Bilmek istediğin her şeye ulaş

Acemi programcı

Eylül 12 - 18:52

Orhan Tutum  bu yazıyı beğendi:

Gelin sizi e-nabız ile tanıştırayım.

".. Gittiğim doktor çok ilgisizdi ptt'de işlem yapar gibi bakıyordu hastalara.. "
".. Her gittiğimde tekrar tekrar tahlil yaptırmak durumunda kalıyorum önüne gelen röntgen istiyor, test istiyor"

gibi cümleleri çok kullandık çok duyduk. Maalesef haklıydık da. Bu duruma ya yakınımız ya bizler çok maruz kaldık. Olsun. Şimdi yeni bir sistem var: e-nabız.

Sağlık bakanlığının geliştirmiş olduğu e-nabız sistemiyle tekrar tekrar tahlil yaptırmaya, test vermeye, röntgen çektirmeye vs. gerek yok.

Muamelesinden beğenmediğiniz doktoru derecelendirin, yorumunuzu yazın.

İzniniz dahilinde, isterseniz sadece aile hekiminiz isterseniz gittiğiniz hastanedeki tüm doktorlar ya da muayene olduğunuz hekimler sağlık bilgilerinize, tetkiklerinize, tahlillerinize vd. ulaşabilecekler böylece teşhis koymada daha etkili olabilecekler.

Alerjiniz mi var? Doktora söylemenize gerek yok, sisteme alerjinizi girin muayene olduğunuz hekim bunu zaten bilsin.

Mobil uygulamasını yükleyerek sisteme girdiğiniz ilaçları hatırlatabilirsiniz. Ve daha bir sürü şey.

Lafı uzatmıyorum. İncelemek isterseniz linki bırakıyorum.

E-Nabız:enabiz.gov.tr/Giris.aspx
Eylül 11 - 08:29

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Harika, detayını merak ediyordum fakat kurcalamak nasip olmadı henüz. Bu özet çok iyi oldu.
Sağlık bakanlığının geliştirmiş olduğu yeni bir sistem ile gittiğiniz doktorları ve hastaneyi değerlendirebilir yorum yapabilirsiniz. Adı: e-nabız.

bu sistemi herkese tavsiye ediyorum oldukça kullanışlı ve geniş kapsamlı bir sistem yapılmış. Reçetelerden tutun ilaçlarınıza dair her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Tahlillerinizi vs. kaydetttirip defalarca tahlil yapmakdan kurtulabilirsiniz bu sayede.
Eylül 11 - 08:27

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

Doktor nereye ve nasıl şikayet edilir?

Sağlık bakanlığının geliştirmiş olduğu yeni bir sistem ile gittiğiniz doktorları ve hastaneyi değerlendirebilir yorum yapabilirsiniz. Adı: e-nabız.

bu sistemi herkese tavsiye ediyorum oldukça kullanışlı ve geniş kapsamlı bir sistem yapılmış. Reçetelerden tutun ilaçlarınıza dair her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Tahlillerinizi vs. kaydetttirip defalarca tahlil yapmakdan kurtulabilirsiniz bu sayede.
Ağustos 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Malesef cevabı biraz basit.
Öcelikle bir insan, sonrasında ise de bir kadınsınız.
Nefes alıp verdiğimiz, yaşamımızı sürdürdüğümüz bu hayatta kaç kere öldük? Her ölüm anından sonra yeni bir hayat başladı bizler için. Yeni hayat kavramına kalp kırıklıklarıyla, güvensizlikle, nefret ve kin ile başladık . İnsanlara olan nefretimiz her geçen gün arttı. Güvenmek istedik ama olmadı. Güvenebileceğimiz tek kişinin aynadaki yansımamız olduğuna inanmak zorunluluğunu hissettik damarlarımızda. Beynimizde bin türlü düşünce; geçmiş acılar, travmalar… Yenilenen inançlar, arkadaşlar biraz da döngü içinde yaşamayı öğrendik. Kim anlayabilir ki yaşantımızı, kafamızın içindeki düşünceleri? Sevgi nedir? Gerçek olma durumunu silmek için elimizden gelenin fazlasını yaptık. Zor olanı istedik. Kötü olmayı tercih ettik. Baktık, kavradık, oynadık ve taklit ettik. Tıpkı çocuklar gibi inandık; inanmak istedik. Kendi benliğimizden koptuk , biz kimiz?
Temmuz 2017

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

Saatlerce başından kalkamayacağım bilgisayar oyunu tavsiye eder misiniz?

