Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ülkemizde kişi başına düşen gelir artmasına rağmen neden yaşam kalitesi artmıyor?

Ütopik bir örnekleme yapalım. Bir hane var, patates tarlasında çalışıyor. Tarla sahibi günlük çalışanına 10 altın ödüyor. Hane içerisindeki herkesi doyurmak için günlük 8 altın ederinde patates alınması gerekli. Diğer 2 altın ile diğer günlük ihtiyaçları karşılamaya çalışıyor. Tarla sahibi çalışanının istek ve ısrarları üzerine çalışanın ücretini 20 altın yapıyor. Akşam işinden dönerken patates almak isteyen çalışan 8 altın ederinde ki patatesin fiyatının 16 altın olduğunu görüyor.

Özetle: Gelir yükselirse, giderde yükselir.
  • Paylaş
Aslında resmi olan kişi başına düşen gelir pek bir şey ifade etmiyor.Bir firma ihracatını arttırdığında o rakam haliyle artıyor ama işçinin, memurun aldığı maaş bu artışa oranla çok daha az bir miktarda artıyor.Haliyle alım gücü azalıyor ve insanların yaşam kalitesi azalıyor.Patron karını 10 katına çıkardığı halde çalışan maaşına %5 civarı zam yaparsa haliyle refah artmaz.
  • Paylaş
Aslında yaşam kalitesi de artıyor. Yalnız kapitalist sistemlerde üretilen değerin %80'i halkın %20'lik üst tabakası arasında paylaşılırken değerin %20'si halkın %80'i arasında paylaşılır. Bu demektir ki milli gelirdeki %10'luk bir artışın ki bu hayali bir rakamdır, sadece 2'si halkın %80'i arasında paylaşılır yani kişi başına %0,025 gibi pek de fark edilemeyecek bir iyileşme görülür. Bir de %10 milli gelir artışı gibi bir şeyin 10 yıl gibi bir sürede olacağını düşünürseniz yıllık refah seviyesi artışı yaklaşık %0,0025 gibi bir rakama tekabül eder. Bundan 30 yıl önce işçi, memur kesimi ne ev ne araba alabiliyordu. Bugün ise bunlar mümkün, bu da kanaatimce refah seviyesinin artışının önemli göstergeleridir.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

598 Görüntülenme5 Takipçi3 Yanıt