Bilmek istediğin her şeye ulaş
Şubat 2012

Tailchute

..ve Bukowski der ki..-2


Charles Bukowski


"Onu sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir". [Bukowski]


Bir kez daha haklı çıkaracaktır ihanetler Bukowski'yi. Zamanın yerini aldıkları uyuşturucu etkisi yapıcaktır sende. Bir oluk acı olucaktır damarlarında gitgide hızlanan.Bir kavmi kasıp kavuran, Hüsrevlere mezar olan o aşk;sanki emsali hiç görülmemiş bir ilkle sende vücut buldu sanacaksın.Yanılgıların olıcak,uğradığın ihanetlerin. Kimse aşkının destan yazmasını beklemeyecek,çoğu zaman farkına dahi varılmıycak sevmelerinin.Kendi zindanında mahkum edeceksin onun yarattığı sancılara kendini.O saatten sora gidişlere imrenecek,başaramadıkların için yine kendine söyleneceksin. Sanki hiç kimse senin kadar kutsalını yaşayamaz gibi gelecek. Gece ve gündüz yer değiştirecek belki,gündüzlerden korkacaksın.Aklına gelişleri,gözyaşların olmasına yetecek.Azad edip kendini,abad olmak isteyeceksin, olmayacak.Ve öyle zamanlar gelecek ki çok sevdiğin insanların dahi kızışlarına aldırmak gelmeyecek içinden,belki onlardan bile kaçacaksın seni anlamadıklarına inancınla.Oysa ona dokunduğun her an,ona güvendiğin,inandığın her an;pişmanlıkların olacak teninde.kendinden kaçmak isteyeceksin,ardından gelen sana inat.Kalbinin suçlarına ortak olan aklına kızıcaksın.Belki sabahlara kadar loş bir odada hasreti çekeceksin içine. Onunlayken farkına varmadığın her şey bir bir anlam kazanacak. Sana gösterdiği mazeretlerin,apaçık yalanlar olduğunu anlıycaksın.Ya da hala şimdi kapı çalsa,af dilese benden diyeceksin .. Koşa koşa ona gideceğini bile bile,"o artık bende bitti" diye teselli edeceksin benliğini. yaptığı tüm ayıplara,kusurlara rağmen hep bir yandan güzellikler gelecek aklına.Gece yatar yatmaz yüzü gelecek gözlerinin önüne mesela. Üşüdüğünde tuttuğu o çelimsiz parmakların da hatta.

Eyşa'nın ağzından : " O yüzüme vuran ayaza ragmen o gün inatla yürüyordum.Sanki dokunuşları tenime yapışmıştı,ellerimde,yüzümde,saçlarımda ondan bir parça benleydi ve üstelik sesi kulaklarımda çınlıyordu.alışamıyordum bu duruma."

İşte o zaman sen de "sevmiştim" diyeceksin. Hiçbir şey olmasa sevgimi vermiştim;bir akşam öylece,tamamen nedensizce gidişine rağmen.Belki "Çaba harcamıştım hatta mutluyduk, her şey çok yolundaydı"diye geçecek aklından,mübalağa ettiğinden habersiz. Sonra yalnızlık bastıracak usul usul.Ansızın gözlerin dolacak mesela,ağlayacaksın.Bir kelime yetecek bunu başarmaya,bir rüzgar dokunsa tenine,kaçacaksın.İhanetlere rağmen,affedici olmayı öğretecek bu sevda sana.Eksileceksin,birinde gururunu bırakacaksın misal.Bir yağmur sonrası tıpkı eskiden olduğu gibi şemsiyeyle gelmesini bekliyceksin sana,gelmiycek. Gözlerin yokluğuna dalacak,bileceksin ki kulaklarında çınlayan o. Hiçbirşeyin artık eskisi gibi olmayacağını bilmene rağmen,dönsün ve inandırsın seni isteyeceksin.Nafile,o zaten dönmeyecek.

