Bilmek istediğin her şeye ulaş

Unutamadığınız çocukluk anılarınız nelerdir?

Rahmetli dedem bir gün beni tarlaya götürdü ot getirmeye;

Güzel bir atı vardı, bir de iki tekerlekli talika, talika derlerdi doğrusunu bilmem. Bindik dedemle ben yan yana talikaya, dar köy yollarından geze geze yeşillikler arasından tarlaya. Otları yükledi dedem, çok yüksek oldu. Tekrar bindik talikaya ama dönüyoruz, yüksekliğimiz iki kat arttı, yaylana yaylana gidiyoruz, tutunacak yerde yok.

Birisi su motoruyla tarla suluyor, su borusunu tam yolun ortasından karşıya geçirmiş, tam geçerken bir hopladık yaylanarak, dedem bi tarafa ben tam tekerleğin önüne.

5-6 yaşındayım, çelimsiz bir çocuk, incecik bir boyun, hatta dedem tavuk boynu kadar yaw bunun boynu yidirmiyonuz bu çocuğun der filan neyse,

Öyle bir düştüm ki boynum tam tekerleğin önünde kaldı yüzükoyun,

At düştüğümüzü anlayınca döndü boynunu geriye çevirip bana baktı... Ve durdu.

Durmasa kuyruğu titrettiğimizin resmi, neyse dedem fırladı aldı beni yerden, atın yanına gitti, kara maçam benim dedi sevdi, sevdi...

Sonra eve dönünce ne besledim ben onu ne besledim :)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bi tane daha anlatayım atlarla ilgili, yine 5-6 yaşlarındayım.

Aynı at dedem ve ben, yonca tarlası biçilmiş, atı otlatmaya götürüyoruz. Ayağında uzun mu uzun bir zincir bir de kazık tam tarlanın ortasına çakıp bırakıp döneceğiz.

Dedem zinciri bana verdi, Sakın bırakma dedi. Tuttun sıkıca tamam dedim. Bi yere kadar gitti hatırlamıyorum 5 dakika kadar, herhalde kazığa vurmak için taş bakmaya yan tarlalara filan gitti.

Uzak tarlaların birinden bir beygir kişnemesi duyuldu. Ulan bizim at kulakları dikti, bi hıhıhı yaptı ama, ben anladm bi sakatlık olduğunu gene dönüp bana bakınca,

Bir başladı koşmaya dörtnala, at koşuyor ben arkasında zincir elimde sürünüyorum yüzükoyun yerde filmlerdeki gibi...

At koşuyor ben yonca tarlasında, kısa yonca sapları da sert sert olur, dedem arkamızdan koşuyor bıraaak bıraaak diye bağırıyor ama, nerde bırakıcan dolamışım zinciri bileğime,

At durdu ansızın ne olduysa gene, dedem geldi koşarak, Oğlum niye bırakmıyon bıraksana!

Ben ağlayarak;

-Sakın bırakma didin ya...

Güldü koca adam aldı beni kucağına her yanım çizik yara bere... . ah malakım benim diyerek... . :)
  • Paylaş
Unutamadığım bir çok anım var aslında ama geçenlerde yine arkadaşlarla bu konuyu konuştuğumuz için aklıma gelen bu anım oldu. Ben kendimi bildim bileli saçlarımla oynamadan uyuyamam. Saçlarım benim için önemli olmuştur. Bir gün annem ve kuzenimle kuaföre gitmiştik. Sanırım 7 yaşlarındaydım. Kuaförden annem, saçlarımı biraz kısaltmasını istedi. Her zamanki gibi kuaförler sizin istediğinizi değil kafasını göre kestiği için o günde saçlarım erkek saçları gibi olmuştu. Çok süslü bir kız olmadığım için görüntüme pek takılmadım. Eve geldiğimde annem beni ayağında sallayarak uyutmaya çalışıyordu. ( ilkokula geçene kadar böyle uyurdum) Ellerimi saçıma attığımda oynayacak bir saç gelmedi ve koşarak aynaya bakmaya gittim. O zaman anlamıştım saçlarımın ne kadar önemli olduğunu.. Bu saçlar yüzünden arkadaşlarım ve kuzenlerim bana 'Hamdi' lakabını taktı. Saçlarım uzayana kadar uyku bana haram oldu. Bir de takılan lakab hala etkisini gösteriyor :)
  • Paylaş
1

Nazende , Benim yiğenimde saçlarıyla oynayarak uyur. Bu yüzden bebekliğinin dışında kısa saçlı halini bilmem :) Oda şuan yedi yaşında ve annesi ayaklarında uyutma işlemini yıllar öncesinde bıraktı :) bayağı güçlü bacaklara sahip anneniz varmış: ))

3 yaşımdayken boğularak ölümden dönüşümü hiç unutamıyorum. Sanırım kötü anılarım daha çok unutulmaz benim için çünkü bu sorunun cevabını düşününce hep yaptığım kazalar ve geçirdiğim kötü günler geldi aklıma.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

825 Görüntülenme6 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları