Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yapay zekaya ilişkin temel problemler nelerdir?

Kısaca belirtmek gerekirse, yapay zekanın önündeki en büyük 2 problem:
1- Bilgisayarların "pattern recognition" dediğimiz örüntü tanıma problemi.
2- ortak akıl (sağduyu) sahibi olmamaları.

Moore kanunu 2020/2025 gibi geçersiz olacağından computing sistemleri ile ilgili aşılması gereken bir bariyerde var. Şuan için potansiyel çözümler arasında Quantum computing ve Biological computer projeleri var. Üretilmiş ticari ürün olarak Quantum computer'a en yakın çözüm D-wave systems'in BlackBox: One (128 - qubit) ve BlackBox: Two (512 Qubit) çözümleri vardır.

Tabii bunların dışında programlama yaklaşımı limitleri de var. Yapay zeka geliştirebilecek seviyeye gelsek bile sonuçta o yapay zekanın yazılımsal(Software) kısmını geliştirecek olan yine insan ve programlama dilleri, yaklaşımları bizi yavaşlayacaktır. Hızlanmak için, kendi, kendini olmasa bile temel modulleri hariç yan özelliklerini kendi programlamayabilen bir yapay zeka programlama yapısı oluşturmamız gerek.

Bir diğer problem yapay zekanın üzerinde çalışacağı network hızı, bizim sinir ağlarımızın iletim hızı gibi sınırlı bir hıza izin verecektir. Şuan insanın sinir ağımızdaki hız limiti 320km civarındadır. Eğer Quantum computing üzerinden yapay zeka geliştirirsekte bu hız şimdilik 40Gbps ile limitlenmiş olacak. Saniyede 4GB transfer etmek büyük bir rakam gibi durabilir ama milyarlarca nöronluk bir yapının, dünyadaki tüm bilgiyi işlemesi için brain-node*'ları üzerinden transfer etmesi gereken data miktarı astronomik seviyede yüksek olacaktır. Bu süreçte kanalın hiç bir noktada tıkanmaması gerekir.

Brain-Node; Distributed Quantum Computing sistemleri için her bir işlem birimi yani 48U'luk bir server kabinini ifade etmektedir. Örneğin; her kabin 1 milyar nöron'u işleyebiliyorsa, tahmin edebileceğiniz gibi 100 node'luk bir Dist. Quantum Comp. Sistemi eş zamanlı olarak 100 milyar nöronluk bir yapay zekayı yönetebilir. Bu sistemde eğer kontrolden çıkarsa korkmamız gereken bir yapı demektir. Çünkü insan beynini bu sistemde modelleyebilirsiniz. Tabii milyon kat daha zeki ve hızlı şekilde :)

Bunlar dışında ufak, tefek problemlerde var ama onlar zaman içerisinde hızla çözüldüklerinden burada yazmak bu yanıtı okunamaz uzunluğa oluşturabilir.

Saygılar.
  • Paylaş
Yapay zekaya ilişkin en temel problem, "yapay" olması ve bunun o yapay zeka tarafından idrak edilemeyip "insanlık", hatta daha da ileri gidip "tanrılık" taslaması. Neredeyse bütün bilimkurgu edebiyatının yarısı bu konu üzerinedir. 
  • Paylaş
Stephen hawking buna çok güzel bir cevabı var buyrun

Dünyanın önde gelen bilim insanlarından Profesör Stephen Hawking yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceği uyarısında bulundu.
BBC'ye konuşan Hawking, yapay zekanın çok geliştiğini ve faydalı olduğunu ancak insan zekasını geçebilecek bir düzeye gelmesinden endişe duyduğunu söyledi.
Hawking, "Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz" dedi.
ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığı olan dahi fizikçi de yapay zeka teknolojisi aracılığıyla konuşabiliyor.
Intel'e ait bir akıllı telefon klavye uygulaması olarak çalışan bu teknoloji, Prof. Hawking'in ne düşündüğünü anlayabiliyor ve kullanmak isteyebileceği kelimeleri önerebiliyor.
Herkes karamsar değil
Bununla birlikte, yapay zeka konusunda bilim insanlarının hepsi Hawking kadar karamsar değil.
Nitekim aynı insanlar gibi sohbet edebilen Cleverbot adlı yazılımın yaratıcısı Rollo Carpenter'a göre, insanlar uzunca bir süre daha teknolojinin kontrolüne sahip olacak.
  • Paylaş
Mikroişlemcilerin binary kod yapısıdır bence. 
  • Paylaş
1

Mehmet Öğmen, "Ne alakası var?" desem bana ne cevap verirsin.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

631 Görüntülenme10 Takipçi4 Yanıt