Minecraft tabi ki :) herkesin oyun zevki farklıdır. Ben minecraft dünyasından asla kopamıyorum.
Temmuz 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Buraya yazmadan soru olarak sormalısın ama. Açıklama kısmına da yorumunu kopyala yapıştır.
Sonra konu başlıklarına da
Ortopedi, sağlık, doktor, kırık çıkık, alçı gibi aklına gelen başlıkları ekle aynı instagram etiketleri gibi sonra bilgili doktorlar sana önermelerde bulunurlarsa onları dinle. Mesela benim gibi konuya baya bi uzak üyenin önerilerini dinleme. Aşağıdaki yorum gibi.

Bulunduğun ilde başka hastahaneler de var mı? Var ise mutlaka onlara da bir git bakalım, muayene etsinler. Aynı hastahaneye gitme, farklı doktora denk gelsen bile tanışıklığı olan doktorun teşhisine güvenip seni fazla dikkate almayabilir. Birden fazla doktorun teşhisi sonucunda ailenle birlikte bi durum değerlendirmesi yaparsanız zaten aklındaki endişeli soru işaretleri azalır. Bu arada bu yorumu okumamalıydın. Hmm.
Benim bacağım kırılmıştı hastaneye gittik film çektiler alçıya aldılar 15 gün geçti tekrar gittik tekrar alçıya aldılar gün doldu alçıyı çıkarttık fakat kırılan yer bilek ama zarar gören yer dirsek dirseğimin üstüne oturduğumda geri kalkarken çok fazla bi şekilde ses çıkıyo bide üstüne biraz yüklenince bacağım normalinden daha fazla geriye esniyo birazdaha yüklensem dirsekten kırılacak gibime geliyo bunun üstünden iki ay geçti gene gittim geçer geçer dedi gönderdi beni ama üstünden 8 ay geçmesine rağmen hala aynı hatta daha fazla bi esneme var lütfen bana bi yardım edin yaşım 17 erkek bu benim hayatımın her alanında engel olucak askeriyede kalmak istiyodum bunun yüzünden kalamıcam itfaiye bölümüne gidiyorum burda engel çıkcakmı diye korkuyorum
Temmuz 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Geçmiş olsun. Yukarıdaki önerilerden herhangi birini kullanarak şikayette bulundunuz mu? Çünkü bu tarz bilgi paylaşım platformlarında problemlerimizi dile getirsek bile yetkililer farketmeyebilir veya farketse bile dikkate almayabilir.
Uşak Devlet Hastanesi Kadın doğum doktoru Ahmet Tahir Samancı ya 19.06.2017 de muayene oldum ve 24.07.2017 de kontorle gitmemi söyledi.doktorun verdiği tarihte randevu aldım ancak doktor hastanede yokmuş ve bana bilgilendirme yapılmadı. 25.07.2017 de gittim bu seferde doktor hasta kabul etmiyor doktorla görüş dediler. Doktorun sekreteri bana doktorun keyfine kaldiğimi kapalı bir şekilde beyan etti. Daha sonra doktor geldi ve beni aşağılayıcı bir şekilde yüksek sesle rencide etti. Sonuç olarak beni muayene etmedi. Kendi hastasını kontrole çağırıpta muayene etmeyen ilgisiz bir doktorun insafına kalmış durumdayım. Demek ki sağlık bu kadar değersiz halde ve şuan o kadar çok ağrı çekiyorum ki bu kimin umrunda.. Umarım mağduriyetimi duyarlarda bu sorumsuz doktor hakkında yasal işlem başlatırlar.
Temmuz 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Rica ederim. (Başaramayacağından eminim tabix))
Oyun geliştirmek için programlama dili bilmen gerekli fakat ben sana Unity için değişik bir yöntem tavsiye edeyim.
İndirme linki burda fakat indirme
store.unity.com/download? Ref=personal

Öğrenme videoları için
unity3d.com adresine gir
Learn menüsüne gir
Hemen altındaki Tutorials alt menüsüne gir
Roll-a-ball tutorial'dan başla
Ve ardı ardına tüm dersleri dizi sezonları izler gibi izle
Eğer sıkılıp bırakmadan, sahneleri atlatmadan tüm videoları (Kendini tutup Unity'i indirmeden) izleyip bitirebilirsen oyun geliştiricisi olmuşsun demektir.

