Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği'ne alınır mı?

Avrupa Birliği maceramıza şöyle bir göz attığımızda bazı gerçekler daha iyi ortaya çıkıyor:

Avrupa Birliği 1957'de ortaya çıkmış ve Türkiye 1959 yılında bu topluluğun bir parçası olmak için başvuruda bulunmuş. 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Antlaşması ile Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir ortaklık çatısı oluşturulmuş. 1980'de askeri darbe sonucu ilişkiler dondurulmuş. 1983 yılında çok partili seçimlerin yapılması üzerine AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler yeniden canlanmış.

14 Nisan 1987 tarihinde Türkiye resmen tam üyelik başvurusunda bulunmuştur. AB ile bütünleşmenin ilk aşaması olarak Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'ne girdi. Gümrük Birliği detaylı incelenmesi gereken bir konu tabi.

2000'li yıllarda AB'ye katılma sürecinde bir hızlanma gözlendi. 17 Aralık 2004 tarihinde Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye'nin katılma müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde başlamasına karar verdiler. Başlayacak müzakerelerin ne kadar sürede tamamlanacağı konusunda kesin bir karar verilmedi.

2007 yılında, Türkiye 2013 yılına kadar AB hukukuna uymayı hedeflediklerini belirtti ancak Brüksel, üyelik için son tarih olarak bunu reddetti. 2006 yılında Avrupa Komisyonu Başkanı, üyelik sürecinin en az 2021 yılına kadar süreceğini belirtti.

Özetle:
1959: Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) ortaklık başvurusunu yaptı.
1963-1970: Ankara'da Ortaklık Antlaşması imzalandı. Katma Protokol ve II. Mali Protokol imzalandı.
1972/73/77: Türkiye - AET müzakereleri başladı. 1973'de 1. Genişleme Anlaşması (Tamamlayıcı Protokol) Ankara'da imzalandı. 1977'de 3. Mali Protokol imzalandı.
1982: Türkiye geçiş dönemindeki yükümlülüklerini yerine getiremedi ve gümrük indirimleri durduruldu. 1980 askeri darbesiyle ilişkiler kesintiye uğradı.
1986: Türkiye - AET Ortaklık Konseyi toplandı ve böylece süreci yeniden başladı.
1987: Türkiye, Ankara Antlaşması'nda ön görülen dönemler henüz tamamlanmamış olmasına karşın, Nisan 1987'de tam üye olmak üzere başvurdu.
1989: AT Komisyonu Türkiye'nin başvurusuna ilişkin görüşünü 1989 yılında vererek, "topluluğun kendi iç pazarı tamamlanmadan yeni bir üye alamayacağını" ifade etti.
1995: Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği'nin gerçekleştirilmesini belirleyen kararlar Ortaklık Konseyi'nde kabul edildi.
1996: Türkiye, AB ile entegrasyonunda 22 yıl süren Geçiş Dönemi'ni tamamlayarak, tam üyelik sürecinde Son Dönem'e girmiş oldu.
1997: AB, ilk genişlemede üye olacak ülkeleri belirledi. Türkiye aday ülkeler arasında yer almadı ancak tam üyeliğe ehil olduğu teyit edildi. Ancak, Türkiye diğer aday ülkelerden ayrı tutulmasından kaynaklı olarak AB ile olan siyasal ilişkilerini askıya aldı.
1999: Askıya alınan ilişkiler Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı'nda Türkiye'nin "resmi aday statüsü" kazanmasıyla yeni bir boyut kazandı.
2000: Türkiye'nin Topluluk programlarına katılımı aşamalı olarak başlatıldı.
2001: AB, Katılım Ortaklığı Belgesi'ni (KOB) kabul etti. Bu belge temel alınarak gerçekleştirilecek reformları ve uygulamaları bir takvime bağladı.
2002: AB Genel Sekreterliği'nce hazırlanan ve uyum sürecinde çeşitli yasalarda değişiklik yapan teklif, TBMM'de kabul edildi.
2003: Türkiye'nin gerçekleştirdiği önemli reformlarla AB üyeliğine daha da yakınlaştığı ve 2004 sonunda Türkiye ile müzakerelerin başlatılacağı yinelendi.
2004: AB Konseyi Zirvesi'nde, Avrupa Komisyonu'nun 2004'te hazırladığı rapor ve öneri kararı doğrultusunda Türkiye ile müzakerelerin 2005 tarihinde başlaması oy birliğiyle kabul edildi.
2005: Türkiye'nin yaptığı reformlar ve anayasa değişiklikleriyle Kopenhag Kriterleri'ni tamamladığı belirtildi ve Ekim 2005 tarihinden itibaren AB ile tam üyelik müzakerelerine başladı.

Kronoloji kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_ve_A...

Şimdi bu bilgiler ışığında bakınca bir dönem biz kaçmışız onlar kovalamış, onlar kaçmış biz kovalamışız. Ancak, esas problem bence (bırakalım AB'yi falan) bizim ülke olarak bir çok şeyi hala oturtamamış olmamız. Siz olsaydınız bu hali ile Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne alır mıydınız? Ben olsam almazdım, hatta belki kim olsa almaz.

Türkiye, gelişimini tamamlamamış bir ülke. İnsanlar mutsuz, işsiz, parasız ve hepsinden önemlisi insanlar köreltilmiş ve tüm bunların da dışında adalet, özgürlükler, eğitim gibi kavramlar gerçek anlamlarının yanına bile yaklaşamıyor. Öncelikle bu sorunların çözümlenmesi ve bizim toplum olarak yeni bir süreci başlatabilmemiz ve bu süreçlerin üstesinden gelmemiz gerekiyor. Maalesef bunlar için gerçekten çok fazla zamana ihtiyacımız olacaktır.
  • Paylaş
Şu an AB Türkiye'ye naz yapıyor ama en geç 20 bilemedin 30 sene içerisinde AB bize yalavaracak. Neden mi?
AB ve Tüm gelişen ülkelerde genç nüfus korkutucu derecede az. Ama Türkiye'ye bakılırsa genç nüfus oldukça fazla. Ama bu durum kötü olabilir. Türkiye İnsanı çalışırken avrupa bizden hizmet görecek.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

139 Görüntülenme2 Takipçi2 Yanıt