Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye'de bence inploid.com gibi birçok güzel girişimler yapılıyor. Bence birçoğunun fikirleri çok iyi ve orijinal düşünceler. Fakat bu girişimlerin çoğunluğu yurtdışına açılmıyor. Bunun sebebi nedir? Türkiye'den niçin çok dilli internet siteleri çıkmıyor?

Türkiye'de bir internet girişiminin yurt dışına sonradan açılması gibi bir durum aslında genel olarak iş modeline biraz bağlı ve nadir gerçekleşen bir durum. Esasen internet girişiminin kendisi ile daha çok ilgili bir şey bu. Mesela, eğer girişiminiz bir oyun projesi ise Vietnam'da da olsanız (Flappy Bird) dünyaya kısa sürede yayılabilirsiniz. Ancak, projeniz bir gayrimenkul kiralama üzerine ise (AirBnb) ülke ülke bu girişleri zamanla gerçekleştirmeniz gerekir ve bu uzun bir sürece yayılır çoğunlukla. Yani; projenin önündeki engeller çok farklı parametrelere bağlıdır ve yaptığınız işin yapısı gereği model değişecektir.

Soruda esas sorulan şey aslında "Neden Türkiye'den dünya çapında ses getiren projeler çıkmıyor veya az çıkıyor? ". Bunun esasen nedeni, Türkiye'deki şartlar ve ülkenin genel yapısı. Çok kısa bir örnekle; eğer Facebook veya Twitter ilk olarak Türkiye'de ortaya çıksaydı, şu an bulundukları konuma gelmeleri imkansız olurdu. Çünkü, ne bunun için gereken yatırım, para ne de talep aynı biçimde olmayacaktı. Karşılaşılabilecek yasal süreçleri veya diğer engelleri saymıyorum bile.

Türkiye'den dünya çapında girişim çıkmıyor mu? Elbette çıkıyor, Yemeksepeti, Markafoni, Maçkolik, Hepsiburada, Gittigidiyor, Sahibinden ve bunun gibi projeler var. Bunların bir kısmı satıldı, bir kısmı ise yatırım alarak devam ediyor. Örneğin; Yemeksepeti geçtiğimiz yıl 44 milyon USD yatırım aldı ve son dönemde bir çok ülkeye daha giriş yaptı ve yayılmaya devam ediyorlar. Yatırımdan önce de başka ülkelere giriş yapıyorlardı ve diğer taraftan Türkiye'de de büyümeye devam ediyorlardı. Ancak, yatırım sonrası şirketin elde ettiği nakit güç bu büyümeyi hızlandırdı doğal olarak. Yine Gittigidiyor'un Ebay ile ortaklığı ve sonrasında satın alınması bir başka başarı hikayesi.

Türkiye'de inploid'in bulunduğu konumu güçlendirmesi ve sonrasında başka ülkelerde sistemini kabul ettirebilmesi gerekiyor. Yapısı gereği inploid, içerik tabanlı bir işlevi olduğu için, öncelikle bulunduğu yerde katılımcı kullanıcılara ulaşmalı ve elde ettiği içeriği büyütmeli. Bugün inploid arayüz olarak Türkçe dışında İngilizce de kullanılabilir. Ancak, İngilizce soru soran, yanı veren, yazı yazan veya tartışma açan kullanıcılarınız olmaz ise bunun bir anlamı yoktur. Bu da zamanla oluşan bir şey. Aynen Türkçe olarak üretilen içeriğin ihtiyaç duyduğu şeyler gibi.

Eğer inploid'i başarılı buluyor iseniz bence yapacağınız en iyi şey burada aktif olmak ve sizin gibi aktif olabilecek arkadaşlarınızı, meslektaşlarınızı ve bilgili olan kişileri buraya davet edip onların da burada aktif olmalarına katkıda bulunmak olmalı veya inploid'de karşılaştığınız ve faydalı bulduğunuz eşsiz içeriği internette paylaşmak olmalı bence : )
  • Paylaş
Kültürel ve antropolojik sebepler diyebiliriz. Bunu yapmak için kapasitemiz olmadığını söylemiyorum. Bu linkte thenextweb.com/me/2012/02/18/can-turkey... Ekşi Sözlük ve türevlerinin neden diğer dillerde aynı başarıyı yakalayamadığından bahsediliyor (İngilizce) . Ekşi Sözlük kurucusu Sedat Kapanoğlu şöyle demiş; "The laws of physics don’t apply to social media; every culture needs its own platform". (Fizik kuralları sosyal medyaya uygulanamaz, her kültür kendi platformuna ihtiyaç duyar)

Mesela dini değerleri pek yoğun olmayan, seküler bir yaşamın süregeldiği bir toplumda "dini arkadaşlık/evlilik" siteleri pek ilgi görmeyebilir. Bu çok açık bir örnek ama Ekşi Sözlük gibi benzeri az olan bir platformun diğer kültürlerde aynı ilgiyi görüp görmeyeceği tahmini zor bir soru.

Ama katma değer yaratan, insanların ihtiyaçlarını gideren sistemlerin, araçların, platformların diğer ülkelerde başarılı olması daha olası. Şimdi katma değer göreceli kavram ama diyelim ki müzik öğreniminde çok faydalı bir yazılım yaptınız, bunun kültürden çok fazla etkileneceğini sanmıyorum. En azından bakılacak istatistikler var. Mesela müzik aleti satışları, müzik eğitimi veren kurumların sayısı, öğrenci sayısı gibi.