Fakat olurda tavsiyemi denemeyi seçersen, unity'i indirmeden tüm videoları izleyip bitirmeyi başaramayacağından neredeyse eminim( Kendimden biliyorum )

Oyun geliştirmek programlamadan çok istikrarlı ve sabırlı olmayı gerektirir.

Tavsiyemin çalışma mantığına gelince Unitynin neler yapabildiğini bilmediğin sürece tüm programlama dillerini bilsende gerçek anlamda Unity ile oyun geliştirmiş sayılmazsın.

Neden bahsettiğime örnek:zertel.net/ggjege2017
Baştan aşağı kod ile oyun çıkarmayı deneyebiliyorken Unity'nin karşısına geçtiğimde aval aval baktığım yakın günleri biliyorum. (Not: baştan aşağı kod ile oyun yapmak iyi bişey değil, benim hobim olduğu için varlar diyebilirim)
Temmuz 2017

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

PHP 5 ile PHP 7 arasında syntax farkları nelerdir?

Orhan arkadaşımız bazı detayları zaten iletmiş. Şimdi sormuş olduğun soruyu kendi yorumumla cevaplamak istiyorum. Öncelikle PHP 7 güncel PHP versiyonudur. Versiyonlar güncelleştirmeleri, giderilen hataları gibi detayları belirtmektedir. Yani sen PHP biliyorsan, biliyorsundur kodlama aşamasını. Versiyon farklılıklarının önemli takip edilmesi gereken bir durumdur. Diğer tüm diller gibi PHP de gün geçtikçe değişmekte ve gelişmektedir. En temel olarak mevcut eğitim setin ile çalışmalara devam edebilirsin bir sorun olmayacaktır. Tek problem şudur; PHP 6 ile beraber önceki versiyonlarda kullanılan bir çok fonksiyon kaldırılmış, kullanımı tavsiye edilmeyerek yok olmaya başlamıştır. PHP 7 'nin amacı daha stabil çalışmak, daha hızlı çalışmak ve konu odaklı olmaktır. Bunu da şu şekilde açıklamaya çalışayım; Önceki versiyonlarda bazı durumlarda satırlarca kod yazmak gerekiyordu bir varsayımı yakalamak için. Fakat şu anki PHP 7 güncelleştirmeleri ile beraber bu zahmetlerden kurtuluyoruz ve basit kodlar ile daha hızlı ve daha saf kodlar yazabiliyoruz. Yazılım dili ve mantığı olarak PHP5 ile PHP7 arasında farklar bunlarla sınırlıdır. PHP 5 öğrenmek gibi bir durum söz konusu değildir. PHP öğrenmek ya da öğrenmemek vardır. Sen PHP öğrendikten sonra, versiyon yorumlamalarını bildikten sonra her şeyi yapabilirsin. Bunun için PHP internet sitesine giriş yaparak PHP7 changelog bilgilerini incelersen PHP öğrendikten sonra adapte olman kolay olacaktır. Yalnız şunu unutma ki; PHP 7 ile beraber bazı eklemeler ve çıkarmalar yaşandı. Bunları az önce de söylediğim gibi PHP internet sitesinden ilgili sayfalarda açıklamasını inceleyerek ilerleyebilirsin. Bu arada standart mysql_connect gibi fonksiyonlar tarihe karışmakta. Şu an PHP'nin önerdiği bağlantı şekli PDO 'dur. Ubuntu kullanman PHP 7 kullanmak zorunda olduğun anlamına gelmez ayrıca. Aşağıda vereceğim adreslere giriş yaparsan önceki 5 versiyonuna ulaşabilirsin.php.net/downloads.php

Bu adres ise localhost olarak kolaylıkla kullanabileceğin bilinen bir yazılımdır. XAMPP 5.6.30 PHP versiyonu ve 7 olarak iki farklı şekilde setup sunmakta sayfaları incelersen görebilirsin zaten.

apachefriends.org/tr/download.html

Umarım kafandaki sorulara geçte olsa bir cevap olmuştur anlattıklarım.

