Bilmek istediğin her şeye ulaş

Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi Tayyip Han inploid.com'da 5 soru sordu, 4 soru yanıtladı ve 3 takipçisi var.

Mayıs 2014

Tayyip Han yeni bir  soru  sordu.

Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

Kaybetme duygusu insana neler yapar ve yaptırır?

Kaybetmeye alıştıkça özgürleşir insanın çağrışım yaptırdığı tek konu ''isyana yakınlıktır'' bence. Özgürlük yada aşırı özgür hissetme duygusu insana ve karşısındakine zarar verir ... Kaybeden yada kaybettiğini sanan insanda, sabır ve hoşgörü olgusu olması gerekirken aşırı özgür hissetmek hayra alamet değildir diyorum. insanoğlu hayatı boyunca en büyük sınavları hep kendine karşı verir, en büyük darbeleri hep kendi cephesinden alır, en korkunç yaraları kendi elleriyle açare bir kayıp ne bir bitiş ne de başka bir şey. O halde siz bu hayatın neresindesiniz? O halde siz bu hayatta hiç bir şeye sahip değilsiniz. Ünlü sanatçı Göksel’in kelebek ödülleri gecesinde yaptığı konuşmasında acıya çok naif bir bakışı var diyor
''Üzülüyoruz ağlıyoruz, acı çekiyoruz sonra şarkı yazıyoruz ödül alıyor ve mutlu oluyoruz''
Ne garip değil mi? Acı iyileştirir, güçlendirir, çözüm üretir, liderler çıkartır. Tıpkı kurtuluş savaşında olduğu gibi.
Aynı zamanda acı, iyileşmenin göstergesidir. Tıpkı vücud geliştirirken gelişen yerin acıyan yer olması gibi.
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Sonucunu bilse bile o belki yok mu belki ! Ya olursa diye uğraşıyoruz. Varsayımlarla üstüne gidiyoruz. Ama olduğu zamanda çok fazla zevk, keyif, haz alırız ki bu bize o işi yapmamız için çekici kılar. Bu dediklerim tabi ki bir ihtimal varsa. Mesela ben uzaya çıkacağım. Böyle bir olasılık yok denecek kadar az olduğu için boşa kürek çekersin. Ama örnek veriyorum ben şu bölümü kazanmak istiyorum dersin onda bir umut vardır, kazanamayacağını bilsen de bir umut, bir olma olasılığı vardır üstüne düşer uğraşırsın.
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

İnsan öldükten sonra umut ölür.
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Klasik olacak belki ama '' Öleceğini bile bile neden yaşıyorsun? ''
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Her şey, herkes vazgeç dediğinde umut fısıldar: ''Devam et! ''
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Belki bir umut.
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Yaşamadan gerçekleri göremez kimse
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Sevdiği için... .
Mayıs 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

İnsan sonucunu bilerek neden boşa kürek çeker?

Belki de içten içe hepimiz vardığımız yerden çok gittiğimiz yolu, sonucunu elde etmekten çok mücadeleyi sevdiğimiz için... .
Mayıs 2014

Tayyip Han yeni bir  soru  sordu.

Nisan 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

Sizce hangisinde ortam daha güzeldir; ilk okul, orta okul, lise, üniversite?

Eğer,
oyun oynamayı biliyorsan İLKOKUL;
okumayı biliyorsan ORTAOKUL;
kavga etmeyi biliyorsan LİSE;
sevmeyi biliyorsan ÜNİVERSİTE
hep güzeldir, en güzeldir... .
Nisan 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

Kemalizm bir ideoloji olabilir mi?

KEMALİZM bir İDEOLOJİ'dir
Atatürkçülük sözcüğüne 1930'lu yıllarda Kemalizm denirdi. Her iki kavramda aynı anlamda kullanılır.
Değerli bilim adamlarımız Kemaliz'min tanımı yapmışlardır.
Örneğin, Tarık Zafer Tunaya'ya göre Atatürkçülük Atatürk'ten çıkan ve onunla gelişen fikirler ve olaylar bütünüdür.
Hamza Eroğlu ise, Atatürkçülük Türk devriminin sistemleştirilmiş fikir gücü ve geleceğe bakan yönüyle Ülküsü'dür.
KEMALİZMİN ÖZELLİKLERİ:
- Kemalizm çeşitli ilkelerden oluşmaktadır. Ancak bu ilkelerden çıkan fikirler, bir sistem bir okul haline getirilmelidir.
- Kemalizm bir ülkü ve çaba felsefesidir.
- Atatürkçülük bir yol ve inanıştır.
-Atatürkçülük sadece ilkelerin birleşmesinden oluşur.
- Atatürkçülük fikir ve olaylar bütünüdür.
- Atatürkçülük sistemleştirilmiş fikir gücü ve ülküsüdür.
Bütün bu kavramlar doğrudan doğruya Atatürk'ten çıkmıştır.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere Atatürkçülük, yani Kemalizm, demokratik hukuk devletini hedefleyen ve bizzat Atatürk tarafından oluşturulmuş bir İDEOLOJİDİR.
Nisan 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

Bir insanın korkularını yenmek veya kendine güvenmesini sağlamakla ilgili önerileriniz nelerdir?

