Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ülkemizde kendi mesleğini yapan kişi sayısının az olmasının sebepleri nelerdir?

Bir ülkede ünviersite yada daha alt kademelerde eğitimde ortaya çıkarılan tüm branşların bir karşılığı olması gerekir. Yani, ülke olarak X Mühendisliği adı ile bir bölüm açıyorsanız, o ülkede X Mühendisliğinin reel olarak varolması ve bu ihtiyacı karşılamak üzere oluşturulmuş olması gerekir. 

Ülkemizde bir çok değerin ya da değer yaratabilecek unsurların karşılığı olmadığı gibi eğitim sistemimizde de malesef karşılığı olmayan bir çok alan mevcuttur. 

Gerçekten başarılı bir eğitim sisteminin, başarılı tüm diğer sistemler gibi öncelikli olarak stabil olması gerekir. Stabil olmak demek, kararlı hale gelmiş, sınırları belli, dış etkenlere karşı vereceği tepkiler belli ve oluşturuduğu/barındırdığı güç belli demektir. Eğitim sistemlerinin de stabil olması ve kurallarının sistemin tümüne etki etmeyecek şekilde değişikliğe uğramayacağı bugün ve gelecekte de garanti altında olması gerekir. Malesef, bizim ülkemizde, eğitim sistemi defalarca ve çok sıklıkla değiştiriliyor. Kurallar değişince, oyunu oynayanlar, yeni kurallara uyum sağlayamıyorlar ve zarar görüyorlar haliyle. 

Çağdaş ve güçlü bir sistemde, ortaya çıkan yeni itiyaçlar bile önceden öngörülebiliyor ve böylelikle açılan yeni bölümler, yeni bilgi alanları, sektörde oluşacak talep öngörülerek (nokta atışı), çok iyi bir zamanlama ile ekonomiye ve çalışma hayatına kazandırılıyor. 

Yukarıda bahsettiğim gibi, ülkemizde bu unsurlar stabil hale gelmediği için, sektörün ve ülkenin ihtiyacı öngörülmüyor ve hatta öngörüler bile tutturulamıyor. Dolayısıyla, ihtiyaç fazlası ve ihtiyaç eksiği ortaya aynı zamanda çıkıyor. 

Kadınlar çalışma hayatına katılamıyor, çalışma hayatına kendi branşlarında katılması gereken donanımlı üniversite mezunu insanlar çalışma hayatına alakasız işlerle katılıyorlar. Geçim sıkıntısı, parasızlık, ekonomik krizler ve enflasyon, en başta kötü eğitim sistemi ile birleşince sonuç malesef bu şekilde oluyor. 

İyi şeyler yok mu, elbette var, ancak sadece istisnalar. Gerçekten başarılı sistemlerde, başarılı istisnalar değil, başarısızlıklar istisna olarak gösterilir.   

Türkiye'deki üniversiteler

  • Paylaş
Öncelikle önemli bir konuya değinmişsiniz.

Bunun birden çok sebebi olabilir fakat en önemli iki neden meslek dallarında uzman sayısının yeteri kadar olmaması ki bunun için milli eğitim 5-6 yıl öncesinde bir adım atarak meslek liselerinde ki bölümleri birçok farklı dallara ayırdı. Örnek vermek gerekirse; Bilgisayar donanım ve yazılım olmak üzere iki bölümden oluşurken yazılım ve donanım kendi arasında web tasarım ve programlama, veritabanı programcılığı, ağ işletmenliği gibi dallara ayrıldı. Amaçlanan meslek dallarında uzman sayısını arttırmaktı. Fakat pek verim sağlandığı söylenemez. Yine verilen eğitim eksik ve yetersiz.

İkinci ve önemli bir neden her insan bir şekilde geçimini sağlayacak kadar para kazanma ihtiyacı hisseder. İş imkanlarının bazı meslek dallarında az olması nedeniyle insanlar sevdiği ve branşı olan mesleklerini bırakarak farklı seçimler yapmak zorunda kalabilir. Bu tarz seçimler yapanlarda yaşamını sürdürebilmek için çoğu zaman düşük ücret ve zor çalışma koşullarına ikna olurlar. İşletmelerde daha fazla kazanç için çok sayıda uzman çalıştırmak yerine bu insanları tercih ederler. Sonuç olarak işsiz kalma endişesiyle o dala olan ilgi  arttıracağından bir yığılma oluşur. Ve uzman kişiler açıkta kalır. Son olarak size yakın bir zamanda iş ararken karşılaştığım bir tıp merkezinin gazete ilanından bahsedeyim.

