Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yazılım mühendisliği okumak istiyorum, web'le işe başlamış ve işini tamamen severek yapan ayrıca yazılıma çok meraklı biri olarak bu fakültede veya okul bittikten sonra, meslekten (korkmak) uzaklaşmak gibi endişelerim var. Tecrübesi olanlardan bölüm ile ilgili fikir alabilir miyim?

Bu endişeler, aslında okul dönemi içerisinde oluşacağını düşündüğüm şeyler, yazılım mühendisliği ile ilgili tavsiyeler almak istiyorum; bu bölümün öğrencisi veya mezunları bana bu okulla ilgili tavsiyeler verebilir mi? Herhangi bir konudan, herşey hakkında olabilir. Araştırmalar yapmaya devam edeceğim.. Bu işten uzaklaşmak aslında en korktuğum şey. Yani işi tamamen bırakmak anlamında değil de, ilk zamanların hevesinin kalmamasından korkuyorum diyebiliriz.. çok fazla korkuyorum dedim:))Düzenle
Biraz uzun bir yazı oldu ama insan dertlerini anlatmaya başlayınca nerede duracağını pek bilemiyor demek ki =)

Öncelikle, böyle ciddi bir kararı verme aşamasında, kimsenin üzerinde etkim olsun veya yanlış yönlendirmeye sebep olmak istemem. Ancak bu meslekte ve üniversite eğitimi aşamasında karşılaşma ihtimali yüksek bazı olumsuzlukların olduğu ise bir gerçek. Bu olumsuzluklar konusunda bilgi vermemek, uyarmamak da haksızlık olur diye düşünüyorum. -Ki kişinin önceden hazırlıklı olabilmesi ve bu sıkıntıları yaşamaması, yine kişinin kendi tercihleri ve çabaları ile sağlayabileceği bir durum. Yani bahsedeceğim olumsuzluklar herkes üzerinde aynı etkiyi yaratmaz. Kimisi baş edemez, kimisi ise çok rahat kaldırabilir.

