Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tuğba Dinç,

Ebelik Bölümü Öğrencisi

Basak burcu, Karadeniz kültürü asiği, sosyal, girisken.

Haziran 2014

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Bebeğe çay içirmek doğru mudur?

Çay yetişkinlerde bile aşırı kullanımında zararı olan bir içeçektir. Sindirim zorluğu yaşatır ve vücuttaki suyu atar, kabızlık yapar, diüretik bir içeçektir. Bebeklerde kullanılmamalıdır. Bebeklerde daha çok bitki çayları kullanılmalı. Rezene çayı; bebekler ve çocuklarda iştahı artırmak için elinizin altında bulunması gereken bir çaydır. Gazı da önler, annelerde de süt üretimini artırır. Yine 6 ayını dolduran bebekler papatya çayı tüketebilir. Ihlamur çayı çocuklarda ve bebeklerde kabızlık sorununun bitkisel tedavisi olarak kullanılıyor. Siyah çaydan mümkün olduğunca uzak tutun çocuklarınızı...
Aralık 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Bebeklerde diş çıkarmanın belirtileri nelerdir?

Her ne kadar ilk diş genelde 6. Aydan, hatta bazen bir yaştan sonra çıksa da, 2. Aydan itibaren görülmesi de mümkündür. Ender olarak bazen bebekler bir veya daha fazla diş ile doğabilirler. Çok sallanıyorlarsa bunların çekilmesi gerekebilir çünkü onları yutma olasılığı vardır veya emzirme esnasında sorun teşkil edebilirler. Genelde ilk çıkan diş ön taraftandır. Diş, diş etine yaklaştıkça o bölgede kızarıklık, şişlik, hassasiyet görülebilir. Hatta bazen dişin çıkacağı bölgede ufak sıvı ile dolu bir oluşum da gelişebilir. Bu kistik yapılar genelde zararsızdır ve özel bir girişime gerek yoktur. 20 adet süt dişlerinin tamamının çıkması genelde üç yaşına doğru olur. Kalıcı dişler altı yaş civarında çıkar. Bazı dişler çıkarken diğerlerine kıyasla daha ağrılı olabilir. İlk çıkan diş bazen en kötüsü olabilir. Bazen daha büyük azı dişleri de sorun çıkartabilir. Bir anda birden fazla dişin çıkması da mümkündür. Belirtiler ;
  • Artan tükrük
  • Uyku düzensizliği
  • İştahsızlık
  • Gelen giden huzursuzluk
  • Ellerini ısırması
  • Ağız çevresinde hafif döküntü.
Evde uygulanabilecek bast ve faydalı öneriler ;
  • Sıkıntı çeken bebeğinizin diş etine hafif basınç uygularsanız genelde rahatlar. Bu nedenle ellerinizi yıkadıktan sonra parmağınızı o bölgeye hafifçe bastırmanız veya temiz bir bezi ısırmasına izin vermeniz uygun olacaktır.
  • Eğer sizce ağrı iştahsızlığa yol açıyorsa, bazen beslerken farklı bir biberon ucu veya ağızlı bardak kullanmanız onun daha rahat beslenmesine zemin sağlayabilir.
  • Soğuk nesneler diş etindeki kızarıklık ve şişliği azaltabilir. Bu nedenle tecrübeli ebeveynler temiz, dondurulmuş bezleri kullanırlar. Aynı zamanda su içeren dişlikler de vardır ve buzdolabında soğutularak kullanılırlar. Bununla birlikte diş etlerine uzun süreli aşırı soğuk uygulama önerilmez. Unutmayın, bebeğinizin boğulmasına neden olabilecek herhangi bir şeyi ağzına götürmesine izin vermeyin.
Ağrı kesicilerin kullanılması pek tavsiye edilmese mecbursanız doktorunuz önerdiğii bir agrı kesici kullanabılırsınız bebeginizi rahatlatmak adına. .
Aralık 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Hamile olunduğu kesin olarak ne zaman belirlenir?