Yine herhangi bir durumda sorabilirsin cevaplamaktan memnuniyet duyarım.
Haziran 2017

Orhan Tutum bir yanıt verdi.

Oyun veya uygulama yazabilmek için kendimi nasıl geliştirebilirim. Hangi dilleri ve hangi yazılım programlarını kullanmak gerekir?

Oyun geliştirmek için programlama dili bilmen gerekli fakat ben sana Unity için değişik bir yöntem tavsiye edeyim.
İndirme linki burda fakat indirme
store.unity.com/download? Ref=personal

Öğrenme videoları için
unity3d.com adresine gir
Learn menüsüne gir
Hemen altındaki Tutorials alt menüsüne gir
Roll-a-ball tutorial'dan başla
Ve ardı ardına tüm dersleri dizi sezonları izler gibi izle
Eğer sıkılıp bırakmadan, sahneleri atlatmadan tüm videoları (Kendini tutup Unity'i indirmeden) izleyip bitirebilirsen oyun geliştiricisi olmuşsun demektir.

Fakat olurda tavsiyemi denemeyi seçersen, unity'i indirmeden tüm videoları izleyip bitirmeyi başaramayacağından neredeyse eminim( Kendimden biliyorum )

Oyun geliştirmek programlamadan çok istikrarlı ve sabırlı olmayı gerektirir.

Tavsiyemin çalışma mantığına gelince Unitynin neler yapabildiğini bilmediğin sürece tüm programlama dillerini bilsende gerçek anlamda Unity ile oyun geliştirmiş sayılmazsın.

Neden bahsettiğime örnek:zertel.net/ggjege2017
Baştan aşağı kod ile oyun çıkarmayı deneyebiliyorken Unity'nin karşısına geçtiğimde aval aval baktığım yakın günleri biliyorum. (Not: baştan aşağı kod ile oyun yapmak iyi bişey değil, benim hobim olduğu için varlar diyebilirim)
Mayıs 2017

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

Teknoloji ile sosyalleşir miyiz yoksa yalnızlaşır mıyız?

Teknoloji bizi yalnizlastiriyor. Tamam bilgiye ulaşmak konusunda oldukca iyi.Ama akraba ziyaretleri, komsuluk ilişkileri ve daha pek çok şey azalmaya başladı. Apartmanimizdaki komsularimizi tanımıyoruz.Selamlasmiyoruz.Baska da ornek vermeye gerek yok.
Mayıs 2017

Orhan Tutum  bu yazıyı beğendi:

IŞGIN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ

Sağlık

Bugün ki yazımda ise sizlere çok sevdiğim bir bitkiyi tanıtacağım. Belki sizde bilirsiniz bu bitkiyi ama ben yine de kendisini şöyle bir ele alacağım. Çünkü bu bitki öyle sık bulunan bir tür değildir. Yıllın belli iki ayında ortaya çıkar. Pek bilinmez ülkemizde ama kendisi tamamen bir fayda deposudur desek yeridir. Hele o tadı yok mu süper. Yeme de yanında yat dedikleri bu olmalı. Ama siz öyle yapmayınız bulduğunuz anda yiyin zararı yoktur ne de olsa, yan etkisi de yok. Daha doğrusu yan etkisini ben görmedim. Neyse fazla uzatmadan ufaktan ufaktan bu bitkiyi tanıtmaya geçeyim...

Sağlık


Işgın; Bilimsel olarak ismi Ravent olarak bilinir. Işgın ya da ışkın pek tüketilmese de faydaları çoktur. Kendisi tam bir fayda deposudur. Hatta Doğu taraflarında. Halkın ilacı olarak nitelendirilir. Bilimsel olarak ta kanıtlanmıştır faydalı bir bitki olduğu. Asıl ana yurdu ise Uzak Doğudur. Yani Tibet ve Çin'dir. Ama Ravent'lerin bir türü Ülkemizin Doğu tarafında da yetiştirilmektedir. Erzurum, Elazığ, Tunceli, Bingöl, Erzincan, Siirt, Bitlis, Muş, Van ve Ağrı'da yetişir. Bazı şehirlerde sebze olarak tüketilirse de bazı yerlerde de yemeği yapılır. Dal kısmı muz gibi soyularak yenilir. Diğer kısımları yemeseniz güzel olur. Ama En doğru adres doktorlarınızdır. Yani bilenlere danışarak tüketmeniz daha sağlıklı olur.