"Evet,ilk kez dokunmuştu ellerim bir sevgiye.Kalbimin ritmini değiştirmese de dokunuşlar; benliğime huzur getirmişti.İnanıyordum ve inandığım herşey uğruna seviyordum da.Varlığına el açtığım o adama,şükretmesini de bilecektim,bildim de.Böyle olmalıymış,böyle oldu demek."

En kötüsü kendine kızacaksın böyle zamanlarda,bir sabah ansızın gözyaşın olacak.Hatta kimse sevmesin isteyeceksin onu,kimsenin senin gibi sevemeyeceğini bile bile. Saçlarını okşayan ince parmakları arayacaksın,başını yasladığın omzunu.Seni sakinleştiren sesini,seni anlar gibi yaptığı hallerini.Belki de yazacaksın, resmedeceksin yada küçük güfteleri olacak sevmelerinin. Ama bir gün kaçacaksın her şeyden.Medetin ilah-i aşk olduğunu bir kez daha anlayacaksın sen de.
Bir yandan da tıpkı söylediğin gibi;inandığın değerler uğruna savaşmanın haklı gururunu yaşayacaksın.Ardından avuçlarında sımsıkı tutacaksın hiçliğini bu sevdanın.Zor olana inat kendini affedeceksin bu kez de.Onunla altını çizdiğin her şeyin, üstünü çizmesini de bilerek,sen de geçeceksin bu sevdadan.

Şubat 2012

Tailchute

"Bir günaha ortak olmak"-1

İnsan İlişkileri

"Bir günaha ortak olmak" demiştim; evet bir günahdı ona sevmek, bir ayıptı. Senin, onun,öbürünün her geçen gün gitgide alışkanlıga dönüştürdüğü o şey,onun ayıbıydı. Oysa iyi niyetli, saf çocuklugu yaralı,fedakar, biraz biraz çekingen biriydi o,sırları vardı.ağlayışlarını gizlediği gibi hep,üzüntüleri de saklardı yorganının altına usul usul. Korkuları belli etmek değildi işi,güçlüydü ve saklamaktı onun gücünün tükenmek bilmeyen kaynağı,susmak,içine atmaktı.

Sevmeyi hiç öğrenmemişti, zaten sevginin öğretisi olmazdı. çevredeki mutluluklara hayret etmekle geçirdiği yıllarda,sorasında,ondan sorasında yalnızlığı iyice öğrenip, sevgilere yabancı kalmıştı. Bir gün evden de ayırmıştı bu yalnızlık sever halleri onu,çok uzaklarda bir odanın sol köşesinde tek kişilk hayata terketmişti. Zamanla onada alıştı.

Bazen eksikliğini hissediyordu sevmelerin,bu kadar güç omuzlara fazlaydı ama çocukluğunun su görmemiş kuraklıklarında, çatlakları oluk oluk sevgisizlik doluydu ve bu yüzden yalpalıyordu böylesine. İnanmıştı,denemişti ve fedakarlık hat safhalardaydı onu tanıdığında,belki çok becerememişti sevmeyi ama yalnızlığının soğukluğunda ;orda, o sol köşede onu ısıtabiliyordu bazen. Büyüdüğüne inancı fazlaydı,bazen çok da yaşlı hissediyordu hatta, deneyimsizlik diye bir sey yoktu,kendine inanmak vardı. Yalnızlığa dahil ettiği o ufacık sevgi kırıntıları ona bir ümit olmuştu ve Sahra'da su arıyordu. Bilmiyordu. Yanıldığını sonra sonra anladı, sevilmemişti ve zaten habersizdi tek kişilik sevmelerin,sevgilerin imkansızlığı oluşundan.