Hamilelik şüphesi yaratan ilk belirti çoğunlukla adet gecikmesidir ancak her adet gecikmesi hamilelik olduğu anlamına gelmez, başka nedenlerle de adet gecikmeleri yaşanabilir. Bu nedenle adet gecikkmesi kesin hamilelik varlığını gösteren bir belirti denilemez. Hamilelik varlığında diğer sık görülen belirtiler ve şikayetler buşantı, kusma, yiyeceklerden tiksinme, aşerme, yorgunluk, halsizlik gibi belirtilerdir. Ancak bunlar da hamile olmayan bayanlarda bazı hastalıklar varlığında hatta bazen grip benzeri basit enfeksiyonlar varlığında bile görülebilen belirtilerdir. Bu nedenle gebelik varlığını kesin gösteren bir belirti yoktur. Kesin hamilelik var diyebilmek için muayene, gebelik testi ve ultrason gereklidir.
Belirtiler sadece şüphelenmenizi sağlar ve bu çok faydalıdır. Çünkü hamilelikten şüphelendiren belirtiler olduğunda anne adayı hiçbir ilaç kullanmamalı, sigara içmemeli, alkol almamalı, yani gebelik açısından risk yaratabilecek davranışlarda bulunmamalı ve kesin durumu öğrenmek için gebelik testi yapmalı, doktoruna başvurmalı.
Gebeliğin kesin belirtileri ;
a) Fetusun kalp sesinin duyulması ve sayılması. Hekim bu amaçla özel bir dinleme aleti kullanır; Çok kere ancak 18-20. Haftalarda anlaşılabilir. Dakikada 120-140 defa attığından annenin nabzından ayırt edilebilir.
b) Aktif fetus hareketlerinin muayene eden hekim tarafından tespiti; Beşinci aydan sonra elin karın üstüne koyulması ile hissedilebilir.
c) Fetus iskeletinin röntgen filminde görülmesidir. Bu belirtilerden herhangi birinin tespiti hamilelik teşhisini kesinlikle koydurur. Ancak dördüncü aydan sonra görülür. Fetusu röntgen ışınına maruz bırakmanın çocuğun gelişimini etkileyebileceği şüphesi mevcut olduğundan çok mecbur kalmadıkça kadın-doğum uzmanları bu yola başvurmazlar
d) Tabiki gebelik testleridir... Pozitif cıkması hamile oldugunuzu gösterir. Fertilizasyon gerçekleştiginde idrarinizda ve kanınızda BHCG hormonu tespit edilir. Gebelik oldugunu belirten hormondur.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Mutluluk kişinin elinde midir?

Hayatinizin herhangi bir yerinde, herhangi bir aninda, herhangi bir olayda beklentinizi minimum tutarsaniz mutluluk elinizde... Cunku insanoglunun mutsuzlugu karsilanamayan beklentilerden gecer. Okul yillarinda okula, ogretmenlere isyan edersiniz cunku sizin beklediginiz gibi davranmazlar size, resit olursunuz ozgurluk beklerseniz aile kisitlar siz yine mutsuz olursunuz. Okursunuz meslege atilirsiniz yine isyan edersiniz cunku emeginizin karsiligini alamadiginizi dusunursunuz. Bir iliskiye baslarsiniz mutlaka isyan edersiniz karsinizdaki insandan beklediginiz birtakim davranislar vardir, gerceklesmez zaman zaman mutlu zaman zaman mutsuz olursunuz. Evlenirsiniz, mutlaka mutsuzluk gelir cunku evlilikten beklentileriniz vardir. Cocugunuz olur yine beklentileriniz vardir. Olmasin demiyorum minimum duzeyde tutun ve mutlulugu yakalayin diyorum.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Hipertansiyondan korunmak için ne yapılmalıdır?