Işgın Mayıs ayı ile Haziran ayı arasında doğal olarak yetişir. Tadı ekşi ve mayhoş lezzetlidir. Muz gibi soyduktan sonra yenilir. İlk çıktığı zamanlarda satıcılar tarafından demetler halinde satılır. Ayrıca yükseklerde yetişen bir bitkidir. Zengin mineral ve vitamin deposudur. C vitamini açısından zengindir ayrıca A, B1, B2, E ve K vitaminleri de barındırır.

IŞGIN'IN FAYDALARI
  • Mideyi kuvvetlendirir. Kusmayı önler.
  • Hazımsızlık ve mide yanmaları için iyi gelir
  • Boşaltım sistemi enfeksiyonlarına iyi gelir
  • Kırışıklıkları
    giderir ve cildi
    yeniler
  • Kabızlık; İçerdiği antrakinon sayesinde tahriş etmeden ishal yapar. Işgın kökleri kaynatılıp, balla tatlandırılarak içilir.
  • İştahı açar
  • Vücuda kuvvet verir.
  • Şeker (Diyabet): Işgın yenir. Kök ve bitki kurutulup, kaynatılarak içilir. Yeni çıkmış genç sürgünleri yenildiği gibi toprak altında kalan kök kısmı da, çıkarıldıktan sonra iyice yıkanır ve kaynatılarak süzüldükten sonra çay olarak içilir. Sabahları aç karnına içilen Işkın çayı yüksek olan şekerin düşmesini ve dengelenmesini sağlar.
  • Sarılığa iyi gelir. Işgın kaynatılıp, balla tatlandırılarak soğuk içilir.
  • Mide ve barsak gazları giderir
  • Karaciğer sorunlarını giderir
  • Bağırsakta su emilimini azaltır
  • Dışkıyı yumuşatarak müshil etkisi yapar. Vücuda çok alındığında müshil etkisi yapar ve bağırsaklar iyice temizlenir. Az alınırsa da sindirimi kolaylaştırır.
  • Bingöl'de ışkın kökü kurutulup öğütüldükten sonra yoğurtla karıştırılıp yüzdeki sivilce ve lekelere karşı kullanılır.
  • Yorgunluğa, strese iyi gelir.
Işgın'ın etkisi yenildikten 5-10 saat sonra görülür. Yaşlı ve çocuklar tarafından tüketilebilir. Herhangi bir etkisi yoktur.

Sağlık

IŞGIN'IN ÖNEMİ; Burası Çok Önemli

İngiliz bilim insanları tarafından yapılan araştırmalara göre Işgın'ın kanser hücrelerin gelişmesini önlediğini ortaya çıkartmışlar. Sheffield Hallam Üniversitesi’nin araştırmasına göre, Işkın’da diğer kırmızı sebzelerde olduğu gibi kanseri önlemeye yardımcı olan kimyasal maddeler bulunuyor. Polifenol adlı bu kimyasal maddeler başta lösemi olmak üzere birçok kanser türünü önleyebiliyor. Araştırmayı yürüten Sheffield Hallam Üniversitesi Biyomedikal Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Nikki Jordan-Mahy, Daily Telegraph gazetesine, “Araştırmalarımız Işkın’ın özellikle pişirildiğinde polifenol miktarı bakımından oldukça zengin olduğunu gösterdi. Bu bitkiden elde edeceğimiz polifenollerle oluşturulacak bir ilaç da kanserle mücadelede kullanılabilir” diye konuştu. İngiltere’de oldukça popüler olan Işkın’ın sapları ve kökleri tüketiliyor. Üstelik Avrupa'da da tüketilmektedir.

