Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ünlü yazar, düşünür, bilimadamı vb. kişilerin çocukluklarına dair neler biliyorsunuz?

Soichiro Honda'nın yaşam öyküsü beni çok etkilemişti. Bay Honda henüz öğrenciyken sahip olduğu her şeyi küçük bir atölyeye yatırmış; piston ringleri konusunda kendi kafalarında var olan fikri geliştirmeye koyulmuş. Çalışmalarını Toyota şirketine satmak istediği için gece gündüz çalışmış. O atölyede yatıp kalkmış. Ama sonunda piston ringlerini tamamlayıp Toyota'ya sunduğunda bunların Toyota standartlarına uymadığı söylenmiştir. Onu gerisin geri iki yıllığına okula yolladıklarında öğretmenleriyle arkadaşları ona gülüp durmuş; tasarımlarının çok saçma şeyler olduğunu söylemişler.

Ama o bu tecrübenin acısına odaklanacağı yerde, amacına olan inancını sürdürmüş. İki yıl daha geçtiğinde Toyota ona hayalindeki anlaşmayı sunmuş. Ama o sırada da yeni bir sorun ortaya çıkmış. O günler Japon hükümetinin savaşa hazırlandığı günlerdir. Fabrikasını kurmak için ihtiyacı olan betonu ona vermemişler. Honda'da ekip arkadaşlarıyla birlikte kendi betonlarını yapabilecekleri yeni bir süreç geliştirmiş ve fabrikasını kurmuş. Savaş sırasında o fabrika iki kere bombalanmış, imalat yerlerinin önemli bölümleri mahvolmuş. Peki bu durumda Honda ne yapmış?

Ekibini toplamış, ABD ordusunun fırlatıp attığı benzin tenekelerini biriktirmeye koyulmuştur. Bunlara "Başkan Truman'ın Armağanları" diye isim takmıştır. Çünkü niyeti o tenekeleri kendi imalatında ham madde olarak kullanmaktır. Savaş sırasında Japonya'da bu tür maddeler bulunmamaktadır. Sonunda bütün bunları arkasında bıraktıktan sonra da bu sefer de bir deprem fabrikasını yerle bir etmiş. Honda o sırada piston operasyonunu Toyota'ya satmaya karar vermiştir.

Savaştan sonra Japonya'da korkunç bir benzin kıtlığı başlamış. Bay Honda ailesi için yiyecek alışverişine bile arabasıyla gidemez olur. Sonunda çaresizlik içinde bisikletine küçük bir motor takar. Hemen ardından komşuları "Bize de öyle motorlu bisiklet yapar mısın?" demeye başlarlar. Bir iki derken sonunda bay Honda'nın elindeki tüm motorlar tükenir. O zaman yeni icadı için motor yapacak bir fabrika kurmaya karar verir. Ama ne yazık ki elinde yeterli sermaye yoktur.

Japonya'daki 18.000 bisikletçi dükkanına bir mektup yazar, icadının getireceği hareketlilikle Japonya'ya yeniden hayat verebileceklerini söyler. İçlerinden 5000 tanesi ona istediği sermayeyi vermeye razı olur. Yine de yaptığı motorlu bisikleti ancak azimli bisiklet severlere satabiliyordu. Çünkü bunlar kocaman ve ağır şeylerdi. Bunun üzerine son bir değişiklik yaptı ve çok daha hafif küçük bir motorlu bisiklet modeli yarattı. Adını da "super cub" koydu.

Bir gece içinde başarıya ulaştı ve kendisine imparatorluk nişanı verildi. 1970'li yıllarda da bugüne kadar tutulan otomobilleriyle ortaya çıkar.

Bugün Honda şirketi ABD ve Japonya'da 100.000 kişi çalıştırmaktadır. Japonya'nın en büyük otomobil üreticilerinden birisi sayılmaktadır. ABD içindeki satışları da Toyota'dan fazladır. Nerden nereye işte...
  • Paylaş