İncindi ama zor olmadı vazgeçişler. Zaten alışıktı o böylesine yanlızlıklara,sadece inancını kaybedişleri eklendi birde -çirkin parmakları arasında sımsıkı avuçlarına-.o parmaklar başka birlikteliklerde başka parmaklara kenetlenecekti belki,yada hepsinden öte bir sigarayı tutucaktı misal, bir dua sonrası yüze sürülecekti.Büyük işler yapıcaktı ama sevmeye niyet edememişti ondan sonra,aynı nehirde 2 kere yıkanılmazdı belki de gerçekten.


...ve sonrasında: "sevgisizliğine eklediği vazgeçişleri, alışkanlıkları olacak, sevmeyecek, güvenmeyecek ama bir kitap arasında astigmata yenik düşecekti gözleri, belki artık görmeyecekti altı çizili sevgileri."
Şubat 2012

Tailchute

Her Hayat Farklı Bir Yaşamak-Giriş

İnsan İlişkileri

"Sevmek istemene laf yok,lakin olmayacak işte.Hep bir kusur bulacak yüreğin,o kısa,o uzun,o suskun,o çok konuşkan diyeceksin.Ya da hep birileri kıracak kalbini,onlara sus diyemediğin gibi konuş da diyemeyeceksin;bazıları sevgilerini anlatmayacaklar çünkü.Belkide hiç sevmemişler seni,bilmeyeceksin."


"Her Hayat Farklı Bir Yaşamak" bir kaç aylık bir sürede,öylece; hiç bir amaç gütmeden ve hiç kimseye atıfta bulunmadan,kendi yazdığım metinlerden oluşan 5 parçalık bir yazı dizisidir. 
Şubat 2012

Tailchute

Çoğunluğu çeviriye dayalı kendim hazırladığım bir kaynak: C160-D TRANSALL

Uçak Mühendisliği

İnternette C160-D transall hakkında bulabileceğiniz en geniş detaylı türkçe kaynaktır.Umarım faydalı olur.

İçerik


  1. Üretim ve Kullanım
  2. Temel özellikler
  3. Geliştirilmesi
  4. İyileştirme Çalışmaları
  5. Kokpit
  6. Motorlar
  7. Ülkemizde C-160D Transall
  8. Tablo1: Ülkemizdeki C-160D Transall listesi
  9. Kaynakça

C-160D Transall

Üretim ve Kullanım

C-160D Transall Fransız Aerospatiale ve Alman MBB tarafından ortaklaşa üretilmiş bir strateji ve nakliye uçağıdır. Üretimi 1972’de bir dönem sona ermiştir fakat Fransa için yeni jenerasyon C-160 üretimi 1977’de tekrar başlamıştır.1967 Yılında hizmete girmiş olup; Güney Afrika Hava Kuvvetleri,Türk Hava Kuvvetleri,Alman Hava Kuvvetleri,Fransız Hava Kuvvetleri,Mısır Hava Kuvvetleri ve Air France tarafından kullanılmıştır.

Uçak Mühendisliği

Temel özellikler

Motor: 2 x turbo-prop MAN/Rolls Royce Tyne RTy 20
Güç: 4485kW
Kanat açıklığı: 40.0m
Uzunluk: 32.1m
Yükseklik: 11.7m
Tavan: 8500m
Kanat alanı: 160.0m2
Kalkış ağırlığı: 44.200-49.100kg
Boş ağırlğı: 27.113kg
Azami hız: 535km/h
Seyir hızı: 495km/h
Azami yükle aldığı menzil: 4850km
Mürettebat: 4
Yük: 93 yolcu veya 62 sedyeli veya 61 paraşütçü


Geliştirilmesi

1959 yılında Fransız ve Batı Alman Hava Kuvvetlerinin hafif sınıf nakliye filosu “Norad” uçaklarının yerine yeni bir nakliye uçağı geliştirilmesi için Alman ve Fransız havacılık firmaları tarafından Transport Allianz (TransAll) adlı bir konsorsiyum oluşturulmuştur. Müşterek yürütülen çalışmalarının ardından üç adet prototip üretilmiş ve ilk prototip uçak olarak C160D Transall’ı 25 Şubat 1963 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirmiştir.