Meslek: Bilgisayar Teknikeri
Aranan nitelikler; Bilgisayar donanım ve yazılımınında görev alabilecek, klima montajı yapabilen, biyomedikal cihazların bakım ve onarımlarından anlayan, elektrik pano ve kumanda sistemlerinden anlayan, aktif araç kullanabilen, sorumluluk üstlenebilecek, askerlik görevini tamamlamış vs...
İşe alınacak personel Sayısı: 1 

Belki okuduğunuzda bunun bir şaka olduğunu düşüneceksiniz bende öyle olmasını dilerdim fakat gerçek budur.

Tabi bunların yanı sıra (aile ve rehberler) tarafından eğitim hayatında ki yanlış yönlendirmelerin 3. bir sebep olduğu kesin bir şekilde söylenebilir.
  • Paylaş
Bence bunun sebebi herkesin çocukluk, gençlik yıllarına dayanıyor. Şöyle örnek vereyim; üniversite sınavına giren öğrencilere bakınız. (1 milyon kişi diyelim). Hepsinin hedefi 'TIP, MÜHENDİSLİK, HUKUK, ÖĞRETMENLİK'.
(başka meslek kalmamış gibi) Herkesin bu bölümleri okumak istediğini hiç sanmıyorum. Türkiye'deki mantık '..hmm bu bölümlere giden öğrenci çok başarılı ve zekidir.' düşüncesi olduğundan öğrencilere bilinç altından bir baskı uygulanıyor. Sonra çocuğumuz gidiyor bu bölümlerden birine ya yarıda bırakıyor okulu ya da mezun oluyor sonra başka mesleklere yöneliyor. (Bu sene tam 3 arkadaşımın okulu bıraktığını öğrendim 2. sınıfta, ikisi mühendislik biri mimarlıktı. Şimdi tekrar hazırlanıyorlar.)

Bu durumda herkesin suçu var ailelerin, devletin, öğrencinin.... 
Bir kere devletin diğer meslek gruplarını da desteklemesi lazım. (sanat, spor,.. gibi dalların).
Ailelerin çocuklarını iyi gözlemlemesi lazım onlara yön verebilmek için. (küçüklükten itibaren)
Öğrencilerin de kendini tanıması lazım, o mesleği yapıp yapamayacağını veya iş olanaklarını göz önünde bulundurması lazım ülke durumuna göre. (Gerçi üniversite sınavından sonra tercih yaparken öğrencinin fikri sürekli değişebiliyor. O an her mesleği yapabilecekmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Bu yüzden de sistemin suçuna %65 veriyorum ben :)
  • Paylaş
Ülkemizde bir çok meslekte iş alanları yok. Bu alanlar yaratılmıyor ve üstelik kapatılıyor. En basit örnek öğretmenlerin atamaları yapılmadığı için atanamayan öğretmenler yıllarca boş gezmektense gidip kendi mesleği olmamasına rağmen başka alanlarda çalışıyor. Başka bir örnek bir konferansta Cerrahpaşa'dan uzman embriyolog gelmişti. Ülkemizde genetik, embriyoloji gibi alanlarda çalışmaların yapılmaması için büyük çapa gösterildiğini klonlama gibi bilimsel faaliyetlerin günah olduğu için yasaklandığını söyledi. Bu mesleği seçenlerin de engellenen şartlardan dolayı başka meslekleri yaptığını söyleyebiliriz. Genellersek yasaklar, kısıtlamalar ve öncelikler farklı olduğu için ülkemizde mesleklerin önemi yok, meslek sahibine ihtiyaç yok işçiye ihtiyaç var. Bu açıdan bakıldığında..
  • Paylaş
Bence bunun en önemli sebebi daha fazla para kazanma hırsı. İyi para kazansa herkes kendi mesleğini yapardı. Diğer bir sebepse yanlış bölüm seçimi. Gençler aile isteği, toplum baskısı gibi sebeplerden dolayı bir bölüme giriyorlar, okuyorlar, o kadar zaman emek harcıyorlar ama sonradan o işi yapmak istemediklerini fark ediyorlar. Onun dışında sırf üniversite mezunu olmak veya evden kaçmak gibi amaçlar yüzünden çalışma alanı dar olan bölümlerde okuyan kişiler, mezun olduktan sonra bu meslekleri yapamayıp başka işlere yöneliyorlar.

Ülke Sorunları



  • Paylaş
Kendi mesleğini iyi bir şekilde yerine getirenlerin azlığından
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1386 Görüntülenme12 Takipçi6 Yanıt