Korku bir seçimdir. Korku beynimizin bize söylediği yalanlardır. Korkularının gerçek olmadığını onları sınayarak öğrenebilirsin. Örneğin yeni bir insanla tanışmak size zor gelebilir. Acaba olumsuz tepki mi alırım gibi düşüncelere sahip bir insan bunu bir veya iki defa denediğinde bunun aslında o kadar da korkulacak bir şey olmadığını görecektir.
akifdag.org/kendineguven.html
Nisan 2014

Tayyip Han bu yanıtı beğendi:

Bir insanın korkularını yenmek veya kendine güvenmesini sağlamakla ilgili önerileriniz nelerdir?

Bu sorudaki korku sanırım başarısızlık korkusu. Ben olayı tersten ele alıyorum bence önce 'başarısızlık' ile barışmak lazım, korkmamak için düşmanı tanımak yani :)
Sadece hak ettiğini sandığın halde başarılı olamamaktan kaynaklanan korkular değilse sorun ; yani elinden geleni yapıyorsun ama olmuyor bence bu bir 'başarısızlık' değildir. Sadece o denemede 'başaramamış' olmaktır. Bunu yenmenin tek yolu da, ısrarla, vazgeçmeden denemek, denemek, denemektir. Ancak bu denemeler birbirinin tekrarı olmamalıdır, her seferinde bir öncekinde nerede hata yaptığını saptayıp onu değiştirmelidir. Ve her hata yeni birşey öğretir buyüzden hata yapmak kötü bişey değildir. Ayrıca insan hataları ne kadar erken yaşlarda yaparsa, okadar doğru bir gelecek kurar.
Nisan 2014

Tayyip Han bir yanıt verdi.

Kemalizm bir ideoloji olabilir mi?

Hepimiz ideolojik kuşatma altında şekillenmiş bir eğitim sisteminin gölgesinde büyüdük. Bize sürekli Kemalizm’i/Atatürkçülüğü bir ideoloji olarak sundular! Dahası hayata hep bu paradigmadan bakmamızı, varlığı ontolojik anlamda sürekli bu bakış açısıyla değerlendirmemizi salık verdiler bize! Oysa şimdi ben soruyorum: Kemalizm gerçekte bir ideoloji olabilir mi?

Kemalizm hiç bir zaman bir ideoloji olmadı, olamaz da! Zira bir düşüncenin ideoloji olabilmesi için o düşüncenin hayata, varlığa ontolojik anlamda bir açıklama getirmesi, ekonomik yaşama, siyasal ve sosyal hayata, bireysel ve toplumsal olgulara dair söyleyecek sözünün olması gerekir.

Dahası kendi ayakları üzerinde durabilecek bir ideolojinin yaşama dair her alanı irdelerken epistemolojik düzlemde kendine has bilgi enstrümanları olmalıdır!

Oysa Kemalizm’in bilgi edinme enstrümanları bile daha doğru düzgün belirlenmiş değildir.

Kısacası ayakları yere basabilen her ideolojinin yaşamın her alanına/katmanına, her toplumsal olguya dair önerdiklerini içeren temel bir kitabı ve/veya kitapları olmalıdır.

Ayrıca, bir ideoloji emek-sermaye, üretim-tüketim ilişkisini irdeleyen ve kendince toplumsal, siyasal, ekonomik ve bireysel olguları/olayları doğru-yanlış bir sonuca bağlayan/ulaştıran bir bakış açısı sunmalıdır topluma!

Şimdi size soruyorum ey kendilerinin Kemalist olduklarını iddia eden ve Kemalizm'in bir ideoloji olduğunu savunanlar/söyleyenler: Sizin sürekli dillendirdiğiniz ve yeni nesillere zorla da olsa benimsetmeye çalıştığınız bu ideolojinin/bu davanın

1- Bilgi edinme kaynakları/enstrümanları nelerdir?

2- Yaşama ve ölüme dair neler sunar topluma ve/veya bireye?

3- Hayatı ve varlığı ontolojik anlamda nasıl yorumlar?

4- Ekonomik yaşamla ilgili Kemalizm'in temel felsefesini içeren hangi kitap ya da kitaplar vardır?

