iş kültürünün tarifi olmuştur. ”

Gerçekten de Türkiye’de nereye gidilirse gidilsin çay teklif edilir,misafir gelmeden çayı hazırlanır. Bununla beraber salt çay hazırlamak için çay ocakları, çayhanelerve bu işi meslek edinmiş çaycılar bulunur. Her ne kadar adı kahve ile anılsa da kahvehanelerin artık çoğunda kahvenin yerini kahveden daha ucuz, temini kolay olan çay almıştır.

Türk toplumunun sohbet ettiği, eğlendiği, dinlendiği kültürel ve sosyal mekânların çoğunluğunu mahalle kahvehaneleri oluşturmaktadır. Hal hatır sorma ile başlayan, mahalle dedikoduları ile kalmayıp politik konulara kadar uzanan sohbetlere eşlik eden çay, Türk ev hayatının da değişmez unsurlarındandır. Çay, aynı zamanda Türk tarzı kahvaltının temel içeceğidir. Günün ilk saatleri ile başlayan bu alışkanlık, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürer. Türkler çayı dünyevî kaygılarla içmemektedir. Ona anlam yüklemekte, muhabbetekatık yapmakta, yoğun iş saatlerinde uğruna mola verdirilmektedir. Türkler için çay; çorba içmek, ekmek yemek kadar hayatî bir fonksiyondur.
  • Paylaş
1

Çay Çek, İlk zamanlara dönecek olursak Türk kültüründe çayın ne şekilde önemli olduğunu ve çay kültürünün ilk önceleri nasıl bir halde olduğunu görebiliriz. Bunun en güzel örneği ise Nogay Çayıdır.
Nogay Çayı, Tatar çayı ve de Ayakşay olarak da bilinen, çayın sütte pişirilmiş haline denir. Bu çay uzun yıllardan beri şifa niyetine Doğu ülkelerince içilirken kendisine çorba muamelesi yapmak da yanlış olmaz zira Nogay çayına ekmek banıp çorba niyetine içebiliyorsunuz. Adana-Ceyhan’a gidenler bu çaya rastlayabilirsiniz. Devamını caycek.com/atalardan-gelen-sifali-lezzet... den okuyabilirsiniz.