Hipertansiyon; basit olarak yuksek kan basinci demektir. Normalde istirahat halindeki bir yetiskinde bu deger 120/80 mmhg dir. Hipertansiyon hastalarinda ise bu deger 140/190 mmhg ve uzerinde seyreder. Hipertansiyondan korunabilmek icin; tuz aliminin kisitlanmasi, ideal kilonun korunmasi, sigara kullanilmamasi, alkol alinmamasi, duzenli egzersiz ve stresi kontrol yontemleri kullanilmalidir. Ilac disi yontemlerle tansiyon istenen duzeye dusurulemiyorsa cesitli tansiyon dusurucu ilaclardan size en uygun olanini doktorunuz sececektir. Duzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Düzenli spor yaparak kilo verilebileceğine inanıyor musunuz?

Belkide bu konunun en magdurlarindan biri benim. Her yil duzenli olarak nisan ayinda baslayip haziranda incecik olan biriyim ama bunu sadece yazin yakabiliyorum. Sonra verdigim kilolari ramazan ayinda geri aliyorum. Bu yil cok buyuk bir hata yaptim. Yine nisan ayi gibi spora ve diyete basladim. İki ay icinde sekiz kilo verdim. İlk ay alti ve diger ay iki olmak uzere... Bir onceki yil bir bucuk ayda on bir kilo vermistim. Neyse... Ramazan ayina girerken hayatimda hic olmadigim kadar zayifladim ve otuz sekiz bedendim. Yine bu zayiflama surecimde haftada uc gun spor salonuna gidip haftanin her gunu sabahlari yuruyus yapiyordum. Bir anda zayifladim nasil oldugunu farketmedim bile. Yediklerime cok dikkat ediyordum. Nerdeyse her ogunum proteindi. Makarna, pilav, ekmek, un, seker, tuz hayatimdan cikmisti. Aksam sekizden sonra hicbir kuvvet bana birsey yediremiyordu ve isin ilginc yani buna bir sure sonra alisiyosunuz. Bu beslenme tarzina yani... Size olagan olmasi gerektigi gibi hatta saglikli olan bu gibi geliyor. Oylede zaten, insanlara sagliksiz beslendikleri icin kizmaya falan basliyorsunuz. Ben zayifladikca spora daha cok yuklendim. Ve razaman ayindan onceki ay yuzmeyede yazilarak gunluk spor saatimi dort saate cikardim ve burda en buyuk hatayi yaptim. Spor hocam yalvardi bana bu kadar cok spor yapma birakirsan alirsin kilolari diye dinlemedim. Zayifladim ya onun verdigi haz bambaska. Neyse ramazan ayina girdik. İnancimdan dolayi tabiki oruc tuttum ve sporu birakmak zorunda kaldim. Baslarda cok zorlandim yemek yerken cunku midem zaten minicikti oructaki beslenme onu genisletmeye yonelikti ve muhtesem agrilar cektim bunun yuzunden. Tabiki bunada alisti midem ve kendime engel olamayarak duzensiz, dengesiz, sagliksiz beslendim. Aylarca agzima surmedigim o saydiklarim varya hepsinden yedim ve tam bir ayda yedi kilo aldim. Bunun farkina vardiktan sonra irademi toparlayamadim, eski halime, duzenime donemedim. Ve dahada cok kilo aldim. Spora hala devam ediyorum ama eskisi kadar duzenli saglikli beslenemiyorum. Ve spor hocam o dort saatlik spor temposunun yakalamadan kilo veremeyecegimi soyluyor. Ve benim o tempoya donmem imkansiz cunku vaktim yok, okulum var, isim var. Diyecegim o ki her gun duzenli bir saatlik spor ve duzenli beslenmeyle kilo verebilirsiniz rahatlikla. Sakin olaki benim yaptigim hatayi yapmayin. Gercekten su an cok zorlaniyorum. O donemlerde her seyin kalorisini hesaplayarak yerdim cok kati ve kesin kurallarim vardi. Mesela alti bucuga kadar aksam yemegimi yemis olmam gerekirdi eger kacirirsam hic yemezdim. Yag yakimini hizlandiran seyler var internetten cok arastirmistim badem ceviz findik falan ara ogunlerde bunlardan atardim agzima iki uc tane. Tamamen kendi yarattigim diyetle kendi azmimle kilo verdim . Ve koruyamadim. Benim hatam. İlerleyen sureclerde dukani ve canan karatayi okudum. Canan hanimin kitaplarini okumanizi tavsiye ederim gercekten faydali ve dogru bilgiler var icinde. Fakat onun diyetini uygulamadim bana yanlis gelen noktalarida vardi cunku. Cok fazla yesil cay ve biberiye cayi tukettim, her sabah ilik limonlu su ictim ve aksamlari aciktigimda salatalik yedim. Zira kendisi en az kalorili besindir ve yuzde doksani sudur. Ben ne yapmam gerektigini bilip uygulayamanlar sinifindayim su an. Umarim bir an once kendime gelirim cunku fiziki goruntumden cok merdiven cikarken nefes nefese kalmaktan nefret ediyorum. İnsanin kendisini rahat ettigi gibi bir hale sokmasi cok onemli. Gercekten bu durum bende denge degistiriyor, ozguven eksikligi falan yaratiyor moralimi bozuyor. Arastirin herseyi ve kendi beslenme duzeninizi kendiniz olusturun. Tum bunlarin yani sira hic spor yapmadan sadece yediklerine dikkat ederek kilo veren arkadaslarimda var. Ama bu insanlar hayatlari boyunca vucutlarina spor nedir gostermemis arkadaslar. . spor yapmak iyidir, guzeldir ama herseyin fazlasi zarardir.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Yeni üniversiteye başlayacak olanlar için önerileriniz nelerdir?