İyileştirme Çalışmaları

Fransa Hava Kuvvetleri’nin 1977 yılında başlattığı geliştirme çalışmaları 1999 yılında tamamlandı.Geliştirilme çalışmaları sonucunda yeni kokpitte yeni head-up sanal gösterge planı ve radar ikaz alıcılı elektronik savaş süiti bulunmaktaydı. Yaklaşan füzelere karşı uyarı verebilecek donanıma ulaşmıştı.Böylece tuzaklara ve savaş yemlerine karşı daha donanımlı hale getirilmişti.

Ayrıca,elektronik durum direktörü göstergesi (EADI) ve elektronik yatay durum göstergesi (EHSI) içeren,yeni “EFIS 854 TF Elektronik Uçuş Enstrumantasyon Sistemi” monte edildi. 10 bilgisayar ve yeni bir radyo yönetimi sistemi ile bir uçuş yönetim sistemi de eklendi.Bununla birlikte,3 adet uçağın kontrolü ve pozisyonu için (IRU),(GPS) ve (AHRU) olmak üzere 3 yeni sensör daha ilave edildi.

Tüm bunlara ek olarak Alman Hava Kuvvetlerine ait C-160D BAE SİSTEMLERİ,yüksek entegrasyon hava veri bilgisayarı (HIADC), Northrop Grumman(Litton) ALR-68 radar uyarı sistemleri ve Rockwell Collins FMS-800 Uçuş Yönetim ve Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS) ile de yükseltilmiştir.


Kokpit

Pilot ve co-pilot,uçuş mühendisi ve bir uçuş gezgini olmak üzere kokpit , 4 mürettebat barındırmaktadır.Hava ve basınç sistemi olarak Normalair-Garrett firması tercih edilmiştir.

Motorlar

Uçak, her biri 4549 kW olan,iki adet turbo-prop MAN/Rolls Royce Tyne RTy 20 motorları tarafından desteklenmektedir. Motorlar,her iki yönede dönebilen,Fransız yapımı,sabit hızlı BAe 4/8000/6 pervaneler içermektedir. Yakıt sisteminde herbiri 19.000 litrelik 4 geniş tank bulunmaktadır.İsteğe bağlı olarak kanat orta bölümü tankının da 9.000 litrelik yakıt kapasitesi vardır.C-160D tek noktadan basınç-yakıt ikmal sistemi içermektedir. Uçaklar,uçuş güvertesi üzerinde ve arkasında uçuş sırasında yakıt tedariği sondası ile donatılmıştır.

Ülkemizde C-160D Transall

Uçak Mühendisliği


C160 Transall’larından Türkiye 1971-1972 yıllarında Almanya’dan 20 adet satın almıştır ve Türkiye bu transallara 160T kodlamasını vermiştir.Bu uçaklar ülkemizde 1974’te Kıbrıs Harekatına katılımlarıyla bilinmektedir. Kıbrıs Harekatı’nda C-160 uçakları Kayseri Erkilet Hava Üssünden havalanarak adaya paraşütçü indirmede büyük yararlılık göstermiştir.

Tablo 1: Aşağıda ülkemizdeki 20 adet C-160D Transallarının listesi görülmektedir.


Uçak Mühendisliği


Kaynakça

1. EADS, Transall C-160
2. The Aviation Zone, Transport Allianz C-160 Transall
3. Airforce-Technology, C-160 Transall Cargo and Tactical Transport Aircraft
4. Deagel, C-160 Transall
5. tayyareci.com, Lockheed C-160 Transall
6. Plane Pictures, C-160 Transall
7. Wikipedia English,Turkish Stars, Resim Bölümü
8. ucuyorum.com ,Turk Stars, Kapak Resmi

Şubat 2012

Tailchute

Online photoshop kullanabileceğiniz bir site

Online photoshop yapabileceğiniz iyi bir site,kayıt edemiyorsunuz sadece print screenla çalışıyor.