  • Soruda bahsedildiği gibi; bilgisayarları, yazılım geliştirme konularını sevmek, ilgi duymak, en azından ucundan bir iki satır web sayfası veya ufak bir uygulama geliştirmiş olmak gereklidir. Hatta kesinlikle şarttır! ... Evet... Ancak yeterli değildir, hem de hiç yeterli değildir. Bu ilgi veya deneyim ancak programlama veya veri tasarımına ilişkin derslerde başarılı olmayı "belki" sağlar. Ancak 4 yıl boyunca okuyacağın derslerin büyük bölümü, ileri seviye matematik, fizik gibi genel mühendisliğe ilişkin teknik dersler ve yazılımla çok ilgisi olmayan, bilgisayar ağları ve elektronik içerikli donanım dersleri olacak. Herkes için aynı değildir belki bu durum, ama benim için, programlama dışındaki bu dersler oldukça zor ve yıpratıcı geçti. Daha ilk iki senede hevesimi kırdılar diyebilirim.
  • Bu bölümü hangi üniversitede okuyacağının önemi var mı? Hem var, hem yok... İyi üniversite/kötü üniversite değerlendirmesine iki farklı konuda bakmak gerekir. Birincisi; mezuniyet sonrası iş bulmaya etkisi... Yüksek seviyede bir üniversitede okumak, mezuniyet sonrasında iyi firmalarda işe girme olasılığını ciddi derecede arttırır. Bu okullardan mezun olabildiysen, mesleği hakkıyla öğrenip öğrenmemiş olman çok dert değildir. Daha 3'üncü sınıfı okurken iş teklifleri sana gelmeye başlar zaten. İşçi haklarını sömürmekle uğraşmayan, düzgün disiplinli çalışan firmalarda, iyi bir ücretle ilk işine başlayabilirsin. Düşük seviyede bir üniversiteden mezun olduğunda ise; eğer tanıdıklar vasıtasıyla iyi bir firmaya girememişsen, birkaç ay, hatta belki bir yıllık bir süre iş bulmakta güçlük yaşayabilirsin. Çalışmaya başlayacağın kötü veya orta seviye firmalarda, 3 kuruş maaş alıp bir de üzerine tamirci çırağı muamelesi görme ihtimalin ise kaçınılmazdır. İlk işlerin, uzun süreli olmayıp sadece deneyim kazanma amaçlı olacaktır. Yıl ve yıl deneyim kazandıkça, "iyi üniversitede okumadım ama ben bu işi biliyorum" dediğinde, artık iş verenler sana inanmaya başlayacaktır. Diğer ikinci konu ise; üniversitenin mesleği öğrenmene ne kadar yardımcı olabileceği mevzusudur. İşte bu mevzuda iş, üniversiteden çok sana düşmektedir. Eğer esas amacın, mezun olduğunda haşin bir coder olmaksa, "çatır çatır yazmak, fütursuzca kodlamak istiyorum, hatta kendi işimi kendim kurarım, alemin kralı olurum" diyorsan, nerede okuduğunun çok fazla bir önemi yok. Düşük seviye bir üniversitenin bu konuda sana direkt katkısı en fazla %5 ise, iyi seviye bir üniversitenin katkısı da en fazla %20'dir diyebiliriz. Geriye kalan %80-95'lik kısım, ancak kendi azmin ile elde edebileceğin bir şey... Yazılım geliştirmeyi öğrenmenin tek ve yegane yolu kişisel çabalardan geçer. Boş zamanlarında sağda solda gezinmek, eğlenmek, oyun oynamak, film/dizi izlemek gibi aktiviteler yerine, iyi veya kötü, mantıklı veya mantıksız fark etmez, aklına gelen projeleri geliştirmekle, 7/24 kod yazmakla uğraşmak gerekir. Okuldan arta kalan zamanı iyi değerlendirebilirsen, mezun olduğunda kendine ait, pazarlayabileceğin veya işletebilceğin bir yazılım ürünü çıkartmış olabilirsin.
  • Meslek eğitimi için üniversiteye büyük hayallerle gidip, küçük başarılarla mezun olma riski vardır. Bu bölüme girmeye karar vermekte çoğu insanın çıkış noktası, işin erbabı olup, dünya çapında ünlü firmalarda iş bulabilme hayalleridir. Oyuncular için Blizzard, sistemciler için Microsoft, Web'ciler için Facebook benzeri şirketlerde işe girebilme hayalleri klişedir. Ya da hacker olacağım, ünlü olacağım hayali vardır bir de... Bunların hepsi %98 ihtimalle hüsran ile sonuçlanacak hayallerdir. Eğer yeterince çaba sarf edememişsen, okuldan en son "Hesap Makinesi" programı yazabilecek bilgi ile mezun olursun...
  • Belli bir firma altında, başka insanlar için çalışmak, kurumsal uygulamalar geliştirmek bambaşka bir dünyadır. Evde hobi amaçlı veya ek iş amaçlı olarak kişisel uygulamalar geliştirmeye hiç ama hiç benzemez... Her şeyden önce, yaptığın güzel işlerin farkında olmayan veya farkında olsa da gerekli övgüyü/saygıyı göstermeyen, buna karşılık kırk yılda bir gözden kaçırdığın en küçük bir hatada ise direkt sana beceriksiz muamelesi çeken bir patron/müdür başında olacaktır. Buna ek olarak, yazılımın gerçekten nasıl olması gerektiğinden, nasıl daha kullanışlı olabilceğinden habersiz müşteri/kullanıcı sınıfı olacaktır. Bu sınıf, gerekli gereksiz, sürekli seni boş işlerle meşgul edecek, "şuranın fontu farklı olsun, bu buton yukarda değil aşağıda olsun" benzeri isteklerle, asıl yapmayı istediğin işleri yapmaktan seni alıkoyacaklardır.
  • Mesleğin sosyal hayata ve kişisel gelişime olumsuz etkileri var. Gerek üniversite eğitimi sırasında, gerekse mesleğe girildiği zaman, sürekli bilgisayar başında olmak, insanlarla olan ilişkileri zayıflatıyor. Yıllar içinde dış dünya git gide daha yabancı bir hal alıyor. Konuşabilme kabiliyetinde ve hafıza becerisinde ciddi gerileme gözlemlenebiliyor. Burada "hafıza" ile "zeka"yı birbirine karıştırmayalım. Kodlama yapmak, sürekli matematik sorusu çözmek gibidir. Problem çözme becerinizi, yani zekanızı arttırabilir. Ancak herşey değişkenlerdem, parametrelerden ve işlemlerden oluştuğu için ve okuyarak, anlayarak beyinde saklanması gereken yazılı bir bilgi olmadığı için hafızayı köreltir. Nerede okumuştum hatırlamıyorum; bu meslek için, 10 yıldan daha fazla aktif kod geliştirme görevi önerilmiyor. Belli bir süre sonra mesleği bırakmayı veya kod geliştirme dışında, daha çok yönetim amaçlı pozisyonlara geçmeyi öneriyorlar. Meslek, öyle sanıldığı gibi masa başında oturup kolay yoldan para kazanılan bir meslek değil. Kafa yorgunluğu, sinir ve stresi bol bir meslek...
  • Sağlığa olumsuz etkisi var. Boyun düzleşmesi, mesleğin kaçınılmaz sağlık sorunudur. Boyun ve omuzlar sürekli taş gibidir... Ayrıca sürekli oturmak, hareketsizlik ve düzensiz beslenme sonucunda göbek ve kıç bölgesinde kontrolsüz gelişim de aynı şekilde... Obeziteye kadar yolu var. Göz sağlığı da cabası... Üniversite öncesi sadece tek gözüm 0.75 derece miyop iken, üniversitede 3 yılda 3.5 derece astigmat vurgunu yedim. Bir 4-5 sene sonrasında da 4.5 dereceye kadar çıktı.
Daha saymakla bitmez aslında ama uzun lafın kısası şöyle:
Eminim ki bu mesleği seçip, mesleğini severek yapan ve hayatından memnun bir çok insan vardır. Anlattığım problemlerin üstesinden bir şekilde gelmişlerdir, belli bir düzeni rayına oturtmuşlardır ve mutlulardır. Ancak ben mesleğimde mutlu değilim, yıllardır da olamadım. Ben de bilgisayarlara ve yazılıma çok büyük heyecanla, büyük heveslerle, büyük hayallerle başladım. Ama hayattan umduklarımı yerine getiremedim. Çünkü bu meslekle birlikte kolay değildi, belki de imkansızdı... Mesleğimde başarısız birisi olduğumu söylemiyorum. Mütevaziliği biraz kenara alarak, iyi seviyede ve aranan bir yazılım geliştirici olduğumu çekinmeden söyleyebilirim. Ama geçmişe geri dönme fırsatım olsa tekrar bu mesleği asla seçmezdim. Ve en az mesleğini sevenler kadar, benim gibi mesleğinden nefret eden yazılım geliştiriciler olduğundan da eminim.