Üniversite yaşadığın yerde ise maddi anlamda sefillik çekmeyeceğini düşünüyorum ve bu konuda bir önerim olmayacak. Benim önerilerim üniversite ortamı hakkında olacak. Şimdi bir kere, kimseye güvenme. Çünkü üniversitedeki arkadaşlıkların çoğu çıkar ilişkisine dayanır, sene boyu yüzüne bakmayan insanlar bir bakarsin vize, final zamanlarında canın ciğerin olur. Kendini kullandırtma. Ben öyle yapıyorum. Her dersten değil ama bazı derslerin notlarını paylaşmam arkadaşlarımla. Enayi yerine konmaktan nefret ederim çünkü. Hocaları iyi dinle. Birçoğu değisik kişilikte insanlar... Can alıcı noktaları mutlaka belli ederler derste. Şehir dışında isen paraniı idareli kullan ve "nerdeyim ben" delisi olup özgür insan modeline bürünme. Yavaş yavaş ayak uydur ortama. Ve kendini geliştir. Okulla, derslerle, hocalarla sınırlı kalma, araştır, öğren, oku, yaz, çiz. Kendini geliştirmek senin elinde. Üniversite sosyalleşebileceğin bir ortam ve ilgi duyduğun herşeye katıl. Umarım güzel bir dönem geçirirsin.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Çekingenlik nasıl yenilir?

Çekingen insanın bence özgüven sorunu vardır. Bu eksikliği gidermek gerekir ilk önce. Ne kadar çok sosyalleşirseniz o kadar cabuk kurtulursunuz bu illetten.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Bebekte parmak emme veya yalancı emzik diş bozulmasına neden olur mu?

Bebeklerde emme kuvvetli bir reflekstir, doğuştan gelir ve daha anne rahminde öğrenilir. Parmak emme her çocuğun gerçekleştirdiği bir davranıştır ve bu ebeveynler tarafından genelde bebeğin acıktığı kanısına varmalarına sebep olur. Belirli bir yaşa kadar uzmanlar parmak emmenin bebeğe bir zararı olmadığı kanısındalar. En geç 5-6 yaşına kadar parmak emmeyi bıraktığı taktirde diş ve çene kemiği yapısında bozulmaya neden olmaz. Yalancı emzikte durum biraz daha umutsuz. Kemik ve diş yapısında bozulmalara neden oluyor. Üst ön dişleri öne doğru iterken alt ön dişleri arkaya doğru iter. Erken bir zamanda bebeğin emziği bırakması sağlanmalıdır. Tabi bunların yanı sıra beslenme de çok önemlidir. Vücutta işleyen bir sistemin, bir kemiğin yapısının veya bir dişin yapısının bozulması ya da bir hastalığa yakalanmanız hiç bir zaman tek başına bir etken tarafından meydana gelmez. Mutlaka birden çok sebep vardır.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Hafızayı geliştirmek için neler yapılabilir?