Bir de inploid tarzı bir platformun Amerika gibi reklam maliyetlerinin, rekabetin fazla olduğu bir ülkede yayılmasını sağlamak maliyet olarak karlı olmayabilir. Türkiye'deki "emlak" anahtar kelimesi ile Amerika'da "real estate" anahtar kelimesinin tıklama başı maliyetlerinin farkını düşünün. Bir de gelir modeli tam oturmamışsa her projenin kalkışamayacağı bir iş. Inploid belki 1 yerine 100 kat daha fazla reklam/tanıtım harcaması yapsa daha farklı olabilirdi ama bu 100 kat maliyetin geri dönüşü nasıl olacak? Gelir modeli inploid için ne olabilir çok tahmin edemiyorum. ( O reklam maliyetini karşılayacak türden)

Ama bu tür projeler olur ve olacaktır.
  • Paylaş
Aşağıdaki genellemeler herkesi kapsamaz. Kimse üstüne alınıp da ben böyle değilim demesin.

Olay neredeyse tamamen kültür meselesi. Neredeyse.

1. Cesaret eksikliği
Bizde öne çıkmak değil ortalarda kalmak tavsiye edilir. Vasatlık daha iyidir.

2. Ciddiye alınmama korkusu
Bizde süper ego (toplum kontrolü) aşırı kuvvetlidir. En bağımsızlarımızda bile.

3. Cesaret kıran kültür
Hata yapanla dalga geçilir. Elli yaşında bile olsa.

4. Azıcık aşım, kaygısız başım yaklaşımı
Bizde riske girip büyümektense garantide olup küçük kalmak daha iyidir.

5. Yorgan-ayak meselesi
Biz atılım yaparken hızlı başlar genç ölürüz.

6. Bilgi eksikliği
Biz yazılım üretiyor olabiliriz, ama teknoloji üretemediğimizi biliyoruz.

7. Farklı olmaktansa benzemeye çalışan kültür
Bizden farklı olanı sevmeyiz. Aşağılarız, hor görürüz.

8. Kervanı yolda düzme
Biz ne ihtiyaç analizi yaparız ne pazar araştırması. Başlarız. Sonrası 'Allah kerim'dir.

9. Baştan kodu öyle yazmama
İhtiyaçları baştan düşünmeyiz, sonradan bir şeyi değiştirmek de çok zaman alır.

10. Mükemmeliyetçi olmama
Çoğu zaman 'çalışsın yeter'in ötesine geçemeyiz.

11. Yazılımcı eksiği
Türkiye'deki yazılımcıların %80'i PHP bilir. %80'i de ASP, ASPNET, C# vb. Ama doğru ve düzgün kod yazanlar çoğu zaman geri kalan %20'lik gruptadır. Ortalamanın üstünde kod yazabilenlerin sayısı çok azdır.

12. Emeği ucuza alma
Kaliteli etin kilosu 20 liradır. Ucuz etin kilosu 12 lira. Biz 20 liralık programcı yerine 12 liralık programcı çalıştırırız. Ama aynı kalitede ve hızda iş çıkmasını bekleriz.

13. Kullanıcıya değil kendine odaklılık
Müşteriye değil kendimize göre iş yaparız. Müşterinin neyi ve nasıl beğeneceğini önemsemeyiz. Site bizim beğendiğimiz renklerde ve şekilde olur. Sayfanın yeşil olmasında bir sakınca görmeyiz mesela.

14. Müşteri değil proje odaklıyızdır
Müşterinin neleri kullanacağını falan düşünmeyiz. Projeyi geliştirmeye, büyütmeye devam ederiz. Sonuçta 10 tane müşterisi, 500 tane özelliği olan bir proje çıkar ortaya.

15. Özellik delisiyizdir
Geliştirmekte olduğumuz projeye sürekli yeni özellikler ekleriz. Hiç birini tamamlayacak kadar zaman ve iş gücü kaynağımız yoktur ama eklemeye devam ederiz. Daha fazla özelliğin daha fazla müşteri anlamına geleceğini sanarız. Oysa zaten bir sürü özelliği olan sitemizin doğru düzgün müşterisi yoktur.

16. Kararları başkalarından bekleriz
Birine bir iş verirken istediğimiz isin bütün detaylarını paylaşmayız. Tek cümleyle bütün isteklerimizi anlatabileceğimizi sanarız. Anlayamadıkları zaman da onlara kızar, ayni işi tekrar yaptırırız, ama bu sefer her adıma karışırız. Ayarımız yoktur.

17. Proje odaklıyızdır
Projemiz vardır. Projeyi geliştirip dururuz. Şirketi, ekibi unutur, projeyi geliştirmeye devam ederiz. Diğer işlerin kendi kendine hallolmasını bekleriz.

Şimdilik aklıma gelen genellemeler bu kadar :)
  • Paylaş
Birçok güzel proje var ancak inploid gibi gelir sağlamakta güçlük çekiyorlar. Türkiye'de bile ayakta kalmakta zorlanırken dışarı açılmak biraz zor.
  • Paylaş
İçeride ne kadar duyurabiliyoruz ki bu girişimleri? Duyursak bile genellikle güvenilmediğinden ya da tutmayacağı düşünüldüğünden yatırım alamayıp kendi yağlarında kavrulmaya çalışıyorlar.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

635 Görüntülenme8 Takipçi5 Yanıt