Ayrıca şu başlıkta anlatılanlar da işinize yarayabilir:
inploid.com/t/turkiyede-ki-yazilim-sekto...
---
  • Paylaş
Yazılım mühendisliği bölümleri ve istediğin bazı sorulara yanıt.. Aynı zamanda aşağıdaki sitede bulunan bağlantıları inceleyebilirsin.
yazilimheryerde.com/2014/07/yazlm-muhen...
Aşağıdaki bağlantıyı da okuyabilirsin.
sadikderekoy.com/2013/09/yazilim-muhend...

Bu arada, bir şeyler üretip sürekli uygulama geliştirirsen hevesinde aynı oranda artacaktır.
  • Paylaş
Ben 10 Yıldır Felan Bu işi yapıyorum.
E 200 Mercedes im var ve 130 M2 Daire aldım. Kızımı Doğa Kolejinde Okutuyorum.
Allaha Şükürler olsun.
Endişelerin heralde bir nevze kalkmıştır. :)
  • Paylaş
Aslında Yazılım Muhendisliğiyle İlgili çok fazla tecrübeye sahip değilim. Ama insan ilişkileri, insanlar hakkında fazla tecrübeye sahip biri olarak şunları söyleyebilirim:
" Sevdiğin işi yapmanın karşısına ne koyarsan koy, bu asla senin işinle kıyaslanacak bir iş değildir. Şöyle düşünebilirsin; yazılım mühendisliği yerine sevmediğim bir iş yaparsam zaten 1-0 mağlup oluyorum sonrası diye bir şey kalmıyor ki başında da sonunda da o işten sıkılıyorsun. "

Ne yapacaksan yap, sevdiğin işi yap!
  • Paylaş
Yazılım mühendisliğini iyice araştırmalısın. Neler yaparlar, neden yaparlar? Nerelerde yaparlar? Türkiye ve dünyadaki iş şartları nedir? Yazılım Müh. Olman her türlü yazılımı yazabileceğin anlamına gelmiyor. Uzmanlaşmak için kendine alt alan belirlemen gerek. Her yanlış seçimin seni 2/3 yıl geriye atacaktır. Sürekli araştırman ve öğrenmen gerek. Araştırmacı bir ruha sahip değilsen, devlet veya memur kafası ile sürekli standart iş yapan firmalara yönelmen en doğrusu olur.

Araştırmalarını tamamladıktan sonra, ben bu işleri önümüzdeki 20 yıl boyunca yapabilir miyim? Sorununu kendi içinde cevaplamalısın. Objectif olmak zor olasa da elinden geldiğince objektif olmaya çalış.
Eğer tüm hesaplamalarını 1 sonucuna ulaşmak için yaparsan 1 bulursun, 0 için yaparsan 0 bulursun. Ama hangisinin doğru sonuç olduğuna 2 türlü de ulaşamamış olursun. Gelecek planlarını yaparken her zaman realist olmak en iyisidir bence.