5- Emek-sermaye, üretim-tüketim gibi temel ekonomik kavramları nasıl ele alır, bunlara dair Kemalizm'in algısı nedir?

6- Kemalizm'in Nutuk'tan başkaca bir kitabı var mıdır?

7. Ölüme, ölüm ötesine ne yorumlar getirir? Ölümü yok olmak olarak mı algılar? Hesaba, öldükten sonra dirilişe nasıl anlam verir?

8- Metafizik/gaybi olaylara nasıl bakar! Cennet ve cehennem gibi olguları nasıl değerlendirir?

9- Ayrıca Kemalizm’de din nerede ve nasıl olmalıdır/durmalıdır?

Oysa Kemalizm’in bir tek kitabı vardır ki bu da ‘Nutuk’ dur. Bu kitap savaş anılarından başka/farklı bir konuya pek değinmediği gibi aynı zamanda çoğu o dönemde çekilen savaş içerikli telgraflardan oluşmaktadır.

Öyleyse, tüm bu gerçekliklere rağmen, nasıl oluyor da yönetimi Cumhuriyet’in ilanından bu yana elinde tutan bir avuç mutlu azınlığın yarattığı/dayattığı oligarşik burjuvazinin bizonları/besili çocukları/tosuncukları Kemalizm’i bir ideoloji olarak sunmaya kalkışabiliyorlar? Yoksa bunlar yığınları bidon kafalı mı zannediyorlar?

Şimdi size yine soruyorum: Dünyanın hangi ülkesinde veya Türkiye'den başka nere de bu ideoloji işlenip okutuluyor? Bu ideolojiyi benimseyip tüm dünyaya bu perspektiften bakan, bu paradigmadan hayatı/yaşamı sorgulayan kim ya da kimler vardır?

Örneğin, Markisizim/Komünizm, Liberalizm, Kapitalizm ve Materyalizm birer ideolojidirler, zira yaşamın her alanına/katmanına dair söyleyecek sözleri, varlığı ontolojik anlamda yorumlayacak bakış açıları ve kendilerine ait bilgi edinme enstrümanları vardır. Dahası, tüm bu saydığım ideolojilerin yasama ve yürütme faaliyetlerine karşı hukuksal bir bakış açıları vardır!

Ya Kemalizm'in hukuksal düşünüş biçimi neye göre şekillenmiştir? Örneğin, ceza ve/veya miras hukuku konusunda Kemalizm ne der acaba? Onun bir ideoloji olarak bu konuda kendine has üslubu nedir?

Şu açık yüreklilikle kabul edilmelidir ki/bilinmelidir ki asla Kemalizm bu anlamda bir ideoloji olamaz ve zaten değildir! Hayır asla! Kemalizm’in yaşama dair söyleyecek bir kaç taklit sözden başka bir şey yoktur.

Kemalizm'i bir binaya benzetirsek üst kısmı yani çatısı Kemalizm ise alt kısmı yani temeli eklektiktir. Üstü Kemalizm ise, altı liberalizm, Marksizm, Kapitalizm, Sosyalizm, Komünizm ve Materyalizm gibi ideolojilerden oluşan bir hibrit/melez bir yapı arz etmektedir Kemalizm!

Güya bir ideoloji olarak sunulan bu düşünce aslında İslam'dan başkaca her düşünceden/her yaşam felsefesinden bir şeyler kırpmış/çalmış ve bunları pragmatik bir yaklaşımla ele almış melez bir düşünce biçimdir ve asla bu düşüncenin temellerini de Atatürk atmamıştır.

Bu düşüncenin güya sözde ateşli savunucuları İslam’dan başka her şeye zihinlerinde yer vermişlerdir, her düşünceyi ‘Farklılık renkliliktir’ adına alkışlamışlar, ama söz konusu İslam olunca ona karşı muhalefette en önde yer almışlardır. Her nedense İslam’a ve Müslümanlara karşı hep mesafeli durmaya özen göstermişlerdir.

Aslında Kemalizm bir İslam veya soylu ses karşıtlığı olarak doğmuş bir ideoloji olup Osmanlı topraklarında ve/veya Türkiye'de yaşamış azınlıkların İslam düşmanlığı adına dillendirdikleri eklektik/pragmatik kısacası kalpazan bir düşünce yığıntısından başka bir şey değildir. Temelini ise İslam düşmanlığı/karşıtlığı içermektedir.

Doğrusu, Atatürk kendi düşüncelerinin ideolojik bir yaklaşımla/dayatmayla hayata aktarılıp bu düşüncenin bir tür halk/İslam düşmanlığına dönüştürüldüğünü görseydi ilk önce her halde ‘Ben en iyi/önde giden bir Kemalist’im! ’ diyenleri ipe çekerdi.

