Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye'ye yaşanmış akademik hırsızlık (intihal) örnekleri nelerdir?

-
İntihal

Prof. Dr. Zeynel Dinler’in altıncı baskıya ulaşan “Bilimsel Araştırma ve E-Kaynaklar” adlı kitabı intihal vakalarına birçok örnekle değiniyor ve biz okurların intihali iyice anlamamızı sağlıyor.
İntihal

Kitapta s
ayfa 143’te kutu içinde belirtilen habere göre Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Ömer Dinçer bilimsel hırsızlık olayında adı geçen bir şahsiyetlerden sadece biri. Milliyet yazarı Abbas Güçlü’nün “Tamer Koçel’in ‘İşletme Yönetimi’ kitabından, aynı ismi taşıyan kendi kitabınıza izinsiz alıntı yaptığınız, üniversite raporlarıyla ortaya kondu. Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Ömer Dinçer şu cevabı veriyor: Yahya Fidan ile birlikte yayımladığımız kitapta, Sayın Fidan’ın hazırladığı bölümlerde, Sayın Koçel’in kitabına toplam 15 atıfta bulunulmuştur. 15, 20 sayfalık bir bölümde ise bu atıflar yer almamış. Ama bölümün başında, kitap sonundaki kaynakçada Tamer Hoca’nın ismi ve söz konusu kitabı, özellikle gösterilmiştir. Kitabımızda 15’i Koçel’in ‘İşletme Yönetimi’ kitabından olmak üzere toplam 429 atıf vardı. İntihal kaygısı olan bir yazar hiç bu kadar atıfta bulunur mu? (s. 143) Ömer Bey’in dediğine göre Tamer hoca kendisini aramış. Ömer, bazı sayfalarda, bazı bölümlerde atıfta bulunulmamış, fark ettin mi? diye sormuş. Bunun üzerine kitabı hemen piyasadan toplatmış. Atıflar varmış ve daha ayrıntılı olabilirmiş. Sizin hiç mi kabahatiniz yok?” diye soruyor Milliyet yazarı Abbas Güçlü. Alıntı yapıldığında atıfta bulunmak en duyarlı olduğu konulardan biriymiş Ömer Dinçer’in. Araştırmaya saygı nedir çok iyi bilirmiş. Daha titiz olabilirmiş. Daha sonra Tamer Koçel’e soru yöneltiyor Abbas Güçlü. En az 20 sayfada hiç kaynak gösterilmemesi Tamer Koçel’i üzmüş. Ömer Dinçer o bölümü Yahya Fidan’ın hazırladığını söyleyerek suçu Yahya Fidan’ın üzerine atmış. (Belki de doğrudur!) Bu olayda art niyet olduğunu sanmıyorum.” diyor Tamer Koçel. Bu arada 12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra kabine kuran AK Parti Milli Eğitim Bakanlığı’na Ömer Dinçer’i atadı. Ömer Dinçer, bu eski olay medyada tekerrür edince olayı Ergenekon terör örgütüyle ilintilendirdi. İsim vererek Silivri’de yatan askerleri suçladı ve kendisine haksızlık yapıldığını iddia etti. Dediğine göre, Başbakanlık Müsteşarı olunca kendisi askerler tarafından kara listeye alınmış. Bundan sonra askerler birilerine emir vermiş ve Ömer Dinçer’in kitabını didik didik incelemişler. YÖK Genel Kurulu toplanmış 2005’te ve Prof. Dr. Ömer Dinçer’e öğretim mesleğinden çıkarma cezası vermişler. Sözcü gazetesinin yazarı Necati Doğru 20 Temmuz 2011 tarihli yazısında olayı şu şekilde yorumluyor: “YÖK’ün 2005’te aldığı karar, hukuka uygundur. Yani Ömer Dinçer intihalcidir. İlköğretimde 11 milyon öğrenci, okul öncesi eğitimde 1 milyon öğrenci, orta öğretimde 5 milyona yakın öğrenci olmak üzere yaklaşık 17 milyon öğrenciyi okutan 637 bin öğretmenden, okullardan, bakanlık kadrosundan, eğitimden, öğretimden ve 2011 bütçesinden 34 milyar 112 milyon TL (20 milyar dolardan fazla) pay verilerek yapılacak harcamadan sorumlu bakanımız eski bir intihalcidir.” Başbakan Erdoğan, eski RTÜK Başkanı Zahit Akman’ın da arkasında durmuştu. Ama ne oldu? Zahit Akman şu anda Almanya’daki Deniz Feneri e. V. bağlantılı soruşturmadan suçlu bulunarak tutuklandı geç de olsa. Karar sizin. Böyle bir ülkenin hala “tertemiz” mi olduğunu düşünüyorsunuz?
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1675 Görüntülenme3 Takipçi2 Yanıt