En önemli tavsiyem; Bu iş, para için yapılabilecek bir iş değil. Eğer çalışma şartları iyi veya toplum içinde saygın bir statuleri var gibi bir düşünce ile giriyorsan, şimdiden alternatif düşünmeye başlasan iyi edersin.

Ayrıca, şuan yaptığın tüm araştırmaların ve testlerin pozitif çıksa bile, mutlaka zaman, zaman bunalacağın ve biraz uzaklaşmak isteyeceğin zamanlar olacaktır. Bu normal bir süreç, önemli olan bunun dengesini iyi ayarlamak.

Çünkü; mesleğinden asıl zevk alacağın kısım (bence) yazılım mimarı olduğun zaman başlıyor. Asıl o zaman beynini tam kapasite ile kullanmaya başlıyorsun ama kimseyi mezun olduğunda veya 1-2 yıl çalıştığında yazılım mimarı yapmazlar. Yaklaşık 10 yıllık profesyonel bir geçmişin ve/veya akademik bir kariyerin olması gerek Doktora gibi.

Başarılar dilerim. Hiç bir zaman ideallerinden vazgeçme... Seni sen yapan şeyler onlar. ;)
  • Paylaş
Bilgisayar Programcılığı Öğrencisiyim . Şunu Söylemem Gerekiyor . Böyle Bir Bölümü Okumak İçin Alt Yapıya İhtiyaç Gerçekten Duyuluyor . Alit Yapıya Sahib Olmayan Ve (YGS) İle Bu Bölümü Okuyan Birisi Olarak Bunları Söylüyorum ... Tabi Unutmayalım Ki Hiç Bir Bilgisi Olmayan Ve Ben Bu İşi Yapacam Deyipte Mükemmel Yazılım Geliştiricileri Piyasada Mevcut ... ...
  • Paylaş
Yazılım mühendisliği derken, yazılım mühendisliği ile programlamayı ya da bilgisayar mühendisliğini karıştırmadığınızı umuyorum. Karıştırıyorsanız eğer yazılım mühendisliği daha çok, yazılımın mimarisini belirleme, hazırlama, diagram çizme vs vs gibi programlamanın en gıcık(bana göre ve birçok mühendiste öle düşünüyodur) ve sıkıcı kısmıdır. Zevkli olan kısmı programlamadır, yani bilgisayar mühendisliği.

Bu ayrımı yaptıktan sonra girizgah olarak direk şunu söyleyebilirim: bilgisayar biliminden sıkılacağını düşünüyosan başka bir meslek yapamazsın. Bilgisayar bilimi sıkıcıysa diger mesleklerin hepsi ondan 10 kat daha sıkıcı gelecektir sana. Sürekli kendini yenileyen ve üzerine kat ve kat koyan başka bir bilim yoktur dünyada. Zaten kısacık tarihine bakarsan bunu anlarsın. Tost makinesinde bile bilgisayar bilimi var: bu şaka değildi, zira üzerinde linux çalıştıran tost makineleri var piyasada. Neyse oraya girmeyim ayrı bi dünya. Özetle bu işi bi kere sevmişsen sıkalabileceğini düşünmem, tam tersi hergün isyan edersin yeni yeni çıkan şeyleri görerek. "vay arkadaş yine yeni bişi bulmuşlar" vs vs gibi cümleleri çok kurarsın. Sürekli büyüyen ve büyürkende büyümesi sürekli hızlanan bir bilimdir.

Az çok bu dünya ya girdiysen eğer, ayrı bi hayat ayrı bi gezegen olduğunu farketmişindir. Networkten bir harfin gönderilişini bile gözünün önüne getirmen seni senden alacaktır, hatta bir süre sonra insanların bunlardan haberi olmadan sadece olayı tuş olarak görmeleri çok garibine gidecektir. Onların neleri kaçırdığını görünce, acıyacaksın onlara. En azından ben yukarda yazdıklarımı hissediyorum. Bu mesleği seçtiğime gerçekten çok şükrediyorum. Neyse bu benim görüşlerim, sen sevmeye bilirsin tabi, insandan insana değişir bu.
Kararın hayırlı olur inş. Ama programlama diyede yazılım mühendisliğine gitme, farkını iyi araştır.

Kolay gelsin... .
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

758 Görüntülenme9 Takipçi7 Yanıt