Hatta diyebilirim ki bu düşüncenin güya babası niteliğinde olan Atatürk tekrar yeryüzüne gelebilse/gönderilse 'Vallahi ben asla Kemalizm diye bir ideoloji kurmadım! Vallahi siz benim adıma neler-neler söylemişsiniz? Nasılda beni birer totem/tabu haline getirmişsiniz. Ben sadece bir kıvılcım bırakmıştım bu ümmet ormanına! Fakat ne yazık ki ben öngörülü/ileri görüşlü biri olsam bile bu yangının bu denli büyüyüp masum insanları çoluk-çocuk demeden yakabileceğini nereden düşünebilirdim ki?

Benim düşüncelerimi pervasızca kalpazanlaştırıp masum insanlara dayatanlardan ve hayatın her alanını kuşatıcı ilkeler içermediği halde Kemalizm diye bir yaklaşımı bir ideoloji olarak sunanlardan davacı olacağım.

Dahası bu işi bir geçim kapısı haline getirip masum halkı soyup-soğana çevirenlerden, benim adımı kullanarak oligarşik bir yönetim kuranlardan, olmadığı halde bu düşünceyi varmış gibi gösterip bir Baasçı diktatoryaya dönüştürenlerden hesap soracağım!

Hem ben asla benim resimlerimin de Matematik/Fizik/Biyoloji kitaplarının bazı sayfalarında, Coğrafya atlaslarının baş köşesinde, defterlerin ön yapraklarında, bir dünya haritasının en üst sol köşesinde kısacası hemen her yerde bir idol gibi sunulmasını da istememiştim/ dilememiştim!

Güya ben her bilim dalına hakim bir bilge adammışım gibi her şeyde beni öne geçirmelerinden de çok rahatsızlık duyuyorum! Zira bu kalpazan Kemalistler, Matematik, Hendese, Tıp vs. Gibi her bilim dalında bilge biri olarak sunmaktadırlar beni! Oysa ben evrensel değerlerin egemen olması için mücadele vermiştim. Tüm bunları görünce ‘Meğer ben neymişim? ’ diyeceğim geliyor içimden doğrusu!

Bu tür olağanüstü ve irrasyonel sunumlarla zavallı yavrucaklara 'Her halde annemin anlattığı Tanrı bu olmalıdır!' dedirtecek kadar beni ilahlaştıran/kutsayanlardan davacı olacağım!

Vallahi bunlardan haberim yok benim. Ben o kadar çok Matematik, Fizik falan da bilmem doğrusu! Ben bir savaş komutanıyım! Ancak savaşın kurallarını çok iyi bilirim! Savaşta hileyi en çok kullanan da benim.

Görüyorsunuz Cumhuriyeti kuran ve hilafeti de ilga eden de benim! Bunu benden başka kim becerebilirdi ki! Savaş bir hile ise bunu en iyi kullanan da benim! Öyleyse beni olduğumdan farklı sunanlardan/gösterenlerden yarın kıyamette-eğer varsa-davacı olacağım!' derdi.

M. KÜÇÜK
Nisan 2014

Tayyip Han yeni bir  soru  sordu.

Nisan 2014

Tayyip Han bir yanıt verdi.

Hayatta pişman olmamak için ne yapmalıyız?

İnsanın pişman olmasında bir sakınca yok bence pişmanlık duygusu yaşamamak bence sakıncalı. İnsan fıtratı gereği hatalar yapar bu hatalarda insanı güçlendirir. Ha illada pişman olacaksın diye de bir şey yok önemli olan pişmanlıklarından ders çıkartabilmek. Seni sen yapan tecrübelerindir.
Nisan 2014

Tayyip Han bir yanıt verdi.

Nisan 2014

Tayyip Han bir yanıt verdi.

Korku nasıl oluşur?

Bilinmezliklerin olduğu yerde korku oluşur.Mesela karanlıktan korkanlar karalığın içindeki bilinmezlikten(in,cin.peri,vs.) korkar.Bilinmezlik giderildiği zaman korkular diner bana göre.Korkuları yenmek içinde korkunun üzerine gitmek gerekir.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Psikoloji

2898 Kişi   966 Soru

Sosyal Bilimler

18 Kişi   10 Soru

Aşk

1221 Kişi   294 Soru

Rehberlik

27 Kişi   12 Soru

Sosyalleşmek

30 Kişi   27 Soru

Eğitim

4349 Kişi   644 Soru

Atatürkçülük

88 Kişi   13 Soru

Siyaset (Türkiye)

1476 Kişi   473 Soru

İdeoloji

45 Kişi   11 Soru

Edebiyat

978 Kişi   204 Soru

İnsan Davranışları

3826 Kişi   962 Soru

Mal

664 Kişi   367 Soru