Ramazan ALTUN

Mayıs 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Bir de son olarak, videolarından kendimce yorumladığım kadarıyla takıntılı bir abimiz kendisi.
Bu bilgiyi neden mi paylaştım?
"Kabullenilmiş takıntı kalitenin anahtarıdır."
Hahaha, bunu ben uydurdum. :D
Maşaallah. Ben 24 yaşımdayım ama hala siyaset yapamam. :)

Öncelikle üstün zekalı olduğunu tereddütsüz kabullen... ^^
ve asla durma...
"Daha zeki nasıl olurum? " sorularını sormaya başla kendine ;)

Biz yetişkinler yeteri kadar zeki olmadığımız için, senin gibi geleceği parlak ışık kaynaklarının ne kadar parlayabileceğini kestiremiyoruz malesef.

Kestiremediğimiz bir yana dursun, "Bu çocuk çok zeki" demekten başka hiç bir şey yapamıyoruz. Dolayısıyla istemeden de olsa sizin, en uç noktada olduğunuzu ve daha zeki olamayacağınızı düşünmenize sebep oluyoruz.
Fakat bu senin telafin olmasın tamam mı?
Ben ve benim gibi düşük seviyede düşünen yetişkinleri salla... :)
Ailene ve öğretmenlerine saygı duy...

"Hep nasıl daha iyi olurum? " sorusunu sor kendine
Vücuduna iyi bak, her türlü besinden tüketmeye çalış
Kitap okumayı seviyorsan ihmal etme. Sevmiyorsan benzeri bir şeyler ara bul (O kısmı sen halledersin zaten, tarih, siyaset oho o... :)
Unutma beyin her zaman yeni bilgi arayışındadır ona istediğinden fazlasını ver, acıma (istediğinden fazlasını verdiğinde ağrımaya başlar, işte o gün verimli geçmiş demektir :)

Bir de bilgisayar programlamayı araştır, beğenmesen de ne olduğu hakkında bilgin olsun. (Zeka ve hayal gücünü kullandırarak, beyin egzersizi yaptırırken, para kazandıran nadir mesleklerdendir kendisi.)
Mayıs 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

He bide bak Barış Özcan abininki gibi video bloglarını da takip edebilirsin. Tarih için olanları da varmı bilmiyorum gerçi ama bu abinin yaptığı videoları çok beğeniyorum.
youtube.com/user/b31416/videos
Maşaallah. Ben 24 yaşımdayım ama hala siyaset yapamam. :)

Öncelikle üstün zekalı olduğunu tereddütsüz kabullen... ^^
ve asla durma...
"Daha zeki nasıl olurum? " sorularını sormaya başla kendine ;)

Biz yetişkinler yeteri kadar zeki olmadığımız için, senin gibi geleceği parlak ışık kaynaklarının ne kadar parlayabileceğini kestiremiyoruz malesef.

Kestiremediğimiz bir yana dursun, "Bu çocuk çok zeki" demekten başka hiç bir şey yapamıyoruz. Dolayısıyla istemeden de olsa sizin, en uç noktada olduğunuzu ve daha zeki olamayacağınızı düşünmenize sebep oluyoruz.
Fakat bu senin telafin olmasın tamam mı?
Ben ve benim gibi düşük seviyede düşünen yetişkinleri salla... :)
Ailene ve öğretmenlerine saygı duy...

"Hep nasıl daha iyi olurum? " sorusunu sor kendine
Vücuduna iyi bak, her türlü besinden tüketmeye çalış
Kitap okumayı seviyorsan ihmal etme. Sevmiyorsan benzeri bir şeyler ara bul (O kısmı sen halledersin zaten, tarih, siyaset oho o... :)
Unutma beyin her zaman yeni bilgi arayışındadır ona istediğinden fazlasını ver, acıma (istediğinden fazlasını verdiğinde ağrımaya başlar, işte o gün verimli geçmiş demektir :)

Bir de bilgisayar programlamayı araştır, beğenmesen de ne olduğu hakkında bilgin olsun. (Zeka ve hayal gücünü kullandırarak, beyin egzersizi yaptırırken, para kazandıran nadir mesleklerdendir kendisi.)
Mayıs 2017

Orhan Tutum bir yanıt verdi.

Üstün zekalı olduğumdan şüpheleniyorlar ama ben tam tersini düşünüyorum. Matematiğim berbat, dikkatsizim, matematikten hiç anlamam ama tarihi benden iyi bilen yok. Siyasetten acayip anlarım ama dikkat dağınıklığı, bir şeyi aklında tutamama, mesela film izlediğimde az önce ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum.

