Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durumu yıllar öncesinden gören ve anlatan kişiler kimlerdir ve ne demişlerdir?

Video, gazete haberi veya yazılı olarak söylenmiş sözler, yapılmış değerlendirmeler... Düzenle
Uğur Mumcu’nun 1 Mart 1987’de kaleme aldığı “İmambayıldı” başlıklı yazı, “Elhamdülillah Müslümanız” sözünün nasıl kullanıldığını anlatıyordu. Mumcu, şöyle diyordu o yazısında:
“... Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez... Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnızca Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlardır birçoğu. Oh ne kolay! ... Çek bir besmele, gelsin paralar... Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığı ile kazanılan milyarlar... Elhamdülillah Müslümanız! ... Elhamdülillah milyarderiz! ... Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda... Bir üçgen bu... Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni... Bunlar dindarın sahtecileridir. Zavallı yoksul Müslüman yurttaşların kanlarını emenler de bunlardır. İnanç sömürücüleridir bunlar... Atatürk’ün laiklik ilkesinin ne kadar yararlı, ne kadar gerekli olduğunu, bu din sahtecileri ortaya çıkınca daha iyi anlıyoruz... ”
‘Devleti soymak için politikacı kılığına girenler’
Yalnız bu değil elbette... Gazetecilik yaşamını yolsuzlukla savaşıma ayırmış bir isim olan Mumcu, bugün tartıştığımız konulara ışık tutan onlarca kaleme almıştı. Bunlardan bir diğeri, 22 Mart 1976 tarihli, “Çete... ” yazısıydı. Mumcu, o yazısında “Bazı ülkelerde, bazı kimseler, devleti soymak için, politikacı kılığına girerler. Bunlar partilerde, Parlamentolarda boy gösterirler. İthalat, ihracat, banka soygunu gibi işleri siyasal ilişkilerle yürütürler. Bunlar da çetedir. Çetelerin en aşağılığı da bunlardır. Bunlar yüzlerine, devlet adamı maskesi takıp halkı soyarlar. Allah’a çok şükür, memleketimizde böyle çeteler yoktur... ” diyordu.
‘Solcuyla vur, öldür; sağcıysa sırtını sıvazla’
Yine 15 Ocak 1976’daki “Bir Örnek” başlıklı yazıda, devletin nasıl devlet olmaktan çıkacağını özetliyordu:
“... Bir toplum böyle çöker işte. Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur. Yasanın yerini Allah alır, korkulur. Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür. Vuran vurur, öldüren öldürür ve bütün bunlardan sonra bir ‘çete’ gelir ve devleti teslim alır. Solcuysa, vur, öldür, havan ateşi aç, yol ortasında sırtından kurşunla, işkencede öldür, hücrelere at; sağcıysa, sırtını sıvazla, parlamento kürsüsünden savun, mahkeme tutanağında öv... Devlet bu mudur? Bu mudur devlet? ... ”
‘Muhalefet ne yapıyor? Bir iki bildiri... ’
Mumcu’nun muhalefete de bir çift sözü vardı aynı yazısında; “Etkin muhalefet” isteyenler için:
“Ya buna karşı muhalefet ne yapıyor? Bir iki öfkeli bildiri, iki üç açıklama... Sonra? Sonrası koskoca bir hiç. Cinayetler yeniden birbiri ardından işleniyor. Yine kanlı mezar taşları çoğalıyor. 190 muhalefet milletvekiline rağmen sırtını iktidar partilerine dayamış çeteler, ülkede kol geziyor. Bu 190 kişi, 1950 yılından bu yana, CHP’nin Parlamento’da elde ettiği en büyük çoğunluktur. Bir de 1957 yılındaki CHP’yi düşünün, bir de 12 Mart sonrası CHP’yi anımsayın. Bu çoğunlukla böylesine suskunluğun amacı ne olabilir acaba? ”
‘Bir gün sıra Genelkurmay başkanlarına gelir’
Onlarca yazısıyla bugüne ışık tutan Uğur Mumcu’nun 26 Nisan 1989 tarihli “Hukuk Devleti” başlıklı yazısıyla bitirmek bu yazı için en ideal son olacaktır:
“... Bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı işlenen bir suç olarak görülmedikçe, bu gibi olaylarla daha çok karşılaşırız. Hukuk devleti ve yargı güvencesi herkese gereklidir. Sıradan yurttaşlara olduğu kadar, bir gün cumhurbaşkanlarına, başbakanlara, bakanlara, Genelkurmay başkanlarına ve generallere de! ... ”
Mumcu işte bu yazıları nedeniyle ölümsüzdür... .
13/02/2014 CUMHURİYET GAZETESİNDEN ALINTIDIR.



her izlediğimde tüylerim dikiliyor Aziz Nesin ve Uğur Mumcu yan yana ve bu kadar açık yaşanan görülür ta o zamandan bu zamana ..
  • Paylaş
2

Unluckypod, vay be...ne desem boş. aslında her jenerasyon tamamen aynı senaryoyu oynayıp aynı filmi görüyor ama farkında değil.

Unluckypod, doğruları söyleyenler bu ülkede ya öldürülüyorlar ya da bertaraf ediliyorar.

Atamız bu sürünün mutlaka bir gün hortlayacağını 1927'de söylemişti... İktidardakilerin Türkiye Cumhuriyetine tüm güçleriyle saldıracaklarını, milleti aç bırakma pahasına ülkeyi soyacaklarını, birer birer söylemişti. Birkaç yerin altını çizdim ama aslında tümü ülkenin şu anki durumunu anlatıyor... Bu soruyu soran bunu hiç mi okumamış, bunların teker teker olduğunu hiç mi görmüyor? ...

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

*(Bu aralar özellikle dahili bedhahlarımız var.)
Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

*(Cebren ve hile ile daha da fazlasını yapmış bir iktidara sahibiz.)

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

*(11 yıldır paralel devletle beraber bu memleketi sömürenler, soyanlar, kendi sapkın ideolojilerine alet edenler tabii ki gaflet, delalet ve hıyanet içinde sayılabilirler.)


Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

*(Milleti aç bırakıp kendi keselerini diyemeyeceğim hatta kasaları bile az kalır bankalarını dolduranlar da yine bunlar.)

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Türkiye

  • Paylaş
3

Ahmet Avcı, İlginçtir, Erbakanın da Aziz Nesinle paralel söylemleri var, youtube da.

Serkan Köse, Evet onları da izlemiştim

onu da buraya eklemiş olayım hatta...

Ahmet Avcı, Başkan Obama buyurdu; IŞİD ile bölge ülkeleri mücadele etmelidir! Bir türlü bulaştırmadılar, uğraşıyorlar...

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

699 Görüntülenme9 Takipçi3 Yanıt