Açıkçası şöyle bir şey söylemek istiyorum. Kendimden yola çıkacağım. Ezberi, hafızası müthiş biriydim ortaokul, lise zamanlarımda. Üniversitede gerek hayatın yoğunluğundan, gerek çalışma hayatımdan, gerek okuldan dolayı çok fazla yorulmaya başlamıştım. Üniversitenin ilk yılında adamakıllı ders çalışamadığım gibi okuduğumu anlayıp algılayamıyordum, ezberleyemiyordum. Yorgunluğun bende ciddi bir gerileme yarattığını fark ettim. Öyle bir hale geldi ki günlük hayatımda neler yapmam gerektiğini unutmaya başlamıştım, bir kağıda saat saat neler yapmam gerektiğini falan yazıyordum. İkinci sınıfta spor hocamın da biraz iteklemesiyle eskiden beri var olan kitap kurtluğumu tekrar su yüzüne çıkardım ve deli gibi kitap okumaya başladım. Şu an vize dönemindeyiz ve ben ezberime şaşırıyorum. Gecen yılla bu yılki halim arasında ciddi bir ilerleme kaydetmişim. Hafıza için birebir olduğunu düşünüyorum. Çünkü kitap okurken olay örgüsüne hakim olmanız gerekir, unutmamaya hatta sürekli hatırlamaya çalışırsınız ve bu da hafıza güçlendirir. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Sol elini kullananlar sağ elini kullananlara göre daha mı zekidir?

Her insanin zekasi mevcuttur bence, ama farkli alanlarda kendini gosterir. Beynin sag yarim kuresi sayisal zeka bolumuyken sol yarim kuresi sozel zeka bolumudur. Omurilikten cikan sinirler boyunda capraz yaptigi icin sol elini kullanan bir insanda beynin sag yarim kuresi gelismisken, sag elini kullananlarda sol yarim kure gelismistir. Bu nedenle solak insanlar sayisal verileri ogrenmeye daha yatkindir. Ve solak bir insan sag taraftaki ekstremitelerini kendini zorlayarak kullanmaya calisirsa sol yarim kuredeki beyin kivrimlari gelistirebilir. Insanin varolan zekasini artirmasi mumkundur. Zekanin artmasi demek beyindeki kivrimlarin cogalmasi demektir. Zira Einstein'in beyin kivrimlari dunyadaki tum insanlardan daha fazlaydi ve kafasinin buyuk olmasinin sebebi buymus diyenler var.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

En iyi öğrenme tekniği sizce nedir?

Gorsellik ve uygulama cok onemlidir. Ogrenecegiz seyi gunluk yasantinizda olaylarla bagdastirarak uyumu yakalayabilirseniz sikinti yasanacagini sanmiyorum.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Teknolojinin bizlere verdiği en büyük zarar nedir?

Beyin tembeli, düşünmeyen, araştırmayan, toplumdan soyutlaşan, sosyal ağlara ve televizyona bağımlı insan grupları oluşturması tabii ki.
Kasım 2013

Tuğba Dinç bir yanıt verdi.

Eğitimdeki teknolojik gelişmeleri nasıl yorumlamak gerekir?

Zamandan ve emekten tasarruf var ama herşey doğru kullanıldıgında işe yarar. Belki birçok açıdan faydalı olabilir fakat insanı tembelleştiriyor da... Eskiden verilen bir ödevi 10 kitaptan araştırırdık kütüphanelere gidip şimdi bilgisayarı açıp önümüze geleni kopyala yapıştır yapıyoruz. Beyin tembeli olacağız bu gidişle.

En Beğenilen Yanıtları

Benzer Kişiler