Maşaallah. Ben 24 yaşımdayım ama hala siyaset yapamam. :)

Öncelikle üstün zekalı olduğunu tereddütsüz kabullen... ^^
ve asla durma...
"Daha zeki nasıl olurum? " sorularını sormaya başla kendine ;)

Biz yetişkinler yeteri kadar zeki olmadığımız için, senin gibi geleceği parlak ışık kaynaklarının ne kadar parlayabileceğini kestiremiyoruz malesef.

Kestiremediğimiz bir yana dursun, "Bu çocuk çok zeki" demekten başka hiç bir şey yapamıyoruz. Dolayısıyla istemeden de olsa sizin, en uç noktada olduğunuzu ve daha zeki olamayacağınızı düşünmenize sebep oluyoruz.
Fakat bu senin telafin olmasın tamam mı?
Ben ve benim gibi düşük seviyede düşünen yetişkinleri salla... :)
Ailene ve öğretmenlerine saygı duy...

"Hep nasıl daha iyi olurum? " sorusunu sor kendine
Vücuduna iyi bak, her türlü besinden tüketmeye çalış
Kitap okumayı seviyorsan ihmal etme. Sevmiyorsan benzeri bir şeyler ara bul (O kısmı sen halledersin zaten, tarih, siyaset oho o... :)
Unutma beyin her zaman yeni bilgi arayışındadır ona istediğinden fazlasını ver, acıma (istediğinden fazlasını verdiğinde ağrımaya başlar, işte o gün verimli geçmiş demektir :)

Bir de bilgisayar programlamayı araştır, beğenmesen de ne olduğu hakkında bilgin olsun. (Zeka ve hayal gücünü kullandırarak, beyin egzersizi yaptırırken, para kazandıran nadir mesleklerdendir kendisi.)
Mayıs 2017

Orhan Tutum bir yanıt verdi.

PHP 5 ile PHP 7 arasında syntax farkları nelerdir?

Ben (yaklaşık 7 yıldır) 5.3 yazdığım (uygulamalarımın sunucularının ve tecrübemin bölünmesini istemediğim) için yeni sürümlere geçemiyorum. O yüzden doğrudan php7 hakkında yardımcı olamayacağım fakat yeni öğrenen birine kesinlikle ve kesinlikle son sürümü öğrenmesi gerektiğini tereddüt etmeden söyleyebilirim. (Hatta yazılım sektörünün kuralı olmalı bu :)
Halihazırda bir setin varmış aslında o set ile php7 yazabileceğini düşünüyorum. Veritabanı bağlantıları gibi uç görevleri aştıktan sonrası için o setteki hemen hemen her kodun sağlıklı bir şekilde php7'de de çalışacağını düşünüyorum. Veritabanı bağlantısı için ise hangi sürüm olursa olsun farketmez şuan PDO connection öğrenmen gerektiğini düşünüyorum (tüm sürümlerinde aynı anladığım kadarıyla. Şuan bende pdo kullanıyorum)
Mart 2017

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

Türkiye'de yazılım sektörü ne boyutta ve ilerisi için ne düşünüyorsunuz?

Geçen yılın verilerinden yola çıkarak Türkiye'de 11 milyar dolarlık bir yazılım sektörü olduğunu söylüyorlar. Bu da Türkiye'nin geçen sene ki bütçesinin 1/40'na denk geliyor. Muazzam bir sayı fakat bu kadar para servislere, lisans ücretlerine, outsource işlere, bakımlara vs gidiyor çünkü ortada adam gibi bir ar-ge göremiyorum. Firmaların ezici çoğunluğu ürünü customize ederek kullanıyor, sıfırdan yazmak yok. Bazı durumlarda elbette sıfırdan yazılması mantıksızdır ama siz aylık bir kaç milyon dolar ciro yapıyorsanız ve hazır bir ürünü customize edip kullanıyorsanız, yarın öbür gün ürünün yeni versiyonu çıktığında güncelleme yapamazsınız çünkü customize ettiğiniz yerleri ne yapacaksınız? Bu durum Türkiye'de ki kurumsal firmaların hepsinde var deseniz çok yanılmazsınız. Ar-ge yok, kendi geliştirme yok.

Türkiye'de kaç kişi test kodu yazıyor? Yazmıyorlar çünkü iş kültürümüzde yok. İngiltere'de ki bir firmaya başvuruyorsun adam sana şu şu testleri biliyor musun diyor listenin sonu yok. Biz de unit test yazan test konusunda tanrı oluyor çünkü yazan sayısı 100 programcıda 5 falandır belki daha az. Adamlarda test yaklaşımlarının yanında test ekibinin kullandığı araçlar oluyor. Senin kodunu alıyorlar tool'a veriyorlar, tool'da işte burdaki fonksiyonu şu şekilde daha iyi yazabilirdin, şu şu variable'lar gereksiz gibi çıktılar veriyor. Onlarla aramızda resmen uçurum var.

Adamlar şu problem için go dilini kullanmışlar, bu problem için jpyhton kullanmışlar diyosun, el cevap: Adamlar heyecan arıyor abi! Neden böyle çünkü derinlemesine öğrenme yok. Framework programcılığı var bizde.

C# yada java'nın herşeye yetebileceğini düşünüyorlar çünkü hep vasat işlerle uğraşıyoruz. Halbuki C# ve java ikisi de imperative stilde programlama dilleridir. Imperative, declarative,functional paradigm'daki dillerden bir tanesi bilmenin yanı sıra diğerlerinin de en azından hangi sorunlara çözüm olarak geliştirildiğini bilmek gerekir.
Mart 2017

Orhan Tutum bir yanıta alt yorum yaptı

Geleceğimizden ben umutluyum da önceki yorumlarına aynen katılıyorum. Ellerine sağlık.
Türkiye'de bahsi geçen yazılım sektörü, veriyi al, veriyi işle, veriyi gösterden ibarettir. Yerli bir fizik motorumuz yoktur, yerli bir yapay zekamız yoktur, yerli bir programlama dilimiz yoktur, %100 yerli bir donanımımız dahi yoktur. Devlet desteği konusunda, herhangi bir teknokentte değilsen, %40 vergi, geri kalan paradan da gelir vergisi, Spotaj.. Pek fazla destek olduklarını söyleyemem. Onca üniversite, onca bilgisayar mühendisi, onca bilgisayar programcısı varken, eğitilmek üzere eleman arayan firmaların olması içler acısıdır. Bu çocukların okuldan eğitilmiş olarak çıkmaları gerekirdi.
Yazılım şirketlerinin en büyük sıkıntılarından birisi, müşterilerin yabancı sevdalısı olmaları diyebilirim. Diğer sektörlerde de olduğu gibi, biz kimiz ki o adamlar kadar iyi yapalım. Başımız ağrımasın, almanlardan alalım düşüncesindeler. Türkiye'de yazılım can çekişiyor, geleceğinin de pek parlak olmadığını düşünüyorum.
Mart 2017

Orhan Tutum bu yanıtı beğendi:

Türkiye'de yazılım sektörü ne boyutta ve ilerisi için ne düşünüyorsunuz?

Türkiye'de bahsi geçen yazılım sektörü, veriyi al, veriyi işle, veriyi gösterden ibarettir. Yerli bir fizik motorumuz yoktur, yerli bir yapay zekamız yoktur, yerli bir programlama dilimiz yoktur, %100 yerli bir donanımımız dahi yoktur. Devlet desteği konusunda, herhangi bir teknokentte değilsen, %40 vergi, geri kalan paradan da gelir vergisi, Spotaj.. Pek fazla destek olduklarını söyleyemem. Onca üniversite, onca bilgisayar mühendisi, onca bilgisayar programcısı varken, eğitilmek üzere eleman arayan firmaların olması içler acısıdır. Bu çocukların okuldan eğitilmiş olarak çıkmaları gerekirdi.
Yazılım şirketlerinin en büyük sıkıntılarından birisi, müşterilerin yabancı sevdalısı olmaları diyebilirim. Diğer sektörlerde de olduğu gibi, biz kimiz ki o adamlar kadar iyi yapalım. Başımız ağrımasın, almanlardan alalım düşüncesindeler. Türkiye'de yazılım can çekişiyor, geleceğinin de pek parlak olmadığını düşünüyorum.
Daha Fazla